Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Parti içi demokrasi ama nasıl

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada özellikle son olayları değerlendirdikten sonra “parti içi demokrasi” vurgusu yaptı. Parti içi demokrasilerinin işlemesi ile, siyasette yeni sayfalar açılabileceğinin de mesajlarını verdi.

 

Parti içi demokrasinin savunulmasını önemli buluyoruz ve destekliyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı tarafından bunun savunulmasını da alkışlıyoruz.

 

Ancak, partililerin önünde kamuoyuna parti içi demokrasi dersi verilirken, bu savunulurken, öte yandan parti teşkilatlarında görevden almalar, bu söylemlerle tamamen ters düşüyor.

 

Seçilmiş olanlara saygı nerede? Sözü edilen parti içi demokrasi bu anlayış içinde işleyebilir mi? Eğer her fırsatta ortaya çıkıp, demokrasiden, seçilmişlere saygıdan, hukukun üstünlüğüne inanmışlıktan söz ediyorsanız, bu sözlerinizin de arkasında durmasını bileceksiniz.

 

Daha önce Genel Merkeze ters düşen, muhaliflerle yenilik için imza verenler partiden ihraç edildi, teşkilatlar kapatıldı, yerlerine atamalar yapıldı.

 

Seçimle iş başına gelenlerin bir kalemde silinmeleri acaba hangi parti içi demokrasiye yakışıyor? Demokrasi mücadelesi veren, partinin dirilişini sağlamak için yola çıkanlara karşı başlatılan bu kıyım ne ilk, ne de son olacaktır. Ancak, daha önceki yazılarımızda da vurgulamaya çalıştığımız gibi bundan en büyük zararı Milliyetçi harekete gönül vermiş olanlar görmektedir.

 

Seçimle iş başına gelenlerin yerine atama yapılarak iç başına getirilmeleri ne kadar siyasi ahlaka uygun düşüyor?

 

Küskünlerin, kırgınların artması, siyasetten soğutulması MHP’nin yararına mıdır, zararına mıdır?

 

Bugün, Milliyetçi Harekette bir taban hareketi varsa, “Yenilenme istiyoruz” diyenlerin sesi daha gür çıkıyorsa bu sesin kısılması, ya da kesilmesi kimin yararınadır?

 

Türkiye, içinde bulunduğumuz şu dönemde çok kritik bir süreçten geçiyor. Milliyetçi Harekete de çok önemli işler düşüyor. Muhalefet partisi olarak ortaya koyması gereken öneriler ve yol gösterici hareketler ve ortada bu kadar önemli işler varken, her şeyi bir kenara bırakıp, parti içinde hesaplaşma ve doğramaya yönelik çalışmalar MHP’yi daha da yıpratıyor ve küçültüyor.

 

 

 

Bunları bugün neden yazma ihtiyacı duyduğumuza gelelim:

 

19 Haziran’da gerçekleşen MHP Olağanüstü Tüzük Kurultayı sonrası teşkilat içinde yaşanan depremden şimdi de Bodrum ve Seydikemer etkilendi. Her iki ilçenin yönetim kadroları Genel Merkez tarafından görevden alındı.

 

Bodrum MHP İlçe Başkanı Mehmet Tosun, daha önce Konacık MHP Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, dönemin MHP İlçe Başkanı Asım Başaran ve kadrosu ile Bodrum’da neredeyse “yok” sayılan MHP oylarını % 5’lerden % 35’lere kadar çıkarma başarısına imza atmışlardı.

 

Demokrasiye inanan, hukukun üstünlüğünü savunan, milliyetçilik ruhu ile hareket eden, partiye her yönü ile bağlı bulunan böylesine başarılara imza atmış kadroların bir kalemde yok edilmesi, hiç kuşkusuz çöküş yaşayan MHP’de çok daha derin yaralar açacaktır.

 

Parti içi demokrasiyi savunanlar, ne acıdır ki, bu sözleri ile hem ters düşmekte, hem de parti tabanına çok büyük zararlar vermektedir.

 

Görevden alınan MHP Bodrum İlçe Başkanı Mehmet Tosun’u dinleyelim:

 

“Ben ve arkadaşlarımı görevden almaları bizim yüreğimizdeki milliyetçilik sevdasına asla zarar veremez. Bodrum siyasetinde verdiğimiz siyasi mücadele ve aldığımız sonuçlar bizim davamıza olan bağlılığımızı ve emeğimizin göstergesidir. Mehmet Tosun ve ekibi Bodrum siyasetinde bir markadır. Ülkemiz demokrasi mücadelesi sürecinde çok zor günler geçirirken Milliyetçi Hareketin böyle bir oldu-bittiye maruz bırakılmasının izahı yoktur. “

 

Dikkat edilecek olursa, Milliyetçi Hareket içinde başlayan hareketlenmenin hedefi, MHP’yi iktidara taşıma projesi olarak değerlendiriliyor. Partinin giderek küçülmesini hazmedemeyen ülkücüler, özellikle de PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin altına düşmenin sıkıntısını yaşadıklarını söylüyor.

 

Devlet Bahçeli ve ekibini “AK Parti’nin koltuk değneği” olarak gören kesimin istediği yenilenme hareketinin hedefine ulaşması ile MHP’nin ayağa kalkabileceği umudu taşıyan grupların önü ne hazindir ki Genel Merkez tarafından birer birer kesiliyor.

 

Açıkça ifade etmemiz gerekirse Milliyetçi Harekete yazık ediliyor.

 

Kırgınlar, küskünler, kızgınlar hızla çoğalıyor. Bu tablo içinde parti içinde bir bölünmenin olabileceği kuşkusu da artıyor. MHP’ye yakışan birlik, bütünlük ve dayanışmadan bile ortada eser bırakılmıyor.

 

Bu koşullarda değil iktidarı kucaklamak, baraj altından kurtulmak bile mucize olacak.