Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Ege sardalye balığını marka yapmaya hazırlanıyor

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Yanılmıyorsak 1980’li yıllarda gazeteci olarak birkaç kez Arnavutluk’a gitmiştik. Ülkenin Adriyatik kıyısındaki turizm kenti Sarande’de de kaldığımız süre içinde burada hazırlanan sardalye balıklarını büyük keyifle yiyorduk. Bununla yetinmeyip, burada kurulu bulunan fabrikadan da kutu kutu sardalye alıp, Türkiye’ye döndüğümüzü anımsıyoruz.

 

Nedendir bilinmez, Sarande de çıkan sardalye balıkları bir başka lezzetli oluyor. Arnavutlar, bu balığın konservesini yapıp, ihraç ediyorlardı. Şimdi durum nasıl bilemiyoruz.

 

Ankara’daki Arnavutluk Büyükelçiliği’ni ziyaretlerimizde de Sarende’den gelen konserve sardalye balıklarını tattığımız günler de çok olmuştur. Şunu da ekleyelim: Arnavutlar, bu balıkları ile hep övünürler. Raki Ruşi (anasonsuz üzüm rakısı) eşliğinde sardalye konservesi yemenin de bir başka keyif verdiğini söylerler.

 

Bilindiği gibi bizde sardalye, özellikle Çanakkale’de çıkarılıyor. Ege’ye kadar yayılıyor. Çanakkale’de Kurulu bulunan fabrikalarda da uzun yıllardır sardalye konserveleri yapılıyor. Daha çok tuzlu olarak sunulan bu konservelerin çok büyük ilgi gördüğünü ve tüketildiğini söyleyemeyiz.

 

Ancak, sardalye mevsiminde Çanakkale’de, İzmir’de bol miktarda tutulan bu balık, balıkçı tezgâhlarında “ucuz balık” olarak yer tutuyor. Bol çıktığında Türkiye’nin birçok bölgesine de dağıtılıyor.

 

Şimdi bunları neden yazdık ona gelelim:

 

Geçenlerde Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Derneği Mehmet Aksoy, sardalye konusunda bir açıklama yaptı ve “Karadeniz’in hamsisi var ve hamsi Karadeniz ile markalaştı. Bizim de sardalyemiz var, ancak tanıtım eksiğimiz nedeni ile bunu markalaştıramıyoruz. Hamsi nasıl Karadeniz’de markalaştıysa Ege’de de sardalyeyi bu konuma getirmeliyiz” dedi.

 

Bu açıklamayı yerinde bir tespit ve geç kalınmış olsa bile sardalyenin önemini ortaya koyabilmek için atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Sardalye, aynı zamanda ekonomik bir seçenek olarak da ortaya çıkıyor. Eğer gerçek anlamda tanıtımı yapılabilir, yaygınlaştırılırsa besin değeri açısında da sofralardaki yerini almış olacaktır.

 

Ancak, konuya Bakanlığın da sıcak bakması ve destek vermesini beklediğimizin de altını çizelim. Sardalyenin birçok alanda çok büyük bir boşluğu dolduracağı inancındayız. Aynı zamanda yeni istihdam yaratma açısından da konuyu değerlendirmekte yarar var.

 

Burada sardalyeden söz ederken, balığın değerinden ve faydalarını da kısaca sizlerle paylaşalım:

 

Sardalyenin yüksek besin değerine sahip oluşunun insan sağlığını olumlu etkilediği düşünülmektedir. Sardalyenin genel sağlık için çok önemli olan vitamin ve mineral ile dolu olduğu gösterilmiştir. Önemli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, sardalye aşağıda verilen diğer besin elementlerini yüksek miktarda içerir. Omega 3 temel yağ asitleri: Bu yağ asitleri kalbi çeşitli hastalıklardan korumada önemli bir rol oynamaktadır. Bu doymamış yağ asitleri iyi kolesterolü arttırır, yüksek kan basıncını düşürür ve genellikle kalp krizi ile bağlantılı olan kan pıhtısı oluşumunu önlemeye yardımcı olur.

 

Omega 3 esansiyel yağ asitleri cilt dokusunu düzenlemeye yardımcı olur, kırışıklık oluşumunu önler ve böylece gelecek yıllar için cilt güzelliğini korur. Omega 3 esansiyel yağ asitleri için mükemmel bir kaynak arıyorsanız, sardalyeden daha iyi ne olabilir? Bir porsiyon sardalye 1 ile 1.7 gram arasında herhangi bir miktarda omega 3 yağ asidi sağlayabilir. Hayvan çalışmaları omega 3 yağ asitlerinin kolon kanserinin daha fazla ilerlemesini durdurmak için önemli bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

 

Ayrıca, yüksek miktarda omega 3 esansiyel yağ asitleri içeren gıdalarla beslenmek kadınların meme kanserine yakalanma riskini azaltır. Bazı çalışmalar sardalye gibi balıklardan elde edilen omega 3 yağ asitlerinin prostat kanserini önlemek için yararlı olabileceğini göstermektedir. Tüm bunlar göz önüne alındığında sardalye kanseri önlemek için son derece yararlı bir besin olabilir.

 

Sardalye kalsiyum emilimine yardımcı olan D vitamini bakımından zengindir. Diğer bir deyişle, D vitamini kemik büyümesi için temel teşkil eden sağlıklı kan kalsiyum seviyesini korumak için çok önemlidir.

 

Sardalyede bulunan kalsiyum kemikleri sağlıklı tutmak için çalışır. Kemik gücünü en üst düzeye çıkarmak için egzersiz ile yeterli kalsiyum alımı eşit derecede önemlidir. Kalsiyum eksikliği -kemik erimesi (osteoporoz) gibi kemik hastalıklarının gelişiminin arkasındaki temel sebeptir.

 

Sardalyenin bir diğer avantajı da düşük kalorileri olmasıdır. Bu nedenle sardalye, her zaman diyetlere dahil edilebilir. Sardalye tüketimi kilo kaybı için gerekli olan, metabolizma hızını artıran omega 3 yağ asitlerinin vücuttaki miktarını arttırarak kilo vermeye yardımcı olabilir. Ağırlığını azaltmak isteyen karbonhidrat bilinçli diyet yapan kişiler kesinlikle sardalyeden yararlanmalıdır.

 

Yazımızın başında konserve sardalyeden söz ettik. Acaba, konserve sardalye tüketmek sağlıklı mıdır? Bu konuda yapılan açıklamayı da sizlerle paylaşıp, bugünkü yazımızı noktalayalım:

 

“Günümüzde piyasada mevcut olan sardalye konserveleri omega 3 yağ asitlerinin doğal bir kaynağıdır. Sağlıklı bir atıştırmalık isteyenler konserve sardalyeyi deneyebilirler. Zeytin yağı veya domates sosu ile gelen sardalye açlık acısını gidermek için sağlıklı bir yoldur. Bu taşınabilir besinler yoğun çalışan sınıf için bir nimettir. Eğer sağlıklı ve pratik bir yemek arayışındaysanız bu sardalyeler tam size göre! Ayrıca, sardalyenin cıva seviyesi çok azdır ve bu nedenle bir kişi haftada 224-280 gram sardalye porsiyonu tüketebilir. Sardalyenin yararları onu neden beslenmenize dahil etmeniz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Sardalyenin besin değerleri onu sağlıklı bir beslenmenin olmazsa olmaz parçası yapmaktadır.