Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Turizmde gözler yeniden Araplara çevrildi

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Uçak krizinden sonra AB ile de sıkıntıların sürmesi Türk turizminin çakılmasına neden olmuştu. Konu ile ilgili daha önce yazdığımız yazılarda bunları enine boyuna sizlerle paylaşmıştık.

 

Şimdi, her ne kadar Rusya ile uçak krizi sona erdi ve iki ülke arasında bir sıcak hava esmeye başladıysa da, bunun eskisi gibi olmayacağı görülüyor. Rusya’dan yine de beklenen turist akını olmadı. Gelecek turizm sezonunda da bu konuda fazla beklentinin olacağını sanmıyoruz.

 

Öte yandan AB ile ilişkilerde sıkıntı yaşanıyor. Sadece Rus değil, hiçbir ülkeden turist gelmiyor. Amerika ile de ilişkilerdeki gerginliğin sürmesi, turizm sektörünü kara kara düşündürüyor. Bakanlık ve sektör temsilcileri şimdi başka çıkış yolları aramaya başladı.

 

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, sektörün önündeki sıkıntıların giderilmesi ve turizmimizin nefes alabilmesi için, şimdi rotayı Arap turistlere çevireceklerinin mesajını veriyor. Avcı “Arap ülkelerinden Türkiye’ye kurvaziyer seferleri başlayacak. Arap turistlerin ve yatırımcıların güvenliği konusunda sağlam bir altyapıyı da oluşturacağız” dedi.

 

Önce Bakan Nabi Avcı’nın konu ile ilgili görüşlerine bakalım:

 

“Turizm ile ilgili daha önce başlamış olan projelerimizi, müşterek çalışma tasarılarımızı tekrar güncelleme ve yeni projeler üzerinde görüşme fırsatını bulduk. Önümüzdeki dönemde, hemen önümüzdeki haftadan başlayarak karşılıklı çalışma gruplarını oluşturuyoruz. Bu çalışma grupları bizlerin başkanlığında üç ayda bir kendi aralarında en az ayda bir kez toplanacaklar ve Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki turizm ilişkilerinin daha gelişmesi konusunda yapılması gerekenleri ayrıntılı olarak oluşturacaklar. Arap ülkelerinden Türkiye'ye kurvaziyer seferlerinin başlatılması konusunda Sayın Başkan ve Arap ülkeleri turizm bakanlarına özellikle teşekkür ediyorum. THY ile de Sayın Bandar'ın bir görüşmesi olacak yarın. Arap ülkelerinden gelecek turistlere THY olarak ne tür kolaylıklar sağlanabilir bunları konuşacaklar. Ayrıca biz havaalanlarında da özellikle Arap ülkelerinden gelen misafirlerimizin gerek büro güvenliği gerekse rahat geçebilmelerini sağlamak gerekli tedbirleri almak üzere hemen İçişleri Bakanlığımız ile çalışmalarımızı başlatıyoruz. Misafirlerimizin havaalanından başlayarak kendilerini evlerinde hissedecekleri bir altyapıyı inşallah daha da geliştirmiş olacağız. Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki turizm münasebetleri elbette tek yönlü değil. Türkiye'den de Arap ülkelerine bir turist rağbeti var. Dolayısıyla karşılıklı gidiş gelişlerimiz inşallah daha da artacak. Bugüne kadar biz Arap ülkeleriyle turizm ilişkisi olarak potansiyelimizi tam olarak kullandığımızı söyleyemeyiz. Maalesef karşılıklı olarak sahip olduğumuz olanakları yeteri kadar değerlendiremedik. Ama bu ilişkilerimizi bundan sonra inşallah daha da arttırarak devam ettireceğiz. Türkiye'de Arap turistlere, yatırımcılara ne gibi hizmetler sunulabileceği üzerinde durduk.   

Türkiye'ye gelen 3 milyon Arap turist söz konusu bildiğim kadarıyla. 1 milyon 700 bin Türk turistte Arap ülkelerini gezmiş durumda. Kurvaziyer turizminde karşılıklı işbirliği konusu ile bazı ortak projeler üzerinde durduk. Bir çalışma gurubunun oluşturulması konusunda hem fikir olduk. “

 

Hiç kuşkusuz Arap turistler için böyle bir planlama yapmanın yararı olacaktır. Ancak, bunun turizm sektörünü kurtarmasını beklememek gerektiğini anımsatalım.

 

Yılda 5-6 bin Rus turist, 3 milyona yakın AB ülkelerinden gelen turisti topladığımızda, Arap turistlerin hedefine ulaşmış olsa bile bu rakamı yakalaması mümkün mü? Kaldı ki, Araplarla işbirliğine ne kadar güvenilir? Söylendiği ve planlandığı gibi 3 milyona yakın Arap turist gelir mi?

 

Hayalci olmamak gerekiyor.

 

Biz, hep şunu söyledik ve vurgulamaya çalıştık:

 

Hiçbir zaman Batı’dan kopmayalım. Batı ile ipleri koparma noktasına taşımayalım. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra AB ile olan ilişkilerimizde yeniden krizlerin yaşanmaya başladığını görüyoruz. Buna meydan vermemek gerekiyor. Daha akılcı ve daha kucaklayıcı bir politika uygulanırsa daha doğru olur ve sonuçları da sevindirici noktaya taşınabilir.

 

Rusya ile olan ilişkilerimizin güçlü olması, bölgedeki etkinliğimizi de artırır. Ayrıca Rus turistlerin yeniden gelmesi gerçekleşir. Ticaret ve siyasi alandaki hareketlilik yeniden başlar. Bundan sonra ilişkiler eskisi gibi olur mu, kısa vadede olmaz ama Rusya pazarı bizim için “olmazsa olmazlar” arasındadır bunu unutmayalım.

 

Bugün uçak krizinden sonra Rusya ile olumlu adımlar atılmaya başlandı. Bunun sonuçlarının hemen alınması mümkün değil. Eğer, Rusya ile ilişkilerimiz rayına oturtulabilirse bu içinde bulunduğumuz coğrafyaya da yansıyacak ve Türkiye daha sağlam yere basacaktır. Konuyu sadece turizm ve tarımsal ürün ihracatı ile değerlendirmemek gerekiyor.

 

Asıl sorun ve konu şudur:

 

Türkiye, artık turizmde çok daha aktif tanıtım atağına kalkmalı ve geçmişteki hataları yapmamalıdır. Yıllardır tanıtım eksikliğimizin var olduğunu biliyoruz. Hızla bu eksikliği kapatmak gerekiyor. “Dostlarımızı çoğaltıp, düşmanlarımızı azaltalım” politikası çerçevesinde olumlu adımlar atılmalıdır. Türkiye, bir Ortadoğu ülkesi görüntüsünden çıkarılmalı, arkasını Batı’ya dönmemeli, demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve bağımsız basın konularında örnek olabilecek çalışmaları da sergileyebilmelidir.