Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Turizmde bayram, bayramdan bayrama

necdet sivaslı


Necdet Sivaslı

Antalya’da bir turizmci ile konuşuyoruz, söyledikleri özetle şöyle:

 

“Şeker Bayramı tatili 9 güne çıkarıldı ve bu süre içinde yüzde 100 doluluk oranı ile çalıştık. Turizmci arkadaşlarımla görüşüyoruz, bu 9 günlük bayram tatili yüzleri güldürdü. Şimdi önümüzde Kurban Bayramı var. Bu bayram da 9 güne çıkarıldı. Hem yaz sezonunun sonu, hem uzun bayram olması nedeni ile bu 9 günlük tatil süresince de nefes alacağız. Bayramlar iç turizmin canlanmasına yaradı. Kötü giden sezon hiç değilse bayramlarda bize nefes aldırıyor. Biz de bu duruma kötünün iyisi diyoruz.”

 

Bodrum Yalıkavak’ta otel işletmeci arkadaşlarımızın da bayram tatilleri ile ilgili ortak görüşlerini yansıtalım:

 

“Çok kötü bir sezon geçiriyoruz. Şeker Bayramı’nda biraz hareketlilik oldu. Ancak bunun yeterli olacağını söyleyemeyiz. Şimdi Kurban Bayramı var ve bu bayram tatili de 9 güne çıkarıldı. Önümüzdeki bayramda da bir hareketlilik bekliyoruz. Rezervasyonlar bunu gösteriyor. Ancak, tamamen iç turizme dönük, sadece bayramdan bayrama bu sektör nefes alacaksa, ondan sonraki günleri ne yapacağız? Biz, sorunumuza köklü çözümler üretilmesini bekliyoruz. Bodrum turizmi çöktü. Sezon içinde bile otellerdeki doluluk oranı % 50-60’larda kaldı. En iyi iş yapanlarda doluluk oranı % 80’lere ancak çıkabildi. Şimdi, kalkmışlar turizmi 8-12 aya yaymaya çalışıyorlar. Bazıları hayal görüyor. Sezonu bile ölü geçiren sektör, kışı nasıl geçirir hiç bunun hesabını yapıyorlar mı? Bizler bu yılı bile ayakta zor atlattık. Gelecek yıldan da umutlu değiliz. Herkes şunu çok iyi bilsin, sektör artık kar etmeyi unuttu. “

 

Sabahları genellikle Ortakent-Yahşi Sahilinde yürüyüş yapıyoruz. Denize de Camel Beach’ta giriyoruz. Her yıl sahil boyu dolu olurdu. Sahile yanaşan tekneler yer bulamazdı. Teknelerden inenler iskeleyi sallardı. Şimdi, tekne gelmiyor, gelenler de yeterli sayıda değil. Sahiller boş.

 

Sahil boyunca sıralanan oteller ve mekânlarda doluluk oranı eskiye oranla çok zayıf. Kendileri ile görüştüğümüz işletmeciler bakınız neler diyor:

 

“Geçmiş yıllardaki müşteri potansiyelimizi arar hale geldik. Artık bayramdan bayrama yüzümüz gülüyor. Bayram harçlığı almış çocuklar gibi seviniyoruz. Tabi ki bu yeterli değil ama hiç değilse bir hareketlilik oluyor, para kazanabiliyoruz. Bayram bitince her şey eskiye dönüyor. Turist gelmiyor. Yabancıdan umudumuzu kestik ama yerli de gelmez oldu. Gelenler de para harcamıyor. Sektör gerçek anlamda zorda ve can çekişiyor. Bodrum pahalı deniliyor, bizim buralarda her şey her bütçeye hitap ediyor ama yine de iş yapamıyoruz. “

 

Turgutreis’e doğru uzandık. Sahil boyunca dizili olan mekânları gezdik, mekan sahipleri ve ilgilileri ile görüştük. Onların da ortak görüşlerini yansıtalım:

 

“Bakınız 20 TL.’ye balık veriyoruz. Yanında salata ve iki meze 30 TL. ediyor. Müşteriye diyoruz ki (İsterseniz içkiniz kendiniz getirin.) Bodrum için kazık atan, pahalı yer deniliyor. Bizim maslarımız gördünüz gibi sahilde ve içkisini kendi getirip balığını salatasını burada yiyebiliyorlar. Biz, (Bodrum kazık ve pahalı) imajını yıkmaya çalışıyoruz ama yine de müşteri potansiyelimiz beklentilerimizin altına düşüyor. Şeker Bayramı’nda iş yaptık, şimdi Kurban Bayramı’nı bekliyoruz. Bayramdan bayrama işlerimiz de açılıyor. Ama, bir iş yerinin ayakta kalması bayramlarla mümkün olabilir mi? Gelen az, para harcayan az, dışarıda eğlenmek isteyen, yemek yiyen az. Akşamları sahil boyu insan kalabalığından geçilmezdi. Herkes birbirine çarpardı. Şimdi birkaç kişi geçsin diye bekliyoruz. Geceleri de müthiş kalabalıklar olurdu. Şimdi ise belli bir saatten sonra dışarıda adam bulunmuyor.”

 

Hemen şunu da ekleyelim:

 

15 Temmuz darbe girişiminden sonra memurların izinlerinin kaldırılması, izinde olanların göreve çağrılması da turizmi olumsuz etkilemiş. Birçok yerde tatil yapanlar bavullarını alıp, ayrılmışlar. Rezervasyon yapanlar iptale gitmişler. Bu bir aylık süre içinde sektörün neredeyse nefes alamayacak konuma geldiği ifade ediliyor.

 

Zaten, Rusya ile yaşanan uçak krizi nedeni ile Rus turist gelmiyor. Bodrum’a özellikle Gümbet’e gelmekte olan İngilizler de artık gelmiyor. Geçen yıllarda Bodrum’a gelen İngilizlerin yarısına yakınının gelmediği istatistik rakamları ile sabitlenmiş.

 

Almanya’dan gelen turist sayısında da önemli azalmaların olduğu belirtiliyor. AB ülkelerinden artık turist kapmak cambazlık istiyor.

 

Tam aksine Batı’dan turist beklerken, ülkemizden Batı’ya giden turist sayısına önemli artışlar oluyor. Yunan Adaları, İspanya, İtalya, Fransa’ya giden Türk turist sayısı bu yıl daha da artış göstermiş.

 

Yüzlerini Arap turistlere dönen turizmciler, bundan da beklediklerini bulamadıklarını söylüyor.

 

Uzakdoğu’dan gelmekte olan turist sayısında da önemli düşüşler yaşanıyor.

 

Bütün bu olumsuzluklar nedeni ile turizmcilerin umudu iç turizme bağlandı ama bundan da bayramlar dışında bir hareketlilik olmuyor.

 

Tıkanan bazı şeyler var, bunlar bulunup mutlaka onarılmalıdır.

 

Bütün bunları alt alta koyduğumuzda ortaya çıkan sonuç, turizm için gerçek anlamda bir “önlemler Paketi”ni devreye sokulması olacaktır. Çok ciddi şekilde çalışmak, imaj yenilemek, tanıtım eksikliklerini gidermek, sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları gidermek bu işin olmazsa olmazlarıdır.