Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Denizli’de işler tersine gidiyor

necdet sivaslı


Necdet Sivaslı

Denizli, yaşanan ekonomik krizden en çok etkilenen illerimizden biri durumunda. Özellikle, son iki yıl içinde Denizli’de kapanan işyerleri, iflaslar birbirini izlemiş. Bu durum işsizliği de artırıyor.

 

Biz, her gidişimizde Pamukkale Karahayıt’taki otellerde kalıyoruz. Bu oteller, özellikle tur otobüsleri ile gelen yabancı turistlerin de bir günlük konaklama yerleri olarak biliniyor. Turlarla gelen turistler akşam otellerde konaklayıp, sabah kahvaltıdan sonra otobüslerle geldikleri noktalara gidiyorlar.

 

Bu kez, Pamukkale’de yabancı ile karşılaşmadık. Otel yöneticilerini dinleyelim:

 

“Bu yıl beklenmedik şeyler oldu. Hiç yabancı turist gelmiyor. Yabancı turist gelmeyince turlar da olmuyor. Biz, tur operatörleri ile anlaşmalıyız. Her yıl dolup taşan otellerimize haftada bir ya da iki tur geliyor. Bu da yeterli olmuyor. Şu an tamamen yerli turistlerle baş başa kaldık. Birçoklarımız da fiyat indirimine girdi. Ara sıra gelen yabancılar var ama onlar da Pamukkale’deki travertenleri ve tarihi kalıntıları gezip fotoğraf çekip gidiyorlar. Anlayacağınız Pamukkale’de turizm diye bir şey kalmadı. “

 

İş adamı Mehmet Emin Değirmen’le görüştük. Bir dönemler Denili Büyükşehir olmadan Gümüşler Beldesi’nin Belediye Başkanlığını da yapan ve tekstil işi ile uğraşan Değirmen de yaşanan sıkıntıları anlattı, buyurun:

 

“Denizli bugüne kadar yaşamadığı bir kriz yaşıyor. Piyasalar ölü, para dönmüyor. Birçok iş adamı bankalara olan borçlarını ödemekte zorlanıyor. İflaslar ve kapanan işyerleri var. Bu da Denizli ekonomisine olumsuz yansıyor. Siftahsız kepenk kapatan işyerleri var. Dikkat edin, bazı yerlerde tekstil mamulleri maliyetin altında satılıyor. Bir an önce mamullerin paraya çevrilmesi gerekiyor buna rağmen yine alıcı bulunamıyor. Bunun nedeni de turistin gelmemesi. Birçok tekstil firması ihracata yönelik çalışma yapıyordu, şimdi bu da durdu. Eğer böyle gider,gereken önlemler alınmazsa Denizli bugünleri bile arar hale gelecektir.”

 

Denizli’deki tabloyu merak edenlere şu kısa haberi vererek yanıtlayalım:

 

Tekstilden mermere, tarıma, kablo sanayisine kadar geniş bir yelpazede Denizli’yi sanayi kentine dönüştüren başarı hikâyelerinin yerine batış hikâyelerine bırakmasının birçok nedeni olduğu belirtiliyor. Global krizde Denizli’nin ihracatında yüzde 33 kayıp yaşanmış. 2008’de 2,3 milyar dolar ihracat yapan şehirde 2009’da bu rakamın en fazla 1,5 milyar dolara yükselmiş. Sigortalı işçi sayısında 10 binlerce kayıp var. 2000 yılı başında 155 bin olan SSK’lı çalışan sayısı 9 yıl sonra bile bu sayının altına gerileyerek 129 bine düşmüş.  Sigortasız çalıştığı için işini kaybedenlerin sayısının bundan daha çok olduğu belirtiliyor. 2016 yılında ihracattaki kayıp ne yazık ki yüzde 50’nin üzerine çıkmış. İşini kaybedenlerin sayısının ise 300 bine yakın olduğu ifade ediliyor.

 

DENİZLİ Organize Sanayi Bölgesi yuetkililerinin verdiği bilgilere göre şehirdeki sanayicilerin içinde bulunduğu durum özetle şöyle:

 

 

-  Yüksek borçlu firmalar ilk yarayı 2000 ve 2001 krizinde yara aldı. Son global krize de sıkıntılı durumda yakalandı.

-  Sektörde plansız yatırımlarla büyük atıl kapasiteler oluştu.

-  Uzakdoğu malları sektörü birçok ürün grubunda zorladı, firmalar pazar kaybetti

-  Aile şirketi ağırlıklı yapı kurumsallaşmadı. İkinci, üçüncü kuşağa geçenlerde çekişmeler bazı şirketleri zayıf düşürdü

-  49 ili kapsayan teşvik yasası Denizli’yi komşu illere göre dezavantajlı duruma getirdi

-  Düşük kur ihracatçı firmaları zorladı. Müşteri ve pazarını korumak isteyenler zararına üretimi daha fazla sürdüremedi.

-  Global kriz bütün bu gelişmelerin üzerine tuz biber ekti. Denizli’nin ihracatçı firmaları yüzde 30 ihracat kaybı yaşadı.

-  Kriz destekleri yeterli olmadı. Kredi Garanti Fonu’ndan yararlanamadılar.

-  Krizin etkisiyle bankalar yeni kredi taleplerinde ağır ipotek  koşulları öne sürdü, şirketler kredilerini yenileyemedi.

 

Son yaşanan olaylar, terör, darbe girişimi sonrası gelişmelerin de Denizli ekonomisine çok olumsuz yansıdığını gördük. Denili eski hareketliliğini yitirmiş. Tekstil firmalarında ve Organize Sanayi Bölgesi’nde canlılık kalmamış.

 

Kur baskısının Denizli’deki firmalara olan etkisini de unutmamak gerekiyor.

 

Kur baskısı yüzünden ödeme yapma kabiliyeti bozulan reel sektörde, kurumsal şirket iflasları alarm veriyor. 2014'te 15 bin 822, bu yıl ise 15 bin 100 olan şirket iflaslarının, 2016'da yüzde 6 artış ile 16 bine çıkması bekleniyor. Kur baskısı gibi nedenler ile artacak iflasların en fazla görüleceği sektörler ise inşaat, tekstil ve tarım.

 

Şimdi, Denizli inşaat, tekstil ve tarım alanında olan gücünü işte bu nedenle yitirmek üzere. Özellikle tekstildeki sıkıntının artması, inşaattaki hızlanmaya neden olmuş. Birçokları da tarıma dönmüş. Üzüm ve nar konusunda Denizli daha iyi durumda ama, şimdi de ürün para etmiyor.

 

Hatta, üzüm piyasasında beklediğini bulamayan üreticiler, bağları bozup, yerlerine Hicaz narı ekmeye başlamış. Nar bir dönemler iyi Pazar buluyor ve para ediyordu. Şimdi nardan da beklenen gelir elde edilemiyor. Bazı üreticiler ise son yıllarda iyi para eden ceviz dikimine başlamışlar.

 

Özetleyecek olursak Denizli kendisine yeni yön bulmaya çalışıyor. Sıkıntının giderek artması kentteki alış-verişi de etkiliyor Çarşı-Pazar dolaşmasında bunun sıkıntılarını bizzat gördük ve yaşadık.

 

Şimdi rotamızı Afyonkarahisar, ardından Ankara’ya çeviriyoruz. Daha sonra Doğu Karadeniz’den seslenmeye çalışacağız.