Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Türkmen Milli Bayramı’nı kutlarken

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

7 Ekim Türkmen Milli Bayramı olarak kutlanıyor. Yoğun gündem nedeni ile kardeşlerimizin bu bayramını geç de olsa kutluyor ve bu nedenle bu yazıyı sizlerle paylaşıyoruz. 7 Ekim 1997’de Irak Devletinin tarihinde ilk defa olarak hür Türkmen iradesi Erbil şehrinde kendisini gösterdiği için 7 Ekim tarihi Türkmenler için bir milattır. Çünkü bu tarihte tüm Türkmen kuruluşları 1.Türkmen Kurultayını toplamışlardır.

 

Kerkük’lü olan  ve Türkmenlerle ilgili mücadelesi ve yazıları ile tanıdığımız değerli kardeşimiz Araştırmacı, Eğitimci, Şair, Gazetesi ve Yazar, Dünya İletişimciler Derneği Kurucusu ve Başkanı ve aynı zamanda Kerkúk Gazetesi'de Genel Yayın Yönetmeni ve Türkiye Temsilcisi olan Şemsettin Küzeci “Kerkük Mektubu” adı altında yayınladığı son yazısında 7 Ekim’in önemine değiniyor. Küzeci “7 Ekim Bayramı, 20. Asırda çile, katliam ve gözyaşıyla dolu Türkmen tarihinde bir dönüm noktasıdır. 7 Ekim günü ümitsizlik ve kararsızlığı geride bırakarak, birleşmenin ve milli iradenin inkişafı günüdür. Bugün, Türkmen varlığını Dünyaca tanınması,  kabul edilmesi,  yurt dışında gelişen milli kuruluşlarının ITC’ye katılması ve ITC’nin Irak Türkleri adına muhatap alınması 7 Ekim gününün birer zaferidir ve kazancı niteliğindedir” diyor.

 

Hiç kuşkusuz Türkmenler bizim için önemlidir ve bu kardeşlerimiz zaman zaman yalnız kaldıklarından da yakınmaktadırlar. Yıllardır ayakta kalma mücadelesi veren Kerkük’ün statüsünün değiştirilmeye çalışılması ile buradaki soydaşlarımızın daha da sıkıntıya düştüklerini görmekteyiz.

 

Birçok kazanım elde etmelerine rağmen Kuzey Irak’taki Türkmenlerin halen büyük sıkıntı içinde olduklarınız görmezden gelemeyiz.

 

Saddam Hüseyin döneminde çile çeken, ezilen bu kardeşlerimiz, Saddam sonrası da Kuzey Irak’taki Peşmergebaşı Barzani’nin baskısı ve zulmü ile karşılaşmışlar, bölgenin demografik yapısının bozulması ile birçok Türkmen Kerkük’ü ve evlerini terk etmek zorunda kalmıştır.

 

Saddam sonrası bölgeyi kontrol altına almak isteyen Barzani’nin “Kerkük bir Kürt şehridir” diyerek meydan okumasını hala unutmadık.

 

Soydaşlarımızın yaşadığı bu topraklarda Türkmen liderlerinin katledilmesi, suikast girişimler ile bazı Türkmenlerin ortadan kaldırılması ve Kerkük’ün adeta bir kan gölüne çevrilmesinin tek sorumlusu Barzani’dir.

 

7 Ekim Türkmen Bayramı nedeni ile Şemsettin Küzeci, Kerkük’ün durumunu ve Türkmenlerin içinde bulunduğu koşulları gözler önüne sererken “Bugün 7 Ekim’i tekrar karşılarken, 1997’den bugüne kadar yaklaşık 20 yıldır ITC ve diğer siyasi partiler Irak Türkmenlerinin sesi ve savunucusu olmuştur. 2016 yılında Irak Parlamentosunda mücadele veren Türkmen Milletvekilleri Türkmen toplumunun geleceği için can pahasına ve kıran kırana işbaşındalar” diyor.

 

Biz, bütün bu olumsuzluklara rağmen soydaşlarımızın bu anlamlı bayramını kutluyor ve Küzeci’nin “Kerkük Mektubu”ndaki görüşleri ile sizleri baş başa bırakıyoruz:

 

 

 

“Irak Türkmen siyasi kuruluşlarımızı bir araya getirmek amacıyla 1995 yılında, Irak’ın kuzeyinde Erbil’de, kurulan Irak Türkmen Cephesi (ITC), 1997 tarihinde Türkmenlerin kalesi, Gökbörü’nün diyarı Erbil’de, yapmış olduğu 1. Türkmen Kurultayı çevresinde, çok önemli kararlar alındı. Irak Türkmenlerinin resmi dili “İstanbul Türkçesi” olması, “7 Ekim” tarihi, Türkmen Milli Bayram olarak Türkmen Kurultayınca kabul edildi.

 

 7 Ekim 1997’de Irak Devletinin tarihinde ilk defa olarak hür Türkmen iradesi Erbil şehrinde tecelli etmiştir. Bu tarihte ITC’ nin çağrısına cevap vererek tüm Türkmen kuruluşları toplanıp 1.Türkmen Kurultayını gerçekleştirilmiştir. Dünyanın her yerinden Kurultaya katılan yaklaşık 100 delege ITC’nin şemsiyesi altında birleşmeye ve Türkmen Şurası’nın kurulmasına karar verildi. Ayrıca, Kurultaydan Irak Türklerinin arzu ve taleplerini içeren Temel İlkeler Deklarasyonu oy birliği ile kabul edildi. Çalışmaları 4-7 Ekim’de 1997 tarihleri arasında yapılan Kurultay, 7 Ekim gününü o günü “Milli Bayram” olarak ilan etti.

 

7 Ekim Bayramı, 20. Asırda çile, katliam ve gözyaşıyla dolu Türkmen tarihinde bir dönüm noktasıdır. 7 Ekim günü ümitsizlik ve kararsızlığı geride bırakarak, birleşmenin ve milli iradenin inkişafı günüdür. Bugün, Türkmen varlığını Dünyaca tanınması,  kabul edilmesi,  yurt dışında gelişen milli kuruluşlarının ITC’ye katılması ve ITC’nin Irak Türkleri adına muhatap alınması 7 Ekim gününün birer zaferidir ve kazancı niteliğindedir.

 

ITC Başkanlığı, önce Erbil daha sonra Kerkük’e taşınması, Telafer, Musul, Erbil, Altınköprü, Tazehurmatu, Dakuk, Tuzhurmatu, Diyala, Hnakin, Aziziye, Başkent Bağdat ve onlarca köy ve kasabalarda ITC bürolarının açılması ve varlık göstermesi, ABD, Ankara, Suriye, Berlin ve Londra’da temsilciliklerinin bulunması, Dünya platformunda Türkmenlerin sesini, kültürünü ve çilesini tanıtmakta büyük rol oynayan “Türkmeneli Uydu TV’ nin kurulması, Telafer’den Mendeliye kadar uzanan “Türkmeneli” bölgesinde Türkiye Türkçesinde eğitim veren 100’ün üzerinde Türkmen okullarının varlıkları, Türkmen Meclisi, Türkmen Danışma Meclisi, kurulması, onlarca sivil toplum kuruluşlarının tesisi edilmesi, örgütlenmesi ve Yurtdışında lobi çalışmalarına yeni başlayan Türkmen derneklerinin kolektif çalışmaları, elbette 1. Türkmen Kurultay ve daha sonra devamında 2, 3,4 ve 5. Türkmen Kurultayının kazanımlarıdır.

 

 Bugün 7 Ekim’i tekrar karşılarken, 1997’den bugüne kadar yaklaşık 20 yıldır ITC ve diğer siyasi partiler Irak Türkmenlerinin sesi ve savunucusu olmuştur. 2016 yılında Irak Parlamentosunda mücadele veren Türkmen Milletvekilleri Türkmen toplumunun geleceği için can pahasına ve kıran kırana işbaşındalar. Tüm vekillerimiz ve yetkili Türkmen temsilcileri Irak’ın içinde bulunduğu bu süreçte tek-yekvücut olmalıdırlar. Türkmen bölgelerinde IŞİD’e karşı mücadelede etnik ve mezhep öğelerine bakılmaksızın duruş sergilemeleri topluma ivme kazandırır, moral verir ve motive eder. Bu bayramımızı en içten dileklerimle kutlar, saygılar sunarım.”