Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Özbek Türkleri’nde 'sunnat tuy' geleneği

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

En eski Türk halklarından birisi olan Özbekler’deki “hatna kiliş” ya da “sunnat tuy” geleneği konusunda Türk dünyası uzmanlarından Shurubu Kayhan yeni bir yazıyı paylaştı. Yazıda, Özbek kültürünün zenginliği ortaya konuluyor, bu Türk soyundaki en büyük özelliklerinden birinin de “dostunun da düşmanının da en iyi şekilde selamlamak” olduğuna vurgu yapılıyor.

 

Türklerin her yaşadığı yerde sünnet bir gelenektir, erkekliğe atılan ilk adım olarak da değerlendirilir.

 

Bugün Anadolu’nun her karış toprağında sünnet geleneği bütçelere ve yöresel adetlere göre en iyi şekilde yapılıyor. Bütün Türk topluluklarında ve soylarında da çok az yöresel değişikliklerle bu sünnet törenlerinin yapılmakta olduğunu görüyoruz.

 

Ancak, Özbekler’de Hatna kiliş yada Sunnat tuy (Sünnet Düğünü) Özbek Türkler'inin en eski geleneklerinden olup erkek çocuklarını sünnet etmektir. Bu gelenek erkek çocuklarına 3, 5, 7, 9, 11 yaşlarında yapılır. Burada çocuğun yaşının tekli rakam olmasına dikkat edilir. Bu merasim için daha erkek çocuğu doğduğundan itibaren hazırlıklar başlar. Çocuğun tüm akrabaları da hazırlığa katılır ve bu adeti yerine getirmekten hükümlüdürler.

 

Anadolu’da sünnet edilen çocuğun kirvesi de olur. Shurubu Kayhan’ın Özbeklerle ilgili yazısında kirvelik konusunda bir değerlendirme göremedik. Kirve olan kimse kan bağlantısı olmasa dahi, sünnet çocuğuna amca, dayı gibi kan bağlantısı olan akrabalarından daha yakın seçilmiş akraba durumuna gelir. Sadece çocuğun değil, tüm ailenin birinci derecede sözü dinlenir, hatırı sayılır akrabası olur. Bu nedenle bu notu da buraya düşmüş olalım.

 

Shurubu Kayhan’ın “Özbeklerde “Hatna kiliş” ya da “sunnat tuy” (sünnet düğünü) geleneğini anlatan yazısını sizlerle paylaşıyoruz:

 

 

“Özbek Türkleri'nde gelenek ve örf adetler asırlardır süre gelen zaman içinde oluşmuştur. Özbek halkı da en eski halklardandır. Orta Asya Türkler'inin içinde en fazla nüfusa sahiplerdir. Özbek el sanatları hakkında M.Ö .IV asırda söz edilmektedir. Gelenek ve örf adetleri yaşatmak ve devam ettirmek her Özbek'in sosyal statüsü ve kimliğine bakmadan vazifesidir.

 

Özbek Türkler'inin en belirgin özellikleri ise dostunu da düşmanını da en iyi şekilde selamlamaktır. Her şeye bu sıcak iletişimle başlarlar. 

 

 

Özbek Türklerinin bir değer özellikleriyse misafirperverlikleri ve büyüklerine saygı ve hürmet göstermeleridir. Özbekler genelde anne babaları, çocuk ve torunlarıyla bir kaç nesil aynı evde büyük aile halinde yaşarlar. Bu nedenle de saygı ve hürmet önemlidir.

 

Gelen herkese çay ikram eden Özbeklerde, çayla ilgili adetler öne çıkmaktadır. Çayın demlenmesinden sunulmasına kadar birçok adet içerir. Erkekler kadınlarla selamlaşırken el uzatmazlar, sağa elini göğüslerine koyarak eğilip selam verirler. Selamlaştıkları herkese aile bireylerinin hal hatır ve iş durumu somak adettendir. Gelen misafirler erkek ve bayan olarak ayrı ayrı otururlar. Eve girerken ayakkabılarını mutlaka çıkartırlar. Misafir evin başköşesine oturtulur.

 

 

Hatna kiliş yada Sunnat tuy (Sünnet Düğünü) Özbek Türkler'inin en eski geleneklerinden olup erkek çocuklarını sünnet etmektir. Bu gelenek erkek çocuklarına 3, 5, 7, 9, 11 yaşlarında yapılır. Burada çocuğun yaşının tekli rakam olmasına dikkat edilir. Bu merasim için daha erkek çocuğu doğduğundan itibaren hazırlıklar başlar. Çocuğun tüm akrabaları da hazırlığa katılır ve bu adeti yerine getirmekten hükümlüdürler.

 

Sunnat tuya Özbekler Tuy, düğün de derler. Aylar öncesinden ailenin çok çocuklu kadınları nakışlı nevresim takımları, sünnet kıyafetleri, kendileri için de düğün kıyafetleri dikerler. Çocuksuz kadınlar bu yardımlaşma uygulamasının dışında tutulur. Düğünde kesilecek büyük ve küçükbaş hayvan da önceden alınır ve o güne kadar iyi beslenir.

 

 

O gün geldiğinde ilk olarak mahallenin erkekleri toplanıp imam eşliğinde Kur'an'dan süreler okurlar ve çocuk için dua ederler. Daha sonra çocuğu, varsa erkek kardeşleriyle birlikte geleneksel motiflerle süslenmiş bir ata bindirerek misafirlerin arasında gezdirirler. Bu bir erkek çocuğu olan ailenin gövde gösterisidir hem çocuğun erkekliğe adım atma belirtisidir. Artık o bir erkektir ve kahramanlığa eğitilmek için hazırdır. Sülalenin en yaşlısı çocuğa tay hediye eder. Buysa tayla birlikte büyüyüp halkını koruyan savaşçı ve kahraman olacağı temennileridir. Bu arada düğüne gelen misafirler çocuğa hediye ve para takarlar.

 

 

Düğünde erkek ve kadınlar ayrı otururlar. Kadınların kutlamalarına "tahurar" denilir ve orada daha önceden düğün için hazırladıkları el işleri sergilenir. Akabinde düğün için özel olarak yapılan geleneksel yemekler ve Özbek pilavı misafirlere ikram edilir. Yemekten sonra düğünün eğlence kısmı başlar. Akşam olunca düğün evinde ateş yakılır ve ateş etrafında şarkı eşliğinde geleneksel dans ve oyunlar oynanır. Geç saatlere kadar süren eğlence ertesi gün de devam eder...”