Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Turizmde yeni arayışlar öne çıkıyor ama

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Türkiye ile Rusya arasında yaşanan son uçak krizinden sonra turizmde yaşananlar ortaya çok önemli bir gerçeği daha koydu. Bugüne kadar, deniz, kum, güneş üzerine kurulu turizm anlayışımızın artık iflas noktasına geldiği görüldü. Turizm sektörünün temsilcileri de yaptıkları açıklamalarda “Turizmde yeni arayışlar içinde olmamız gerekiyor” noktasına geldiler.

 

Nitekim geçenlerde konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Turizm Bakanı Nabi Avcı da “Türkiye termal zengini bir ülke. Sağlık turizmine de ağırlık vererek, turizmde yeni bir atağa geçebiliriz. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Bakan Avcı, bunun yanı sıra spor, inanç, yeme-içme ve kış sporlarına da ağırlık verilerek açıkların kapatılabileceğini vurguladı.

 

Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Sami Güral da turizmde yeni arayışların olması gerektiğini savunanlardan birisi olarak öne çıkıyor. Sami Güral, konu ile ilgili yaptığı açıklamada bakınız neler söylüyor:

 

 “Türkiye ağırlıkla güneş, deniz, kum turizmine odaklanıyor. Oysa kış turizmi, sağlık, spor, din ve gurme turizmi alanında da çalışmalar yapılabilir. Antalya’ya gelen turist otel dışında yapacak bir şey bulamıyor. Bu nedenle sadece deniz kum satmanın dışına çıkarak, eğlence, kültür, başka şehirlere turlar gibi alternatiflerin geliştirilmesi gerekiyor. Bu da ancak destinasyon yönetimiyle olur. Artık sadece otel değil destinasyon satar hale gelmeliyiz”

 

Biz, turizmimizde önümüzdeki 2017 yılının da parlak olmayacağını düşünenlerdeniz. Nedenine gelince:

 

Öncelikle Türkiye’de terör olaylarının bitmesi gerekiyor. Ortadoğu’daki savaş rüzgârlarının ülkemizi de risk altında tuttuğunu görmekteyiz. Dışarıdan bakıldığında Türkiye, savaşın, terörün ortasında can ve mal güvenliğinin olmadığı bir ülke olarak gösteriliyor.

 

Can ve mal güvenliğinin olmadığı bir ülkeye turist gelmez.

 

Siz ne kadar alternatif turizm üzerinde çalışsanız da, fiyat indirimine gitseniz de turist gelmedikten sonra bunlar bir işe yarar mı?

 

2016 turizm yılında özellikle Antalya’daki otellerin çoğu fiyat indirimine gitti. Yine de yataklar boş kaldı. Turist olmayınca fiyat indiriminin de bir şey ifade etmediği bu şekilde zaten görülmüş oldu.

 

Şimdi de Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral’ın bu konudaki görüşlerini dinleyelim mi?

 

“Güvenlik turist için öncelikli kriter. Yaşanan terör olayları ve darbe girişimi turizmi olumsuz etkiledi. Güven problemini gerek hükümetin gerekse özel sektörün çabalarıyla aşmaya başladık. Bu uğurda herkes gönüllü bir turizm elçisi gibi çalışmalı ve ülkesini tanıtmalı. Turizm uzun vadeli bir yatırımdır. Önemli olan turistin ‘repeat customer’ yani devamlı gelen müşteri olması, kalış süresini uzatması ve kişi başına düşen harcamanın artmasıdır. Şu an kişi başı harcama Türkiye’de 686 dolar iken, bu rakam İspanya’da 1.500 dolar seviyesinde. Yurt dışında Türkiye’yi satan yabancı acente çalışanlarına yönelik bir takım ödül ve teşvik sistemleri geliştirilebilir. Türkiye’yi satan acenteler ile ilişkilerimiz en yüksek düzeyde olmalı”

 

Antalya’ya gelen turist sayısında çok ciddi düşüş olduğuna dikkat çeken Güral “Turizm sektörü bacasız sanayidir, 57 ayrı sektörü besler, cari açığın azalıp ekonomin gelişmesine katkıda bulunur. 2014 yılında yaklaşık 3.5 milyon olan Rus turist sayısı, 2015’te 2 milyon 750 bin civarına geriledi. Bu yılın ocak-ekim aylarında Rus turist sayısında ise % 83.55 civarında azaldı. Ancak 2017 yılı için umutluyuz. Turizm umut işidir, biz hayal satıyoruz, yabancılar için ülkemiz gerçek bir cennet, özellikle çocuklu ailelerin vazgeçmeleri mümkün değil” diyor.

 

Nereden bakılacak olursa olsun, Antalya’nın Rus turistsiz olmayacağı görülüyor. Ancak, Rusya’dan yeniden turist gelmeye başlaması ile bu açığın kapanmayacağı da görülüyor.

 

Rakamlar gerçekleri de yansıtıyor:

 

Geçen yıl neredeyse Rusya’dan % 90 oranında turist gelmedi. Bu ciddi bir rakamdır. 2017 yılında ise Rusya’dan % 60- 70 oranında yine turist gelmeyeceği görülüyor. Yapılan rezervasyonlar bunu gösteriyor. Özetle eski günlere kavuşmak, o canlılığı yaşamak öyle kolay olmayacak. Bu zaman içinde aşılır mı, aşılır. Ancak, sektörün bu süreye nefesinin yetip yetmeyeceği de tartışılacaktır.

 

Rusya’nın Türkiye’ye yasakladığı Charter uçak seferlerinin Eylül ayı itibarı ile yeniden başlamış olması, Rusya’nın 2017 takvimine Türkiye’yi alması bu dar boğazın aşılması için bir umut kapısı olacak mı bunu da önümüzdeki günler içinde daha net biçimde görebileceğiz.

 

Avrupa pazarında şu anda % 40 düşüş yaşanıyor. Bunun nedeni olarak da güvenlik sorunu gösteriliyor. Sorun sadece Rusya ile sınırlı değil, Avrupa pazarı da Türk turizmi için büyük önem taşıyor.

 

Ortada siyasi ve güvenlik sorunu halen sürüyor. Amerika ve Avrupa ile olan ilişkilerimizdeki gerginliği de göz önünde bulunduracak olursak, önümüzdeki 2017 turizm sezonunun da oldukça sıkıntılı geçebileceğini şimdiden görür gibi oluyoruz.

 

Biz, her ne kadar turizmde yeni arayışların öne çıkmasını olumlu buluyoruz, ancak öncelikle Türkiye’nin güvenlik sorununun çözülmesi ve üzerimizdeki olumsuz imajın kaldırılmasını daha önemli bulduğumuzun altını çizmek istiyoruz.