Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Halep’teki katliamın arkasında kimler var

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Halep’teki katliam bugünün konusu değil, çok daha gerilere dayanıyor.

 

Suriye’deki iç çatışmalar çıktığında Esad, Halep’in üçte ikisini kaybetmişti. Bu kentin çok önemli noktaları rejim karşıtlarını eline geçmişti. Birçok bölgede de Türkmenler vardı. Şimdi, Halep’in önemli noktaları ard arda gelen katliamlarla rejim güçlerinin eline geçmiş bulunuyor

 

Öyle görünüyor ki, bundan sonraki süreç daha kanlı olacak, daha çok katliam yapılacak. Çünkü Esad Halep’in tamamına sahip olmak istiyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halep konusunda yaptığı açıklamada burada Esad güçlerince tam bir katliam yaşatıldığını vurgulayıp “Bizim Suriye’de bulunmamızın asıl nedeni zalim Esad’ın devrilmesi ve Suriye’nin gerçek sahiplerinin eline geçmesidir. Yoksa bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur” diyerek burada işlenen cinayetlere seyirci kalınmaması gerektiğini anımsatmıştı.

 

Burada Erdoğan’ın haklılığını da destekliyoruz:

 

Çünkü rejim güçleri PKK/PYD terör örgütü ile işbirliği yapıp çalışıyor. Türkmenler’in bulunduğu bölgeleri ele geçirip bu örgütlere bırakıyor. Halep’te evlere yerleşen örgüt paçavralarını bayrak direklerine arsak gövde gösterisi yapıyor. Türkmenler ise sürgün ediliyor, sahipsiz bırakılıyor.

 

Esad’ın devrilmesinde rol oynayabilir miyiz? Olabilir ama bunu tek başımıza yapmamız da zor görünüyor.

 

Rusya, bugün tamamen Esad’ın yanında yer alıyor. İran, Esad’ın ayakta durabilmesi için her türlü desteği veriyor. Amerika ve Batı, şu an için Esad’ın gitmesi için bir çaba göstermiyor. Adı geçen bu ülkelerin her birinin Suriye’de ve bölgede çok çeşitli hesapları bulunuyor.

 

Şimdi gelelim asıl konuya:

 

Rusya ile uçak krizinden sonra aramız düzeldi ya, şimdi deniliyor ki “Artık Rusya ile bölgede daha güçlü olacağız. “

 

Biz de diyoruz ki “Rusya’ya, özellikle de Putin’e kesinlikle güvenmiyoruz.”

 

Bugünlerde Putin ile Suriye’deki ve bölgedeki gelişmeler konusunda en üst düzeyde görüşmeler yapılıyor. Yapılacaktır kuşkusuz ama Putin’in kinci ve çok iyi bir satranç oyuncusu olduğunu da unutmamak gerekiyor.

 

Rusya, Suriye’de ve bölgede kendi çıkarları dışında hiçbir konuda adım atmaz. Yanımızda da durmaz. Bugüne kadar uyguladıkları politikalarda da bunu gördük.

 

Eğer, Rusya ile çıkarlarımız konusunda işbirliği yapıyor ve Putin’e de güveniyorsak birlikte hareket edip Esad’ın devrilmesi için neden harekete geçemiyoruz? Bu konuda Putin’i neden ikna edemiyoruz?

 

Uçak krizinden sonra Putin, atması gereken adımları attı mı? Hayır. Olumlu adımlar atıyor görünüyor ama ortada somut bir gelişme göremiyoruz. Turizmde ve ihracatta halen sıkıntılarımız devam ediyor. Sorunlarımızın çok önemli bölümü halen çözüm bekliyor.

 

Halep’te aylardır katliamlar yapılıyor. Hastaneler bombalanıyor. Sivil halk katlediliyor. Yaşlı çocuk gözetilmeksizin öldürülüyor. Bu katliamı dünya sadece seyrediyor. Bazı cılız kınalamalar dışında yapılan bir şey var mı?

 

Halep Sivil Savunma Yönetimi bölgeyi bu satırlar yazılırken “afet bölgesi” ilan etmişti. BM ise kentin doğusunun “yiyeceksiz kent” konumun geldiğini duyurdu. Son iki hafta içinde de kentin doğusundaki tüm hastaneler, sağlık merkezleri ve elektrik santralleri saldırlar sonrası hizmet dışı kaldı. Ortadoğu uzmanları şu anda Halep’te yapılanları “insanlık suçu” olarak değerlendiriyor.

 

300 bin sivilin sıkışıp kaldığı, okulların tatil edildiği bölgede her an yeni katliamlar olabilir. Bunun yanında sınırımıza doğru 200 bin sığınmacının daha gelebileceği de tahmin ediliyor. Yeni bir sığınmacı sıkıntısı ile de karşı karşıya kalabiliriz.

 

Söylemek istediğimiz şu:

 

“Halep’teki bu katliamın arkasında kim var?” Sorunun yanıtı basit, “Putin” değil mi?

 

Bu katliamları sadece seyretmekle yetinen diğer dış güçler değil mi?

 

Yazımızın başında da değindiğimiz gibi PKK/PYD terör örgütlerinin de bu katliamlarda ortak hareket ettikleri biliniyor.

 

Gelen haberlere göre İran’ın gönderdiği 20 bin Hizbullah gücünün de Esad için savaştığı söyleniyor. Özellikle Halep’teki katliamlarda Hizbullah güçlerinin de etkisinin olabileceği aynı iddialar içinde yer alıyor.

 

Demek ki, Suriye’de hareket edilecek, bir hedefe varılacaksa önce Rusya’nın ikna edilmesi ve rıza göstermesi gerekiyor.

 

Esad, konuşuyor, bazı yerlerde rejim güçleri başarı sağlıyorsa bunun da Rusya sayesinde olduğunu unutmayalım.

 

Esad’ın arkasında Rusya olmasa, dış güçler bu işi hemen çözer. Esad’ın tozu bile kalmaz. İran’ın varlığı da Esad’ın geleceği için önemli. Esad ve Suriye konusu “Ben böyle istiyorum” demekle çözülebilecek ve kısa zaman içinde çözülebilecek bir konu da değildir.