Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Omega 3 dedikleri

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nu yıllar önce tanır ve takip ederiz. Hoca, şimdilerde sağlık konusundaki yazıları ve TV programları ile sağlık alanında aydınlatıcı, uyarıcı ve doyurucu bilgiler veriyor. Fazla detaylara inmeden Müftüoğlu’nun bu uyarılarını her zaman dikkate almışızdır. Geçenlerde Omega 3 ile ilgili ilginç bir yazısını okuduk. İnsan yaşamı için son derece önemli olan omega-3’ün hangi besin maddelerinde bulunduğu ve bunların ne durumda olduğunu şu aşağıdaki bilgilendire notundan öğrenmiş bulunuyoruz:

“Omega 3 kaynaklarımız adeta kurudu. Etlerde, yumurtalarda, süt ürünlerinde omega-3 yağlarını (yani EPA’yı, DHA’yı) ara ki bulasın. Geriye bir tek balıklar kalmıştı, o kaynağı da -tıpkı tavuklar, tıpkı inekler gibi- çiftliklere hapsedip mısır unu ile besleyerek kaybetmek üzereyiz. Bu arada bedenlerimizi omega-6 çöplükleri haline de getirdik. Neden mi? Ayçiçeği, mısır özü, pamuk yağı demek omega-6 yağı demek de ondan! Neticede ne mi oldu? Omega 3/6 oranımız 4/1 iken 1/20’lere döndü.”

Bu kısacık bilgi bile, ne şekilde beslendiğimizin fotoğrafını çekiyor. Omega-3 diye aldığımız besin maddelerinin midemizde bir çöplük oluşturduğunu da bu şekilde öğreniyoruz.

Omega-3’ün yaşamımızda çok önemli bir yer tutması, bu vitamini son günlerde daha da tartışmalı hale getirdi. Biz,önce omega-3’ün nelere iyi geldiğine kısaca göz atalım:

*Enerji verir *Unutkanlığı önler *Alzheimere karşı korur *Dikkati toplamaya yarar *Kalp ve damar sağlığına iyi gelir *Antioksidandır *Depresyonu engeller *Kanı inceltir *Kan basıncını düşürür *İyi kolesterolü arttırır *Gebe ve emziren kadınların bebeklerinin beyin gelişimini arttırır *Hiperaktif çocukların dikkat eksikliğini giderir *Eklem şişliği ve ağrı gibi şikâyetleri azaltır *Gençlerdeki diyabet olasılığını azaltır *Çocuklarda beyin ve göz gelişimini destekler *Gebe kalma sorunu olan kadınlarda gebeliği kolaylaştırır *Prematüre riskini azaltır *Gebelikte rahimdeki bebeği besler *Saç, cilt ve tırnak sağlığını destekler *Sancılı adetleri düzene sokar *Sperm sayısı, hareketi ve şeklini olumlu etkiler *Meme kanseri riskini azaltır *Momatizma riskini azaltır *Menopoz sonrası osteopozu önlemeye yardımcı olur.”

Unutulmaması gereken nokta da şu:

Beynimizin önemli bir bölümünü omega-3 yağları oluşturuyor. Bu durumda omega-3 eksikliğinden en fazla etkilenen organ da beynimiz oluyor. Eğer bu eksiklikler süre gelirse unutkanlık ve depresyon kendisini göstermeye başlıyor.

Depresyonsuz bir hayat yaşamak için omega-3’e daha büyük önem vermemiz gerektiği de böylece ortaya çıkmış oluyor.

Omega 3’ün depresyonu hafiflettiği ve depresyon tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında hastalığın daha kısa sürede iyileşme sağladığı yönünde pek çok bilimsel çalışma bulunuyor. Ancak uzmanlar omega 3’ün tek başına depresyon tedavisi için yeterli olmadığını da belirtiyor. Ayrıca bazı hastalarda omega 3 içeren balık yağı takviyelerinin depresyon belirtilerini şiddetlendirdiği yönünde bazı araştırma sonuçları mevcut. Bu nedenle depresyon için omega 3 kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktorlara danışılması gerektiğinin de altı çiziliyor.

 İnsan beyni büyük oranda yağdan oluşuyor. Beynin yapısında en çok da omega-3 yağı bulunuyor. Doktorlar omega- 3 için “beynin yapı taşı” deyimini kullanırlar.  Bu nedenle ileri yaşlarda bile omage-3 beyin sağlığının korunması için çok önemlidir.

Yine başa dönelim ve Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun omega-3 eksikliğinden oluşabilecek rahatsızların neler olduğunu sıralamasına bakalım:

1- İltihabi hastalıklar artar (Romatizmal sorunlar)

2- Pıhtılaşma eğilimi artar (Felçler, kalp krizleri)

3- Tümör oluşma eğilimi artar (Kanserler)

4- Damar hastalıkları artar (Damar sertliği)

5- Bellek sorunları artar (Demans, Alzheimer)

6- Bağışıklık gücü azalır (Enfeksiyonlar)

7- Ruhsal denge etkilenir (Depresyon eğilimi)

8- Kan basıncı yükselir (Hipertansiyon)

9- Kemik bütünlüğü bozulur (Osteoporoz)

10- İnsülin direnci tetiklenir, kanda şeker dengesi değişir (Tip 2 diyabet ve obezite)

Hiç kuşkusuz sorun sadece omega-3 ile de sınırlı değil.

Eskiden doğal olarak yetişen ve yediğimiz tek bir elmadan aldığımız vitamini şimdi 5-6 elma yiyerek ancak alabiliyoruz. Çünkü, doğal ortam ortadan kalkıyor. Ürün, değerini yitiriyor. İşte o zaman da daha fazla yemek gerekiyor ve bu da midenin çöplüğe dönmesi için önemli bir neden oluşturuyor.