Ana Sayfa | Sevim Özdemir

Türk Hukukunda Tanıma ve Tenfiz 2

Sevim Özdemir


Sevim Özdemir

Değerli okurlar,hukukun bize sağladığı imkanlar doğrultusunda haklarımızı korumak bilincinde olmak ve haklarımızın mefaatlerimizin güvencesi olduğunu  bilmek durumundayız. Hakkı ihlal edilen kişi bu hakkını talep ederek  hukuk yolu hakkını ile korumak durumundadır. İşte bu noktada hukuk konularına az-çok aşina olmak ve farkında olmak menfaatlerimiz açısından son derece önemlidir. 

Genel Hukuk kuralları ve kanunları hakkında ne kadar çok bilgiye sahip olursak; karşılaşacağımız hukuk sorunlarını çözmemiz bir o kadar kolay olur düşüncesindeyim. Bu hafta da sizlerle,geçen hafta üzerinde durduğum ülklerarası hukuk konusunda oldukça önemli olduğunu düşündüğüm,  tanıma ve tenfiz konusunda sıkca sorulan  birkaç konuya paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle belirtmek gerekirse, Tanıma ve Tenfiz konusundaTürkiye Cumhuriyeti ile mahkeme kararının verildiği yabancı devlet arasında karşılık esasına dayanan bir anlaşmanın bulunması gerekir. 

İlamların yani mahkeme kararlarının karşılıklı olarak tanıma ve tenfizine ilişkin bir anlaşma varsa tanıma ve tenfiz bu anlaşmanın tanıdığı imkanlar içerisinde geçerli olacaktır.  

Tanıma ve Tenfiz davalaında duruşma yapılması gereklimidir?

Tanıma ve Tenfiz davalarında yasal olarak  duruşma yapılması gereklidir ,bu davada evrak üzerinden yargılama yapılıp karar verilemez.  Tanıma ve Tenfiz davasında yetkili  mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. Hemen belirtelim ki,  ilgili kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer ikametgahı değildir.  Türkiye’deki muhtar kayıtlarındaki adresi  ikametgahı olarak kabul edilir. Türkiye’de ikametgahı  yoksa Ankara, İstanbul, İzmir mahkemeleri yetkilidir. Tanıma ve Tenfiz davasında görevli mahkeme ise Aile Mahkemesidir. Eğer ilgili kişinin bulunduğu bölgede Aile Mahkemsi yoksa Asliye Hukuk mahkemesi yetkilidir. 

 

 

Tanıma ve Tenfiz davaları sadece boşanma davaları için mi şarttır?

Tanıma ve tenfiz davaları uygulamada daha çok boşanma davalrında karşımıza çıkmaktadır. Ancak yasal olarak baktığımızda  yabancı bir devletde hukuk davalarına ilişkin  verilmiş  mahkeme kararlarını da kapsamaktadır. Örneğin evlad edinme ile ilgli mahkeme kararı vaya bir alacak davasına ilişkin bir yabancı devlet mahkeme kararının,  Türkiye’de hukuksal olarak  geçerli olabilmesi  için tanıma ve tenfiz davasının açılması ve Türkiye’deki yetkili mahkemelerden  karar alınması gereklidir. 

Değerli okurlar, bu haftalıkta bu kadar hepinize haktan ve hukuktan yana, herşeyden önemlisi adaletten yana barış dolu bir hafta diliyorum.