Ana Sayfa | Sevim Özdemir

Vasiyetnamede Hukuksal Şartlar

Sevim Özdemir


Sevim Özdemir

Değerli okurlar,  Türkiye’de kanunlar ve buna bağlı olarak mevzuat o kadar hızlı değişiyor ki, biz hukukçular dahi kanunları  takip etmekte zorlanıyoruz. Hergün güne bazen yeni bir kanunla bazen yeni bir genelge ile başlar olduk artık. Tabi ki, hukukçu olarak bizlerin görevi kanunları mümkün oldukça yakından takip edip sizlere anlaşılır bir şekilde doğru bilgileri aktarmak ve böylelikle hukuksal sorunlarınızın çözümünde bür nebzede olsa katkıda bulunmak. 

Bu hafta sizlerle yurtdışında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızı yakından ilgilendirdiğini düşündüğüm  Türk Miras Hukuku ile ilgili olarak  vasiyetname konusunu paylaşacağım. 

Miras bırakan kişi  kanunda belirtilen sınır ve şekiller kapsamında vasiyet yoluyla malları üzerinde tasarrufta bulunabilirler.  Vasiyetname, vasiyetçinin çoğu zaman da miras bırakanın son arzu ve isteklerinin yer aldığı bir belge olup  Medeni Kanunda ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Kişinin ölümünden sonra da malları üzerinde kendi iradesine uygun olarak fiili ve hukuki sonuç doğuracak,  ölüme bağlı tasarruflarda bulunma imkânı sağlayan yasal bir düzenlemedir şeklinde ifade edebiliriz.

Medeni Kanuna göre; vasiyet yapacak kişi mutlaka ayırt etme gücüne sahip olmalıdır. Vasiyetname , resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir.

 Resmî vasiyetname ; iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.

Resmî memur, sulh hukuk  hâkimi, noter, konsolosluk  veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. Uygulamaya baktığımızda resmi vasiyetnameler çoğu kez noterlerde yapılmaktadır.  Burda dikkat edilmesi gereken; vasiyetname resmi memur tarafından yazıldıktan sonra vasiyetçi tarafından okunup imzalanması ve daha sonrada memur tarafından imzalanmasıdır ve tarih mutlaka yazılmalıdır. Diğer önemli bir nokta; resmi vasiyetnameyi düzenleyen memur, vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür.

El yazılı vasiyetnameye baktığımızda;   tarih mutlaka ayrıntılı bir şekilde yazımalı ve vasiyetname sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. El yazılı vasiyetname , saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılabilir.

Sözlü vasiyetname; Günümüzde pek rastlanan bir vasiyetname örneği olmamakla beraber ; Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmi veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.  Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.  Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklar kendilerine beyan edilen son arzuları ayrıntılı bir şekilde mutlaka tarih belirterek hemen yazar ve imzalarlar.  Yazılan belge tanıklar tarafından  vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verilir ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hakime beyan ederler.

Mirasbırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen kurallara uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir. Açıkca belirtmek gerekirse  kanunun açık hükmüne göre; vasiyetçi  vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından  herzaman geri dönme imkanına sahiptir. 

 Değerli okurlar, bu haftalıkta bu kadar hepinize haktan ve hukuktan yana barış dolu bir hafta diliyorum.