Ana Sayfa | Sevim Özdemir

Medeni Kanun'da Kadın Hakları

sevim ozdemir


Sevim Özdemir

Değerli okurlar,  bu haftaki yazıma her ne olursa olsun  hukuka sahip çıkmak zorunda olduğumuzu hatırlatarak başlamak isterim. Bizler ne kadar çok hukukun farkında olursak hukukumuzu ve haklarımızı korumak bizim için bir o kadar kolay olur. Biz hukuka  ve adalete sahip çıktığımız sürece hiç kuşkusuz hukuk ve adalettte birgün bir şekilde bize sahip çıkacaktır. 

Bu haftanın önemine istinaden genel olarak  Medeni Kanunumuzdaki kadın haklarını çok kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum. 

 TÜRK MEDENİ KANUNU  Evlenme yaşından başlayıp , yasal yerleşim yeri, aile reisliği, boşanma davaları, aile konutu ve konut eşyası, yasal mal rejimi, velayet, vesayet, emeğin değerlendirilmesi, mülkiyet, miras ve çocuk hakları , evlilik birliği devam ederken kadınların çalışma durmuna kadar birçok konuyu düzenlemiştir. Ancak ben bu hafta özellikle kadın haklarına ilişkin olan düzenlemeleri çok kısaca açıklamak istiyorum. 

 

Türk Medeni Kanunun 159. MADDESİ evli kadınlara, ev dışında herhangi bir işte  çalışabilmek için kocalarından izin alma zorunluluğu getirmekteydi. Özellikle hukukçuların yürüttüğü çalışmalar sonunda  bu madde Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildi. Sonrasında Medeni Kanun’da yapılan değişiklik sonucunda , Eşlerden her birinin meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararını göz önünde tutacağı esasına dayalı olarak çalışabileceği yönünde bir iyileştirme getirildi. Yasanın bu şekliyle  yasallaşması  sonucunda   kadının izin alma durumu ortadan kaldırlmış oldu. 

Medeni Kanun’daki diğer bir düzenleme , mal rejimi konusundadır. Mal rejimini kısaca açıklayacak olursak; evlilik süresince malların nasıl tasarruf ve idare edileceğini  ayrıca  boşanma veya ayrılık durumunda bu malların eşler arasında nasıl paylaşılacağını ifade eder. Eski Medeni Kanuna göre evlilik sırasında geçerli olan kanuni mal rejimi "mal ayrılığı" iken, Yeni düzenlemede  "edinilmiş mallara katılma rejimi" kabul edilmiştir. Her eşin kendi adına kayıtlı mallara sahip olması esasına dayanan mal ayrılığı rejimi yerine, daha hakka ve adalete uygun yeni mal rejimine  gore;  evlilik birliğinin kurulmasından sonra her eşin karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerini yani edinilmiş malları evliliğin sona ermesi ile birlikte eşler eşit olarak paylaşmak durumunda kalacaklardır.

Eski MEDENİ  KANUNUMUZDAKİ başka bir düzenlemeyi de açıkcası sizlere hatırlatmak isterim.’’Evlilik birliğinin reisi kocadır. Koca ortak ikametgâhı seçer’’ Şimdi ki yasal düzenlemeye baktığımızda Eşler oturacakları konutu beraber seçerler. Evlilik birliğini eşler beraberce yürütürler. 

Değerli okurlar bu haftalıkta bu kadar, hepinizin Dünya  Kadınlar Gününü kutlar, haklarımızın menfaatlerimizin güvencesi olduğunu hatırlatmak isterim. Hepinize haktan ve hukuktan yana hepsinden önemlisi adaletten yana barış dolu bir hafta diliyorum.