Ana Sayfa | SİYASET

Süleyman Demirel'in dikkat çeken siyasi hayati

9. Cumhurbaşkanı Demirel vefat etti

Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı Demirel, gece yarısı 02.05'te hayatını kaybetti

Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı Demirel, Türkiye'nin en genç  genel müdürü, en genç başbakanı, İsmet İnönü ve Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en  uzun süre başbakanlık yapan siyasetçisi oldu.10 yıl 5 ay başbakanlık  koltuğunda oturan, altı dönem Isparta milletvekilliği yapan Demirel, 1980'den  sonra 7 yıl siyasetten yasaklandı. Altı kez kalktığı başbakanlık  koltuğuna yedi kez oturan ve hükümet kuran Demirel, 16 Mayıs 1993'te Türkiye  Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı seçildi. 65 yıllık eşi Nazmiye Demirel'i  27 Mayıs 2013'te kaybeden Demirel için, bu yıl Isparta'da Süleyman Demirel  Demokrasi ve Kalkınma Müzesi açıldı -9. Cumhurbaşkanı Demirel, bugün saat  02.05'te solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle, 91 yaşında  hayatını kaybetti. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in özel doktoru Aylin Cesur, Ankara'da Güven Hastanesi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Cesur, Demirel'in Memleketi olan Isparta - İslamköy’de eşinin yanında toprağa verileceğini ifade etti. 

Türkiye  Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yılı aşkın siyasi hayatında kendi deyimiyle  "altı kez gittiği başbakanlığa yedi kez gelen" parti lideri, Devlet Su İşleri'nin  "barajlar kralı" lakaplı inşaat mühendisi genel müdürü, Türk siyasetinin fötr  şapkalı "baba"sı Süleyman Demirel, 91 yaşında hayatını kaybetti. Süleyman Demirel, saat 02.05'te solunum yolu enfeksiyonu ve kalp  yetmezliği nedeniyle, tedavi olduğu Özel Ankara Güven Hastanesi'nde yaşamını  yitirdi. 

Demirel, Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de "Paşa Dayı"  Yahya Bey ile Ümmühan Hanım'ın ikinci çocuğu olarak 1 Kasım 1924 yılında doğdu.  İlköğrenimini 1930-35 yıllarında doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve  Afyon'da bitirdi. Afyon Lisesi'nden 1941 yılında mezun olan Demirel, daha sonraki  yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi adını alacak olan Mühendis Mektebi  sınavlarını kazandı. 

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden 1949'da mezun olan  Demirel, aynı yıl Elektrik İşleri Etüd İdaresinde göreve başladı. Sulama ve  elektrik konularında araştırma yapmak üzere ABD'ye gönderilen Demirel, yurda  dönmesinin ardından, kendisine "barajlar kralı" unvanını getirecek Devlet Su  İşleri'ne atandı. Barajlar Dairesi başkanlığından sonra 1955'te Devlet Su İşleri  Genel Müdürlüğü'ne getirilen Demirel, genel müdür olarak, çok sayıda baraj ve  sulama projesini hayata geçirdi. Eisenhower Vakfı'nın bursiyerini alarak bir kez  daha ABD'ye giden Demirel, askerlik görevi için 1960'ta genel müdürlükten  ayrıldı. 

27 Mayıs'tan sonra bir süre serbest mühendislik ve müteahhitlik yapan  Demirel, ODTÜ'de öğretim görevlisi olarak çalıştı. Boğaz Köprüsü'nün ilk  projesini hazırlayan ABD'nin uluslararası mühendislik ve müteahhitlik firması  Morrison Knudsen Inc.'in Türkiye temsilciliğini üstlenen Demirel, bu görevinden  dolayı bir dönem "Morrison Süleyman" olarak da anıldı. 

"Barajlar kralı" siyasete giriyor 

Siyasete 1962 yılında Adalet Partisi (AP) İdare Kurulu üyesi olarak  başlayan Demirel, iki yıl içinde, 28 Kasım 1964'te genel başkanlığa seçildi.  Kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 aylarında görev yapan koalisyon  hükumetinde Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olarak görev alan Demirel, 10  Ekim 1965'te gerçekleştirilen seçimlerde ilk kez milletvekili oldu. 

Seçimlerden birinci çıkan partinin lideri, Isparta milletvekili  Süleyman Demirel, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Başbakanı olarak hükümeti  oluşturdu. Demirel, 1969, 1970, 1975, 1977 ve 1979 yıllarında beş kez daha  hükümet kurdu. 12 Mart muhtırasından sonra "şapkasını alıp giden" Demirel, Adalet  Partisi 1973 seçimlerinden ikinci parti olarak çıkınca ana muhalefet lideri  olarak siyasi hayatına devam etti.  

Milli Selamet Partisi lideri Necmettin Erbakan ve Milliyetçi Hareket  Partisi lideri Alparslan Türkeş ile 1975'te birinci Milliyetçi Cephe hükümetini  kuran Demirel, 1977 yılında Erbakan ve Türkeş ile ikinci Milliyetçi Cephe  hükümetini oluşturdu. 1979 seçimlerinden sonra MSP ve MHP'nin desteklediği  azınlık hükümetinin başında olan Demirel, 12 Eylül darbesiyle siyaset sahnesinden  çekilmek zorunda kaldı. 

Partisi faaliyetten men edilen Demirel, 13 Eylül-11 Ekim tarihlerinde  Hamzakoy'da zorunlu ikamete gitti. 1982 Anayasası ile siyaset yapması 10 yıl  yasaklanan Demirel, kapatılan Adalet Partisi'nin eski yöneticileriyle bağlarını  koparmadı. Siyasi partilerin kurulmasına verilen iznin ardından Demirel ile  yakınlığı bilinen siyasetçiler ve bazı eski AP yöneticilerince kurulan Büyük  Türkiye Partisi, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla "AP'nin devamı olduğu"  gerekçesiyle kapatıldı. Demirel, siyaset yasağını çiğnediği gerekçesiyle  Çanakkale Zincirbozan'da yine zorunlu ikamete alındı. "Zincirbozan" günleri,  2007'de, Demirel'in de galasına katıldığı filme konu oldu. 

Yedi kez hükümet kurdu 

Demirel'in siyasi yasağı 1987 yılında yapılan referandumla kaldırıldı.  Doğru Yol Partisi'nin genel başkanlığını 24 Eylül 1987'de Hüsamettin Cindoruk'tan  devralan Demirel, 29 Kasım 1987'deki genel seçimlerde yeniden Isparta  milletvekili oldu. DYP, 1991'de yapılan genel seçimlerden birinci parti olarak  çıkınca, kendi başkanlığında DYP-SHP koalisyonu kuruldu. Yedinci kez hükümet  kuran Demirel, 49. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin başbakanı olarak 20 Kasım  1991'den 16 Mayıs1993'e kadar görev yaptı. 

Süleyman Demirel, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Nisan 1993'teki  ölümünün ardından 16 Mayıs 1993'te, TBMM tarafından Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı  seçildi. 

Cumhurbaşkanlığı 

Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Demirel, 7 yıllık görev süresinde Çankaya  Köşkü'nde sayısız kabul gerçekleştirdi, 125 ülkeye gitti, yabancı devlet  başkanlarını Türkiye'de ağırladı, çok sayıda ili ziyaret etti. 

Görevi 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e devretmeden düzenlediği  basın toplantısında Demirel, yaşamını "50 yılı aşkın kamu hizmetim, 35 yıllık  siyaset hayatım, 7 yıllık Cumhurbaşkanlığım boyunca büyük Türkiye hedefi,  demokrasinin ve anayasal kurumların güçlenmesi, demokratik kuralların işlemesi  için mücadele ettim" sözleriyle özetledi. 

Demirel, kendi ifadeleriyle "Atatürk'ün mekanında yedi yıldır tuttuğu  demokratik cumhuriyet nöbeti" sırasında Çankaya'nın halkın evi olduğunu,  kapıların toplumun tüm kesimlerine açık tutulduğunu belirtti. Anayasa'nın verdiği  bütün görevleri yerine getirdiğini ve yetkileri kullandığını, bunu yaparken kesin  bir tarafsızlık içinde hareket ettiğini anlatan Demirel, Anayasa'dan, demokratik  ve laik cumhuriyetten yana taraf olduğunu vurguladı. 

28 Şubat süreci 

Türk siyasi tarihine "post modern" darbe olarak geçen 28 Şubat  sürecinde cumhurbaşkanı olan Demirel, başkanlık ettiği Milli Güvenlik Kurulu  toplantısıyla da siyasi hafızada yer etti. Demirel, 28 Şubat sürecine ilişkin,  "Hükümet alaşağı mı edilmiş? Siyasi partiler mi kapatılmış? Hükümet bir süre  sonra istifa etmiş. Anayasaya göre yenisi kurulmuş. Buna darbe denilmez''  şeklinde değerlendirmede bulunmuştu.  

28 Şubat Davası kapsamında beyanının alınması için Ağustos 2014'te  davetiye çıkarılan Demirel, Ekim 2014'te avukatı aracılığıyla tanıklık  yapmayacağını mahkemeye bildirmişti.  

Demirel'in, bir televizyon programında da başörtüsüyle ilgili bir soru  üzerine çeşitli değerlendirmelerde bulunmuştu. Demirel, kamuoyunda büyük tepki  çeken açıklamasında, şu ifadeleri kullanmıştı: 

"Üniversiteye başı kapalı giremezsiniz. Anayasa Mahkemesi koymuş,  Danıştay koymuş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi koymuş. Başı bağlı olarak  okutulan yerlere git. Arabistan'da filan vardır, oralara git." 

Birlikte 65 yıl geçirdiler 

Süleyman Demirel kadar, her daim yanında yer alan eşi Nazmiye Demirel  de Türk siyasi hayatının önemli simaları arasında yer aldı. 

Demirel çifti, 12 Mart 1948 evlendi ve Nazmiye Demirel'in 27 Mayıs  2013'teki vefatına kadar hiç ayrılmadı. Nazmiye Demirel'in geçirdiği ateşli  hastalığın yanlış tedavisi sonucu çocuk sahibi olamayan Demirel çifti, hayatı  paylaşarak 65 yıl geçirdi.  

Süleyman Demirel, siyaset hayatının inişli çıkışla zamanlarında  kendisine hep destek olan, 86 yaşında kaybettiği eşi için, vefatının hemen  ardından, "Siyasetçilerin arkasında olmak kolay bir şey değildir. Nazmiye Hanım  benim arkamda hep metanetle durmuştur. Gördüğüm hizmete karışmamış ama bana  destek vermiştir. Onun için huzurunuzda kendisine şükranlarımı söylüyorum. Biz  aslında bir elmanın iki yarısıyız. Kalan yarısı benim, giden yarısı Nazmiye  Hanım'dır" sözleriyle minnetini dile getirmişti. 

Çocukluk yıllarında çobanlık yaptığı için "Çoban Sülü" olarak da  anılan "Türkiye'nin babası" Demirel, 50'den fazla üniversiteden fahri doktora  aldı, yabancı ülkelerin devlet nişanlarına layık görüldü. Memleketi Isparta'da  adını taşıyan Süleyman Demirel Üniversitesi kuruldu, Isparta'daki havalimanına ve  Türkiye'nin farklı yerlerindeki pek çok okula adı verildi. 

Demirel, Türkiye'nin en genç genel müdürü, en genç başbakanı, İsmet  İnönü ve Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en uzun süre başbakanlık yapan  siyasetçisi oldu. Demirel, altı dönem Isparta milletvekilliği yaptı, yedi yıl  yasaklı kaldı, yedi kez hükümet kurdu. 

Şapkası ve üslubu akıllarda yer etti 

Türk siyasetinde "Binaenaleyh" denildiğinde akla gelen tek isim  Süleyman Demirel oldu. Kimseye kaptırmadığı şapkası ve fotoğraf karelerine de  yansıyan "kaptırmama mücadelesi" ile Demirel, Türk siyasi tarihine unutulmaz bir  simgeyle kazındı. Demirel şapkanın demokraside bir simge haline geldiğini  söyleyerek, "Şapka benim değil milletin şimdi" değerlendirmesini de yaptı.  

Süleyman Demirel, "Bir takım yürüyüşler oluyor diye asabınız  bozulmasın, yürümekle sokaklar eskimez", "Memlekette benzin vardı da biz mi  içtik", "Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz", "GAP'ı gaptırmam",  "Elektriğin komünisti olur mu", "Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü  de değildir, binanaleyh Ege bir göl değildir", "Dün dündür, bugün bugündür"  sözleriyle de hafızalarda yer etti. 

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, 1949 yılında başladığı memurluk  görevinden, cumhurbaşkanlığının sona erdiği döneme kadar geçen sürede okuduğu  kitaplar, fotoğrafları ve kullandığı eşyalar, İslamköy'de geçen yıl açılan  Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi'nde sergileniyor. 

Süleyman Demirel vefat etti 


Cumhurbaşkanı Erdoğan Ortadoğu'nun en güçlü ülkesi Türkiye'dir dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ı bazı söylemleri nedeniyle eleştirirken Ortadoğu'nun en güçlü ülkesinin Türkiye olduğunu dile getirdi

Başbakan Yıldırım milletimiz mücadeleyi inşallah evet oyuyla taçlandıracak dedi

Başbakan Binali Yıldırım Anayasa Değişikliği Kanunu'na dair halka çağrıda bulundu

Dışişleri Bakanlığı'ndan o rapora büyük tepki

Dışişleri Bakanlığı AB üyesi istihbaratçılarından oluşan bir kurulun 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili hazırladığı rapora sert tepki gösterdi.