Ana Sayfa | SİYASET

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 'Hiçbir milletvekilini kimseye yedirmeyiz'

kemal kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Eren Erdem'le ilgili eleştirilere de sert yanıt verdi. Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, "Türkiye üzerinden kimyasal silahların Suriye'ye gönderilmesini dile getirdi diye Eren Erdem bir numaralı düşman ilan edildi. Üzerine herkes konuşuyor. Hiçbir milletvekilimizi kimseye yedirmeyiz. Bizim milletvekillerimiz namuslu insanlardır, ağızlarından çıkanı bilirler" dedi.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;

Daha güzel, yaşanabilir, barış içinde, gelişen, işsizliğin olmadığı, bütün komşularıyla dost olan bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Bütün grup toplantılarımızın temel amacı da bu düşünceler üzerine inşa edilmiştir. CHP grubu Türkiye'nin sorunlarına çözüm üreten bir parti.

"DİLEK DOĞAN'IN NASIL ÖLDÜRÜLDÜĞÜNE TANIK OLDUK"

Geçtiğimiz gün sosyal medyaya gazetelerin internet sayfalarına kısa bir kamera kaydı düştü. Bir çocuğumuzun nasıl öldürüldüğüne tanık olduk. Dilek Doğan'ın nasıl öldürüldüğüne tanık olduk. Aile perişan vaziyette. Annenin tek savunması elindeki terlik. Terliği polise atıyor. Polis kardeşlerime her zaman söyledim. Sizler bizim vazgeçilmezimizsiniz. Sizleri seviyorum. Sizler bu toplumun bireylerisiniz. İçimizden biri bir haksızlık yapıyorsa o haksızlığı siz öne çıkarın ki toplumun size olan saygısı daha da artsın. Sizin sorunlarınızı miting meydanlarında en çok dile getiren genel başkan benim. Terörle mücadele ediyorsunuz, yakınlarınız kaygı taşıyor. Eğer bir arkadaşınız haksızlık yaparsa o haksızlığı sakın gizlemeyin. Başka bir lider böyle konuşur mu bilmem ama ben vatandaşlarım arasında hiçbir ayrım yapmadım yapmayacağım.

"GAZETECİ ARKADAŞLARIMA SESLENİYORUM..."

Eğer medyaya baskı uygulansaydı bu haber de yayınlanmazdı. Belki de Dilek Doğan haberini yapan gazeteci arkadaşımız da hapise atılacak. Ama gazeteci arkadaşlarımıza sesleniyorum, sizler bizlere doğruları aktardığınız sürece ister hapiste olun isterseniz dışarda olun siz bizim başımızın tacısınız.

"ERDEM, AHLAK DİYECEKSİNİZ..."

Erdem, ahlak diyeceksiniz, medya özgürlüğü kırmızı çizgimiz diyeceksiniz, medyaya saldıan bir kişi Bakan Yardımcısı atayacaksınız. Hangi erdemden söz ediyorsunuz? Erdem diyeceksin ahlak diyeceksin, erdemden ve ahlaktan yeterince nasibini alamamış kişiyi bakan yardımcısı yapacaksın.

"DOĞU'DAKİ MANZARALAR BİZE SURİYE'Yİ HATIRLATIYOR"

Doğu, güneydoğudaki manzaralara Suriye'yi hatırlatıyor bize. Teröre karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Bunun hukuk içinde yapılması lazım. İller ve ilçeler silah deposuna dönüştürülürken bu ülkenin başındak kim vardı? 2002'de 0 sorunla aldığınız güneydoğuda ve doğuda neler oluyor? İlçe başkanlarımızla görüştük. Bir ilçe başkanımız gözyaşlarını tutamadı. Kızını okula gönderemiyor. Bu tabloyu Türkiye'nin önüne koyanlar kimler? Çözüm süreci diyen, PKK bizi kandırdı diyenler kimler? Bedel ödeyenler kim güvenlik görevlilerimiz. Kahramanlar kim silah deposuna dönüştürenler. Bunun hesabının sorulması gerek. Bölgedeki vatandaş perişan halde. Durumu iyi olanlar bölgeden kaçıyor. Fabrikalar kapanıyor. Yatırımlar durdu.

"TÜRKİYE NASIL BU HALE GELDİ?"

GÖÇ-DER diye bir dernek var. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen il ve ilçelerden 200 bin kişi göç etti. Kars'tan gelip Sur'da iş yapan bir kişi her şeyini kaybetmiş. Yazık günah değil mi? Türkiye bu hale nasıl geldi? Sevgili vatandaşım sen hiç düşünmeyecek misin? 14 yıldır bu ülkeyi yönetiyorlar, bu vebali kim çekecek? Bu soruyu vicdanına sor.

Bir KOBİ'nin aktardıkları: "30 yıllık esnafım. Bu zamana kadar yalancı olmadık, bundan sonra olacağız. Borçlarımızı ödeyemez durumdayız. Sorunlarımızı aktarmak istedik ama bizle görüşmüyorlar." Niye görüşsünler, siz onların gözünde vatandaş değilsiniz ki? "Şimdiye kadar düzgün ticaret yapıyorduk. Şimdi çaresisiz. Sur içi Türkiye'nin kalbi, bölgenin beynidir. Buradan Türkiye'ye etek üreten tek firmayız. Tüm bölgelere etek üretiyoruz. Çamaşır üretiyoruz. 30-40 bin liralık kaybımızı değil, haysiyetimizi düşünüyoruz. Bugüne kadar kimseye borçlanmadık, şimdi borçlarımızı düşünüyoruz. Kimsenin ekonomik anlamda sıkıntısı yok, sıkıntı içinde olan biziz." Siz Kırklar Meclisi kurdunuz randevu istediniz, onlar vermedi. Sizin bize oy vermediğinizi biliyoruz, ama biz sizin ayağınıza heyet gönderdik. Kendisi sorun olan bir siyasal iktidar ülkenin sorunlarını çözemez.

"ÜLKE SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜRÜLÜRKEN ÜLKENİN BAŞINDA KİMLER VARDI?"

Teröre karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Teröre karşı devlet mücadele etmelidir. Devlet teröristleri etkisiz haline getirmeli midir, evet. 78 milyon vatandaşın şu soruyu sormasını istiyorum; İller ve ilçeler silah deposuna dönüştürülürken bu ülkenin başında kimler vardı?

"TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI TAM BİR FİYASKO"

Kendisi sorunlu olan bir siyasi iktidar ülkenin sorunlarını çözemez. Ülkenin sorunlarını çözmek kin işi, öfke işi değildir. Biz Türkiye'nin sorunlarını en iyi bilen partiyiz. Her sonuna çözüm üreten bir partiyiz.

"TÜRKİYE ULTİMATOM ALACAK BİR ÜLKE MİDİR?"

Dış politika tam bir fiyasko. Gençlere bir soru sordum, "AK Parti'nin dış politikası nedir?" dedim. Vardı, komşularla sıfır sorundu. Evet şimdi komşumuz kalmadı. Hata üstüne hata yapıyoruz. Musul'a asker gönderdik, sanki Trabzon'a asker gönderdik. İzin aldın mı? Almadın, neden "Biz büyük ülkeyiz." 4 Aralık'ta kahraman gibi geziyorlar, bir gün sonra Irak Başbakanı çekilmenizi istiyor. 6 Aralık'ta Türkiye'ye 48 saat süre tanıyoruz diyor. Türkiye ültimatom alacak bir ülke midir? Hangi bilgi, birikimle bunu yapıorsunuz. 7 Aralık'ta Dışişleri Bakanı "Davet üzerine gittik" diyor. 10 Aralık, durum kritik, müsteşarları Irak'a gönderiyorlar. Davutoğlu yine açıklama yapıyor "Geri çekilmek söz konusu değil." 11 Aralık bu sefer abisi Erdoğan konuşuyor, "Davete icabet ettik." 14 Aralık birliklerin bir kısmı tıpış tıpış geri çekildi. 15 Aralık Numan Kurtulmuş "Geri çekilmedik" diyor. 16 Aralık ABD "Tüm güçlerinizi geri çekin" diyor. Bizimkiler esas duruşta. 19 Aralık, Davutoğlu DEİK'te konuşuyor "Askeri varlığımız sürecek" diyor. Şu hikmete bakın yine cumartesi günü Dışişleri Bakanlığı "Geri çekileceğiz" diyor. Bunlar devlet mi yönetiyor? Bakkal bile daha iyi yönetir.

"PUTİN BİLSİN Kİ HİÇBİR TEHDİDE BOYUN EĞMEYİZ"

Gittikçe karışan bir Suriye var. Putin açıkça Türkiye'yi tehdit etti ve ben bu tehdide en sert cevabı veren liderlerden biriyim. "Senin uçağın uçamaz, uçtuğunda da ben vuracağım" diyor. Türkiye'yi bu hale kim getirdi? Yazık günah değil mi? Durduk yere neden bütün komşuları Türkiye'nin başına bela haline getirdin. Tehdit ediyorlar, gıkın dahi çıkmıyor. Biz hiçbir tehdide boyun eğmeyecek bir ülkeyiz. Bunu herkesin de Putin'in de bilmesi lazım.

"HİÇBİR MİLLETVEKİLİMİZİ KİMSEYE YEDİRMEYİZ"

Türkiye üzerinden kimyasal silahların Suriye'ye gönderilmesini dile getirdi diye Eren Erdem bir numaralı düşman ilan edildi. Üzerine herkes konuşuyor. Hiçbir milletvekilimizi kimseye yedirmeyiz. Bizim milletvekillerimiz namuslu insanlardır, ağızlarından çıkanı bilirler. Belge olmadan konuşmazlar. Tam bir yavuz hırsız misali, bir yerlere saldırıp buradan çıkabilir miyim diye. Senin o bataklıktan çıkacak bilgin de erdemin de yok bunu herkes bilsin.

"BU MİLLETVEKİLİ NE YAPSIN?"

28 Şubat 2013 Adana polisine bir ihbar geliyor. Buradan kimyasal ürünler Suudi Arabistan'a gidecek deniyor. Poliste operasyon yapıyor. Yüzlerce sayfa ifade alıyor. Bunların başında Haytam Kasap var, El Kaide örgütüne üyeliğiyle bilinen birisi. Olayları organize eden birisi. Olaylar soruşturuluyor ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesi hazırlıyor. 190 sayfalık iddianame hazırlıyor. İddianame hazırlandıktan sonra sayın Eren Erdem milletvekili olduktan sonra bir açıklama yapıyor ve Batı'dan gelen kimyasal ürünlerin Türkiye üzerinden gönderildiğini söylüyor. Eren Erdem, 10 Aralık 2015'te kürsüye çıkıp bunu tekrar dile getiriyor. Davutoğlu'na da soru önergesi getiriyor. Ne yapsın bu milletvekili, sizin kirli işlerinizi ortaya dökmemek için mi oturup görev yapsın.

"NEREDE PAZARLANIYOR BU NAMUS VE ŞEREF?"

Nasıl birisin? Ana muhalefeti suçluyorsun. Yahu sen geldin Meclis'e namusun ve şerefin üzerine yemin ettin tarafsız davranacağım diye. Erdoğan'a soruyorum bu namus ve şeref kavramı nerede satılıyor acaba? Nerede pazarlanıyor bu namus ve şeref? Bir ülkenin Cumhurbaşkanı namus ve şerefine sahip çıkmazsa kim çıkacak? Tarafsızlığını bozduğun her dönemde ben namus ve şeref kavramını hatırlatacağım ve bu iki kavramı ben sana öğreteceğim.


1 haftadır açlık grevinde olan Celal Kılıçdaroğlu, 'CHP'den tehdit alıyorum'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu 1 haftadır açlık grevinde olduğunu açıkladı

Başbakan Yıldırım anayasa değişikliğiyle ilgili tarih verdi

Başbakan Binali Yıldırım, sınırlı anayasa değişikliğine dair önemli açıklama yaptı

CHP lideri, Cumhuriyet’in kuruluşu el kaldırıp indirmeyle olmadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlık sistemi ve Euro'nun her geçen gün yükselişi hakkında açıklama yaptı