Ana Sayfa | SİYASET

Ermeni Soykırımı İddiaları Londra’da Çürütüldü


Panelde Onur Öymen konuyu tarihi bir bakış açısıyla anlatırken, İsmail Pamuk ise hukuki açıdan değerlendirdi. Yoğun ilgi gösterilen panel, özellikle de soru-cevap kısmıyla oldukça canlı geçti.

Avrupa Ajansı (AVA) Londra-Eski NATO Elçisi ve CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Dr. Onur Öymen ile Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Pamuk, Dr. Mustafa Ataç moderatörlüğünde “Ermenistan-Türkiye İlişkilerinde Son Gelişmeler ve Güncel Meseleler”i tartıştı. İngiltere Türk Dernekleri Federasyonu’nun düzenlemiş olduğu panel, 18 Nisan Pazartesi günü Kings College’da gerçekleştirildi. Panelde Onur Öymen konuyu tarihi bir bakış açısıyla anlatırken, İsmail Pamuk ise hukuki açıdan değerlendirdi. Yoğun ilgi gösterilen panel, özellikle de soru-cevap kısmıyla oldukça canlı geçti. Paneli ve konuyu özetleyen cümle de, kendisine gelen bir soru üzerine Onur Öymen’den geldi: “Türkler üç şeyde çok iyi: güreş, futbol ve kendini eleştirmek! Sürekli kendimizi eleştiriyoruz, bu bazen iyi ama bazen de kötü olabiliyor. İçerde ya da dışarda, iki Türk bir araya geldi mi hemen fikir ayrılığı yaşıyor. Ermeni meselesi gibi ciddi konularda, kamuoyunun ve yurtdışında yaşayanların diğer farklılıklarını bir kenara bırakıp olarak ortak bir dil geliştirmesi gerekiyor.”

 

 

“Soykırım Reddini Suçlaştırmak İfade Özgürlüğüne ve Demokrasiye Aykırı”

 

 

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Pamuk, konuya bir hukukçu perspektifinden yaklaştı ve yakın zamanda alınmış önemli mahkeme kararlarını dinleyiciyle buluşturdu. Kamuoyunun yakından bildiği ve takip ettiği AİHM’nin Doğu Perinçek lehine kararına gelene kadar, 2007 yılından başlayarak İspanyol ve Fransız Anayasa Mahkemeleri’nin konuyla ilgili vermiş olduğu kararları hukuki ve demokratik açıdan değerlendirdi. Pamuk’a göre, bu ülkelerin yasa yapıcıları soykırım reddini suçlaştırma ve buna karşı gelenlerin soykırımı meşrulaştırdığını iddia etme eğilimindedir. Bu ise ifade özgürlüğü açısından değerlendirildiğinde asla kabul edilemeyecek bir tutumdur. Bu ülkelerin yasama organları, seçimle başa geldikleri varsayımıyla kendi anayasalarını ve demokrasiyi çiğneyemezler. Halk oyuyla seçilmiş olmaları onlara sınırsız bir iktidar alanı yaratmaz, anayasalarına bağlı kalmak ve ifade özgürlüğüne saygı duymak durumundadırlar. Nitekim Fransız Anayasa Mahkemesi de 2016 yılında vermiş olduğu kararla, kendisinden önce AİHM’nin vermiş olduğu Perinçek kararını tanımış oldu ve Ermeni soykırımının, Yahudi soykırım yasasından ayrıt edilmesi gerektiğini, aralarında önemli fark olduğunu belirtti.  

 

 

“Bu Mesele Siyasilerin Değil, Tarihçilerin Meselesidir”

 

 

Eski NATO Elçisi ve CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Dr. Onur Öymen, konuya tarihi bir bakış açısıyla yaklaştı ve özellikle de yabancı yazarlara referans vererek konuştu. Bunlardan ilki Pierre Loti’ydi. 20. Yüzyılın başında kaleme almış olduğu “Ermenistan'daki Katliamlar ve Türkler” adlı kitabın Türkçe’ye yeni çevrilmiş olmasından duyduğu üzüntüyü paylaşan Öymen, Pierre Loti’nin Türkiye üzerine başka kitapları olduğunu da belirtti. Bir deniz memuru olarak Osmanlı’da yaşayan ve Türk dostu olmasıyla bilinen Fransız Pierre Loti, çağının en etkili yazarlarından birisiydi. Avrupa’ya ve kendi ülkesine, her şeyde Türkleri suçladıkları, Türklerin kurban olduğu olayların sorumluluğunu bile Türklere yıktıkları konusunda eleştiriler yöneltmekteydi. Ne yazık ki kitabında Ermenilere getirmiş olduğu eleştiriler de zamanında sansürlenmişti ve bugün bile okunamıyor. Fakat Pierre Loti 1896’da yaşanan, Ermenilerin Osmanlı Bankası’na saldırısı, kamu alanlarının tahribi ve 18 saat süren korkuyu yazmıştı.

 

 

Öymen’in referans verdiği bir diğer isim ise ABD’li tarih profesörü Justin McCharty’ydi. McCharty, yalnızca Avrupa’da değil ABD’de de kamuoyu ve ana akım medyada Ermeni meselesinde Türkleri suçlayan bir bakış açısının hakim olduğunu söylüyordu. Ermenistan’da Ermenistan’ı suçlayan veya en azından kendi yazmış olduğu kitaplar gibi tarihi ve tarafsız yayınların bulunmadığını söyleyen McCharty, bunun Türkiye’de tam tersi olduğunu, Türkiye’yi suçlayan yayınların ağırlıkta olduğunu savunuyordu. Öymen de Fransa’da girdiği bir kitapçıdaki anısını paylaştı. Ermenistan’la ilgili 30 kitabın 29’u Ermeni Soykırımının varlığını savunan kitaplarken, sadece birisi farklıydı; ama o da bir yemek kitabıydı!

 

 

Mehmet Perinçek’in Rus arşivlerinden 150 belgeyle yazdığı kitaba da referans veren Öymen, yabancı kaynaklara bakıldığında tarihi gerçekliğin çok rahat görülebileceğini dile getirdi. 300.000 Ermeni’nin dönemin olaylarında öldürüldüğü, 300.000’inin ulaşım ve hastalık sebebiyle öldüğü ama yarım milyon Türk’ün de aynı şekilde öldürüldüğünün altını çizen Öymen, Türkler için en ufak bir sempati kırıntısının bile uluslararası toplumda olmadığından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Ermenilerin Osmanlı’da yaşarken ayrımcılığa uğramadığını, tam tersi ayrıcalıklı konumda olduklarını söyleyen Öymen, bakanlıkların, elçiliklerin, memurlukların, ticaretin, ihracatın, esnaflığın Ermeni ağırlıklı olduğunu rakamlarla belirtti. 

 

 

Meselenin tarihi değil, siyasi bir hale getirildiğini söyleyen Öymen, Ermenistan’ın bunu diğer siyasi gündemlerini gizlemek amacıyla yaptığını söyledi. Örnek olarak Hocalı Katliamı, Karabağ işgalini ve ASALA terör örgütünün katlettiği Türk diplomatları verdi. Kimsenin bunları konuşmadığını, çünkü Ermenistan’ın bunların konuşulmasını istemediğini ve bunun için siyasi gündemi soykırım iddialarıyla meşgul ettiğini söyledi.  Meselenin esasında siyasi değil, tarihi olduğunu belirten Öymen, bu işi ancak tarihçilerin bir araya gelip çözebileceğini, Türkiye’den böyle bir talep ve arşivleri açma teklifi olduğunu ama Ermenistan’ın buna yanaşmadığını da dile getirdi. 


Flaş AK Parti ile MHP anayasa metninde uzlaştı

CNN Türk Ankara temsilcisi Hande Fırat tarafından yapılan duyuruya göre MHP ve AKP yeni anayasa metninde uzlaştı

Sırrı Süreyya Önder’in 40 yıla kadar hapsi isteniyor

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder hakkında 40 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı

CHP Tunceli İl Yönetim Kurulunda istifa şoku

CHP Tunceli İl Yönetim Kurulu’nun asil ve yedek üyeleri görevinden istifa ettiklerini duyurdu