Ana Sayfa | SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB'ye tepki, "Sen bulunmaz hint kumaşı değilsin"


7. Boğaziçi Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AP'deki karar hakkında açıklama yaptı. Erdoğan, "53 yıldır bu milleti kapısında bekleten bir AB var. Sen bulunmaz hint kumaşı değilsin" dedi.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen "Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi" başladı. Üç gün sürecek etkinlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan' Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere yerli ve yabancı çok sayıda konuk katılım sağladı. Zirvenin açılışına eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci, UİP Global Danışmanlar Kurulu Başkanı Egemen Bağış da katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Four Seasons Bosphorus Otel'de "Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi"nde konuşma yaptı. Erdoğan'ın konuşmasından dikkat çeken bölümler şöyle;

"GELİŞMİŞ ÜLKELER TIKANIKLIĞI AŞAMIYOR"

 Gelişmiş ülkeler büyüme konusunda yaşadıkları tıkanıklığı aşamıyorlar. Çünkü teşhisleri yanlış olduğu için tedaviyi de başka yerde arıyorlar. Ekonominin doğası talep üzerine kuruludur. Talebi ne robotlar ne de finansal araçlar üretir. Talebi sadece insanlar ortaya çıkarır. Demek ki sürdürülebilir büyümenin yolu insandan, daha doğrusu insanların huzur ve refah içinde yaşama imkanlarını genişletmekten geçiyor. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde ticarette ve savaşta kazananı belirleyecek olan teknolojik üstünlükle birlikte yine insandır, biziz. Nüfus artışı olmadan, üretimi ve yatırımı destekleyen finansal sistem tesis edilmeden, her alanda adaleti esas alan bir anlayış benimsenmeden sağlıklı bir küresel gelecek inşa edilemez. Bu mücadelede teknoloji yasaklanamayacağına göre buna uyum sağlayacak yöntemler geliştirmek en doğru yoldur. İnsani değerler yitirilmeden iktisadi faaliyetleri geliştirmenin yollarını aramalıyız. Bunu da mirasçısı olduğumuz kadim medeniyet sınırları içinde yapmalıyız. Aksi takdirde yolumuzu da yönümüzü de kaybederiz. Gelişmiş ülkelerin şu anda yaşadıkları sorunlara daha ağır şekilde maruz kalmamak için özgünlüğümüzü ve özgürlüğümüzü muhafaza etmeliyiz.

"İSLAM DÜŞMANLIĞI YÜKSELMEYE BAŞLADI"

Yabancı ve İslam düşmanlığı dalgasının yükselmeye başladığı 2001 yılından beri sadece Almanya'da camilere ve Müslümanlara yönelik 416 saldırı gerçekleşmiştir. Bu saldırıların 46 tanesi de bu yılın ilk 9 ayında yaşandı. Almanya'da yaşayan vatandaşlarımız, bu saldırılara en fazla muhatap olan ve mağduriyet yaşayan kesimi oluşturuyor. Bu nefret saldırıları giderek güçlenen politik desteğin de etkisiyle artarak sürecektir. Diğer taraftan, bugün göçmenlere karşı yürütülen kampanyaların bir süre sonra yine Batılı toplumların refahlarına tehdit olarak gördükleri robotlara karşı yapılması kimseyi şaşırtmayacaktır. Bu durum şunu gösteriyor; İnsanı odağa koyan teknolojilere yönelmeden, refahı arttırırken yoksulluğu azaltan gelişmelerin önünü açmadan demokrasiler ayakta kalamaz.

"AB DEFTERİNİ HENÜZ KAPATMIŞ DEĞİLİZ"

53 yıldır bu milleti kapısında bekleten bir AB var. Sen bulunmaz hint kumaşı değilsin. Biz 53 yıldır devam ediyoruz sizsiz. Birçok ülkeye böyle baskı yaptınız, ne yaptınız bitirebildiniz mi? Türkiye'yi de bitiremezsiniz. Bugün çalıştığımızın iki katı çalışırız, üç katı çalışırız, evelallah dünyayı dolaşırken daha fazla dolaşırız ve yine asla boyun eğmeyiz. Bize öyle ideolojik dayatmalarla boyun eğdirmeye çalışanlar kusura bakmasınlar, Türkiye o ülkelerden bir ülke değil. Siz 100 kişi, 200 kişi, 300 mülteciye bakamazken bu ülke şu anda kendi sermayesinden, cebinden 3 milyon mülteciyi evelallah barındırıyor, bakıyor, her şey ortada. Avrupa Parlamentosu'nun son kararı, yıllardır zaten yaşadığımız bu gerçeğin bizzat kendileri tarafından ikrarıdır. Türkiye'nin AB tarafından bu şekilde tahkir edilmesi elbette bizi üzmüştür. Buna rağmen şu anda, bak şu anda diyorum, AB defterini henüz kapatmış değiliz. Ama karşımızdaki fotoğraf şimdilik bu konuda olumlu yönde beklentilere kapılmamıza izin vermiyor. Fakat şunu da hiç kimse unutmasın; Türkiye'nin önünde daima çok fazla alternatif mevcuttur ve bu alternatiflerden herhangi birisini değerlendirmek suretiyle biz yolumuza devam ederiz. Burada şu anda ifade etmeyi doğru bulmuyorum ama biz tabii bu alternatiflerle de görüşmelerimizi devam ettiriyoruz.


CHP anayasa değişikliğinin iptali için mahkemeye başvuracak

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, anayasa değişikliğinin onaylanması halinde iptali için saatler içinde başvuracaklarını duyurdu

Meclis Genel Kurulundaki çalışmalara o tarihe kadar ara verildi

TBMM Genel Kurulunun çalışmalarına 7 Şubat 2017 tarihine kadar ara verildi

MHP lideri Bahçeli'den referandum açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli referandum hakkında önemli açıklama yaptı