Ana Sayfa | SİYASET Dünya

AİHM kararlarını dikkate alarak Alevi vatandaşlarımızın sıkıntılarını çözeceğiz

AİHM Türkiye Kararı

AİHM Türkiye Kararı, Ülkemiz, Alevi vatandaşlarımızın yaşadıkları sıkıntıları ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmakta tereddüt etmemektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 26 Nisan 2016 tarihinde İzzettin Doğan ve Diğerleri-Türkiye davasında, Alevilere, inanışları yönünde dini kamu hizmetinin sağlanmamasının, din özgürlüğü hakkının ihlali anlamına geldiğine karar verdi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu verilen kararla ilgili “AİHM kararlarını her daim üstün tutan ve gözeten ülkemiz, Alevi vatandaşlarımızın yaşadıkları sıkıntıları ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmakta tereddüt etmemektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Mustafa Yeneroğlu, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi, 26 Nisan 2016 Salı günü İzzettin Doğan ve Diğerleri-Türkiye davasında, Alevi inanç ve kültür geleneğine sahip başvuruculara, inanışları yönünde dini kamu hizmetinin sağlanmamasının, başvurucuların din özgürlüğü hakkının ihlali anlamına geldiğine karar vermiş ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü başlıklı 9’uncu maddesinin ve 9’uncu madde ile beraber Ayrımcılık Yasağı başlıklı 14’üncü maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Kararda özetle, Alevilerin farklı bir muameleye tabi tutulmasının nesnel ve makul gerekçelere dayanmadığı, devletin Alevi topluluğuna, inanç ve geleneksel uygulamalarına ve ibadethanelerine yönelik tutumunun ve bakışının tarafsızlık ve yansızlık göreviyle çeliştiği ve bu konudaki takdir payını aştığı belirtilmiştir. AİHM, daha önce de cemevlerinin ibadethane statüsü kazanması ile ilgili Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı-Türkiye kararında da AİHS’nin 9’uncu maddesinin ve bu madde ile beraber 14’üncü maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

 

 TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu 

 

 

Verilen bu ihlal kararları ışığında, Avrupa Konseyi’nin bir üyesi olan ve uluslararası insan hakları hukuku kuralları ile AİHM kararlarını her daim üstün tutan ve gözeten ülkemiz, Alevi vatandaşlarımızın karşılaştığı zorluklar ve yaşadığı sıkıntıları ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmakta tereddüt etmemektedir. Ne yazık ki ülkemizde dini, mezhebi, etnik kökeni sebebiyle toplumun tüm kesimleri, geçmiş dönemlerde yaşanan sosyal travmalar neticesinde horlanmış, mağduriyet yaşamış ve sorunlarını dile getirmekte dahi zorlanmışlardır. Bu sorunları aşma maksadıyla, AK Parti Hükümetleri döneminde geçmişte görülen inkâr ve dışlama politikalarına geçit verilmemiş, vatandaşlarımız arasında hiç kimsenin kendisini yabancı hissetmemesi, devlet ile millet arasında kaynaşmanın sağlanması için cesur adımlar atılmıştır.

 

Bu süreçte, Alevi vatandaşlarımızın sorunlarının görüşülmesine platformlar sunulmuş, sorunları ilk elden, sorunun taraflarından dinleme imkanı oluşmuştur. 2009-2010 yıllarında gerçekleştirilen Alevi çalıştayları ile Alevilerin sorunları, geniş bir katılımcı topluluğu ile tartışılmış ve sorunlara çözümler bulunmaya çalışılmıştır. Bu çalıştaylar aynı zamanda, devletimizin Alevi vatandaşlarımıza ilişkin tarihsel hafızasını gözden geçirme, hatta yeniden oluşturma konusunda da bir milattır. Böylece tarihimizde ilk kez Alevi vatandaşlarımız ile devlet arasında bu samimiyet derecesinde bir görüşme ortamı sağlanmıştır.

 

64. Hükümetimizin 2016 Yılı Acil Eylem Planında, geleneksel irfan merkezleri ile cemevlerine hukuki statü tanınacağı ve bu mekânların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gerekli mevzuat düzenlemesi yapılacağı belirtilmiştir. Yine Hükümetimizin 5 Ocak 2016 tarihinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne sunduğu Eylem Planı’nda da 64. Hükümet Programı ve Eylem Planı’na atıfta bulunarak kısa sürede cemevlerine ve geleneksel irfan merkezlerine hukuki statü verileceği yinelenmiştir. Ayrıca basına da yansıdığı üzere, Adalet Bakanlığımız, Alevi Dedeleri ile konuyu istişare etmeye başlamıştır.“, dedi.

 

ADDP 'YSK seçim yasasını çiğnemiş ve kanuna aykırı hareket etmiştir'

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu ADDP tarafından gönderilen basın açıklamasında, 'DEMOKRATİK OLMAYAN KOŞULLARDA GERÇEKLEŞEN HALK OYLAMASININ SONUCU DA HUKUK DIŞI OLMUŞTUR' denildi. İşte o açıklama

Türk Dünyası University College of London’da Nevruz'u kutladı

Türk Dünyası University College of London’da düzenlenen Bahar Festivali’nde biraraya gelerek baharı kutladı. Tataritan’dan, Kazakistan’a, Irak Türkmenlerinden, Kırım Tatarlarına kadar Türk dünyası toplulukları Londra’da bayramda buluştu.

Kerkük’ün 1974 Kıbrıs’ından farkı yok TÜGİAD başkanı uyardı

TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen Kerkük valisinin Arapça’nın yanında Kürtçe kullanılması kararının ardından Irak bayrağının yanına Bölgesel Kürt Yönetimi Kürt bayrağının çekilmesine tepki gösterdi.