Ana Sayfa | Türker Ertürk

MUAVENET

Türker Ertürk


Türker Ertürk

Muavenet’in 2 Ekim 1992’de Display Determination-92 (Kararlılık Gösterisi-92) adlı NATO tatbikatı sırasında Ege’de ABD uçak gemisi Saratoga’nın ateşlediği 2 adet Sea Sparrow hava savunma füzesiyle vurulmasının üzerinden tam olarak 23 yıl geçti.

 

Füzeler geminin kalbi sayılabilecek köprüüstü ve SHM (Savaş Harekat Merkezi) gibi yerlerin yakınına isabet etti. Füzelerin isabeti sonucunda geminin komutanı Deniz Kurmay Yarbay Kudret Güngör dahil olmak üzere 5 şehit ve 22 yaralı verdik. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Lawrence Ealeburger haberi Washinton Büyükelçimiz Nüzhet Kandemir’e “geminizi batırdık özür dileriz” diye iletti.

 

Olay gece yarısı yeşil periyot olarak adlandırılan tatbikat dışı bölümünde meydana geldi. Saratoga ve Muavenet Ege’de Saroz Körfezi yaklaşma sularındaydılar. Bildiğiniz gibi Ege’nin her iki tarafı NATO müttefikleriyle (Türkiye ve Yunanistan) çevrilidir. Ayrıca civarda tatbikatı veya ABD gemilerini yakından izleyen Rus ve Çin harp gemileri mevcut değildi. Bunun anlamı Saratoga dahil ABD harp gemilerinin yüksek hazırlık durumunda veya tetikte olmasını gerektiren herhangi bir durum yoktu.

 

Kasten vurdular

 

Sea Sparrow satıhtan havaya atılan, 19 km. menzile sahip, 231 kg ağırlığında, 3,6 metre boyunda ve yaklaşık 170 bin ABD doları maliyete sahip yarı aktif radar güdümlü bir füzedir. Sea Sparrow bir hava savunma füzesi olmasına rağmen satıhtan satıha yani suüstü hedeflerine de atılabilme özelliğine sahiptir.

Sea Sparrow füzesi atabilmek tek bir kişinin tabancayı eline alıp ateşlemesi gibi kolay bir şey değildir. Yine bu füzenin fırlatılabilmesi SHM’de vardiya tutan bir subayın kolunu ateşleme düğmesine yanlışlıkla çarpması açıklaması ile de izah edilemez. Füzenin kazaen ateşlenebilmesinin önüne geçebilmek için sistem çok sayıda emniyet tedbirini içermektedir. Füzeyi başarı ile ateşleyebilmek için 6 aşamadan geçilmesi ve gemi komutanın onayının alınması gereklidir. Ayrıca füze at ve unut (fire and forget) türü bir güdümlü mermi değildir. Füze ateşlendikten sonra hedefini vurabilmesi için bilgiye ihtiyacı vardır. Bu nedenle atan geminin hedef gemisini (Muavenet) radarla aydınlatması gereklidir.

 

Sonuç olarak olayın kaza olmasının imkan ve ihtimali yoktur. Kaza olma şansı bir milyonda bir dahi değildir. ABD, en yetkili ağızlarından bu olayın bir kaza olduğunu açıkladı. Ama bize göre Muavenet kasten, isteyerek, bilerek ve planlanarak vuruldu. O zaman aklınıza şu soru geliyor; ABD niçin bunu yapsın?

 

Mesaj verdi

 

ABD bu olay ile Türkiye’ye mesaj vermek istedi. Birincisi stratejik olanı; “ soğuk savaş dönemi sonrası liderliğimde yenidünya düzeni kurulmaktadır. Farklı yol arama kıpırdanmalarının farkındayım. Kayıtsız ve şartsız izlemen gereken yol benim gösterdiğimdir.” İkincisi ise güncel bir sorunla ilgiliydi ama sonuçları itibarıyla bu da stratejikti. “Çekiç gücün Türkiye’deki varlığı ve yapacağı görevler benim için hayati öneme haizdir. Engellenmesi kabul edilemez.“

 

ABD Muavenet’i vurarak yakıcı ve yıkıcı gücünün küçük bir örneğini vermişti. Sonrasında da Muavenet’e karşılık 8 Knox sınıfı firkateyni Türkiye’ye çok ucuza vererek havucu da göstermişti.

ABD, kurguladığı yenidünya düzeni içinde Ortadoğu’yu yeniden şekillendirecekti. Bunun için Türkiye’yi kaybetmemek ve iliklerine kadar kullanmak yaşamsal öneme haizdi. Bölgede ikinci bir İsrail olması planlanan kukla Kürt Devleti’nin oluşumu için “Çekiç güç“ çok önemliydi. Temmuz 1991’de göreve başlayan İncirlik ve Pirinçlik’te konuşlanmış 77 uçak ve helikopter ile Amerikan, İngiliz, Fransız 1862 kişiden oluşan “Çekiç güç“ün Türkiye’den çıkarılması asla ve asla kabul edilemezdi.

 

Mesaj anlaşılmadı

 

Görünürdeki amacı Saddam Hüseyin’in olası saldırılarına karşı Irak’ın kuzeyinde bulunan Kürtleri korumak olan ama esas amacı Irak’ı bölmek ve bölgede Kürt Devleti kurmak olan “Çekiç güç“ün görev süresi TBMM’de uzun ve sert tartışmalardan sonra 24 Aralık 1992’de 6 ay uzatıldı. Bu uzatmalar 2003’e kadar devam etti.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye, Muavenet ile verilmek istenen mesajı anlayamamıştı. Ama ABD’nin ülkemiz ve bölgemiz için planları vardı. Anlamamakta direnince 1995’de “Türk Generalleri hizadan çıktı” dediler. Irak’a müdahelede yer almak istemeyen Ecevit’i tasfiye etmek için Kara Çarşamba olarak bilinen 2001 Türkiye Ekonomik Krizini manipüle ettiler ve Erdoğan liderliğinde AKP’yi iktidara getirdiler. Erdoğan’a zorluk çıkaran TSK’yı itibarsızlaştırmak için 4 Temmuz 2003’de Türk Askeri’nin kafasına çuval geçirdiler. Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlarla projelerinde görevlendirdikleri AKP’nin önünü açtılar. Ve günümüze kadar geldik!

 

Bugün İzmir-Konak İlk Kurşun anıtında saat 12:00’de Muavenet Şehitlerimizin anılacağı bir etkinlik yapılacaktır. Şehitlerimize rahmet diliyorum.

Saygılar sunarım