Ana Sayfa | Türker Ertürk

Persona Non Grata

Türker Ertürk


Türker Ertürk

Güneydoğu'daki yangın ve Suriyeleşme eğilimi halen devam ediyor. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar üçüncü ayını dolduruyor. Sur'da operasyonların sürdürüldüğü altı mahallenin 24 bin olan nüfusu, 2 bine düştü. Son üç ayda, sadece Sur'da; 44 asker, 17 polis ve 1 korucu şehit düştü. Yaza doğru bölgedeki bu yangının yayılacağı istihbaratı var.

 

Geçtiğimiz hafta Ankara'da, devletin kalbine veya daha doğru bir deyişle beynine terör saldırısı yapıldı. Bu saldırının kim tarafından ve hangi amaçla yapıldığı konusunda çelişkili görüşler var. Büyük şehirleri hedef alacak terör saldırılarınınsa artacağı söyleniyor.

 

Değerli Yalnızlık

 

Yukarıda bahsettiğimiz tespitler; halen yaşadığımız ve her geçen gün bir önceki günü aradığımız gelişmelerin, yalnızca küçük bir bölümü. Bu yaşadıklarımız normal değil. Sorumlusu, 14 yıldır iktidarı elinde tutanlardır. Halbuki; görevi devraldıkları 2002'de, terör kabul edilebilir bir eşiğe düşürülmüştü. O günden bugüne, icraatları ve yalan yanlış söylemleri ile terörü azdırdılar, şehirlere ve hendeklere taşıdılar.

 

Yalnızca azgınlaşan ve uluslararası ortama taşınan terör mü tek sorunumuz! Aynı zamanda; bölgemizde ve dünyada hızla yalnızlaşıyoruz, komşularımız için tehdit tanımlaması içine giriyoruz. Başımıza bir felaket gelirse bırakın birilerinin üzülmesini, bize oh çekecekler ve layığını buldu diyecekler. “Değerli yalnızlık”; arkasında bilgi, birikim ve derinlik olmayan, dış politikadan zerre kadar anlamayan iradenin zırva bir ifadesidir.

 

Şimdi de Bulgaristan

 

Açıkça söylemek gerekirse bugün iktidar; yaptıkları, yapmadıkları ve yapamadıkları ile ülkemiz için bizatihi güvenlik sorunu olmuştur. Sorunun sorumlusu çözümün ana belirleyicisi olmaya devam ederse ve ettirilirse, ülkemiz için şimdilik cehennemden başka çıkış yok demektir.

 

Geçtiğimiz günlerde Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı; Burgas'taki Din Ataşemiz Uğur Emiroğlu'nu “İstenmeyen Adam (Persona non Grata)” ilan etmiş. Emiroğlu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın personeli, Bursa ve Trabzon'da müftülük yapmış. Şimdi de, al sana Bulgaristan ile gerginlik!

 

 

Dost Partisi

Belli ki; Bulgaristan'da yaşayan Türk toplumu, din üzerinden manipüle edilmeye çalışılıyor. Başımızda yüzlerce sorun varken, iyi ilişki içinde bulunduğumuz hiç bir komşu ülke yokken, niçin bu işlerle uğraşılıyor?

 

Bulgaristan ile ortaya çıkan bu gerginliğin esas nedeni, AKP'nin din eksenli Bulgaristan siyasetidir. Bulgaristan'daki Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖP) Genel Başkanı Lütfü Mestan, AKP'nin kuklası gibi hareket ettiği ve AKP'nin din eksenli politikalarının Bulgaristan'da taşeronluğunu yaptığı için; Türk toplumu hem Bulgar halkı, hem de Bulgar Devleti nazarında sıkıntıya düştü. Bu yüzden; Lütfü Mestan HÖP'ün genel başkanlığından indirilerek, yerine eski genel başkan Ahmet Doğan getirildi. Bunun üzerine Lütfü Mestan, HÖP'den bazı milletvekillerini yanına alarak, Dost Partisi'ni kurdu.

 

Siyasal İslam, Yeni Osmanlı

 

Mestan, yeni partisi kanalıyla AKP taşeronluğuna, Türk  Büyükelçiliği ve Konsoloslukları'nın kontrolünde devam etmektedir. Bu faaliyetlerden ciddi biçimde rahatsız olan Bulgaristan, bu nedenle diplomatımızı sınır dışı etme kararı almıştır.

 

AKP'nin Bulgaristan'da yaşayan Türklere yönelik politikasının arkasında, “Siyasal İslamcı” ideoloji ve “Yeni Osmanlı” hayali yatmaktadır. Bu politika; gayri aklidir, çağdaş ve uygulanabilir değildir. Bu ideolojinin ve hayalin peşinde koşmanın ülkemize maliyetinin neler olduğunu, yaşayarak gördünüz.  

 

 

 

İthal Değil!

 

Siyasal İslam ve Osmanlıcılık, Ortaçağın düşünce sisteminin kurumlarıdır. Din üzerinden kimlik de aynı şekilde! Çağımızda bilimsel ve akılcı düşünce sistemi geçerlidir. Günümüzde bu düşünce sistemini özümsememiş, kabullenmemiş ve ileri gidebilmiş tek bir ülke ve toplum yoktur.

 

‘Ulus devlet’ ve ‘ulusal kimlik’, bu düşünce sisteminin kurumlarıdır. Bu kurumlar, Batı'dan ithal değildir. Bu kurumların arkasında; uzun soluklu mücadele, rönesans, reform ve aydınlanma vardır. İnsanlığın ortak mücadelesinin sonucudur bunlar.

 

Bugünün sorunları; geçmişin kurumları, aklı ve kimliği ile asla çözülemez. Ancak sorunlar katmerleşir! Bu nedenle; AKP iktidarının bu kafayla ülkemize barış, refah ve huzur getireceğine inanmak, gerçekten saflık olur.