Ana Sayfa | Türker Ertürk

Dere Geçilirken At Değiştirilmez

turker erturk


Türker Ertürk

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta yapısını, eğitim sistemini, daha doğru bir deyişle genetik kodlarını değiştirme gayesi güden 91 sayfalık Kanun Hükmünde Kararname (KHK); tam anlamıyla ve tüm satır aralarına kadar, bir ucubedir. Ülkemize, demokrasimize ve parlamenter sistemimize vereceği zarar, darbenin verdiği zarardan misli ile daha fazla olacaktır.

İşte bunun için; “Dere geçilirken at değiştirilemez” dendi. Çünkü emrindekiler tarafından elleri kelepçelenen, yere yatırılan, kafasına postalla basılan ve karakollarda saklanarak karizmaları çizilen komutanların; karşı fikir söyleme ve itiraz etme hakkı olamazdı! Televizyon ekranlarında ve yazılarımızda, bu istismarın olacağını bildiğimizden, istifa etmelerini istedik. Esasında istifa ederek; mazisi şan ve şerefle dolu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve ülkelerine hizmet edeceklerdi, ama yapmadılar!

Anayasa İhlali ve Fiilen Başkanlık

Ayrıca bu KHK; genel olarak Anayasamıza da aykırıdır. Cumhurbaşkanı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, hele hele Kuvvet Komutanlarına görevleri ile ilgili olarak doğrudan emir verme yetkisi; Anayasamızın kendisine tanıdığı sınırların çok çok dışındadır. Anlaşılan o ki; fiilen yaratılan durumu, darbe sonrası çıkan iklimden istifade ile sokaklara baskı unsuru olarak gönderilen kalabalıkları kullanarak meşrulaştırma peşindedirler. Bunun adı; “Anayasamızın İhlali” ve “Fiilen Başkanlık”tır. Hem bu tür düzenlemeler geçici olan OHAL düzeninin kararnameleriyle yapılacak işler midir?

Askeri Liseleri, Astsubay Meslek Yüksek Okulları’nı ve Harp Akademileri’ni kapatmanın anlamı nedir? Eğer bu darbecilerin yetişmesine, Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızmasına ve darbe girişimi yapacak hale gelmesinde kurumsal olarak bir vebal ve suçluluk sorunu söz konusu ise; AKP ilk sırayı alır. AKP’nin 2002’de iktidara geldiğinden beri koyduğu şerhler, sağladığı namütenahi destek nedeniyle FETÖ darbe yapacak konuma gelmiştir.

Darbe Başarılı Olsaydı!

Darbe başarılı olsaydı, kurulacak hükümette kimler olacaktı? Nerede darbecilerin “Başbakan ve Bakanlar Kurulu” listesi, açıklayın bilelim! Bu isimlerin arasında, AKP Hükümetleri döneminden sorumluluk almış çok sayıda isimlerin olduğunu tahmin ediyoruz. Nerede bunlar? Niye bulup çıkarmıyorsunuz?

Her seviyede denizciler, komutanlar, edebiyatçılar, sanatçılar, Cumhurbaşkanı, Başbakanlar, Bakanlar yetiştirmiş, tarihi ABD’nin tarihinden daha eski, tam tamına 243 yıllık bir eğitim ve öğretim kurumu olan Deniz Lisesi’ni nasıl kapatırsınız!Türkçe’nin en büyük şairi Nazım Hikmet’in ve yere göğe koyamadığınız Necip Fazıl Kısakürek’in de Deniz Lisesi’nden mezun olduğunu biliyor musunuz? Bu yapılanın, darbecilikle mücadele olduğuna kargalar bile güler!

Darbecilere AKP Kol Kanat Gerdi

Bu nasıl tarih anlayışı ve ecdat sevgisidir! Türkiye’nin çağdaş anlamda en eski eğitim ve öğretim kurumunu kapat ama; yobazlığın ve irticanın bir dönem direnç noktası olmuş, tarihsel hiçbir önemi olmayan Taksim Topçu Kışlası’nı ihya etmeye çalış. Bunu iyi niyetle açıklamak, kusura bakmayın ama mümkün değil. 

Bugünün darbecilerini TSK’dan temizlemek amacıyla yapılan her tasfiye operasyonunu, AKP iktidarları engelledi. Hatta siyasi baskıya rağmen; ihraç edilenlere AKP’li belediyeler kol kanat gerdi! İsterseniz, isim de veririz! 

Eğer samimiyseniz!

Merak ediyorum: Darbe başarılı olsaydı, şimdikinden neler farklı olacaktı? Evet, ilk 50 kişilik infaz listesinde olduğumuz için, bizi katledeceklerdi. Bunu biliyoruz. Bu, çok sorun değil! Verilecek bir canımız var; ha bir gün önce, ha iki gün sonra. Varlığımız ve canımız, Türk varlığına armağan olsun!

Aranızdaki Görüş Farkı Nedir?

Bana Türkiye açısından, demokrasi, hukuk devleti, güvenliğimiz ve esenliğimiz açısından ne fark ederdi; onu söyleyin ve uygulamalarınızla gösterin! Aranızdaki görüş farkı nedir? Eğer Cemaat, emperyalizmin taşeronu olarak, 17-25 Aralık’ta operasyon yapmasaydı; hala gül gibi geçinip gidecek miydiniz?

Eğer 14 yıldır iktidarda olan AKP, kusurlu da, yarım da olsa mevcut demokrasimizi adım adım aşındırmasaydı, hukuku ve adaleti yap-boz yasalarıyla yok etmeseydi, Ergenekon ve Balyoz gibi gayri hukuki kumpas operasyonlarına destek vermeseydi, Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisine düşmanlık yapmasaydı ve devletin fabrika ayarlarıyla oynamasaydı; 15 Temmuz’u yaşamazdık, şüpheniz bile olmasın! 

Saygılar sunarım.