Ana Sayfa | Türker Ertürk

TÜRKİYE İÇİN BRAVO VAKTİ

Türker ertürk


Türker Ertürk

Koyarsın ortaya en az 10 yıllık bilimsel verileri ve "Rakamlar gösteriyor ki, Türkiye yaz ve kış saati uygulaması ile bırakın enerji tasarrufunu, aksine israf ediyor" dersin. Arkasından karşıt görüşleri bilimsel olarak çürütürsün, kimsenin söyleyecek bir şeyi kalmaz. Böyle yapıldı mı? Kesinlikle hayır. “Ben yaptım, oldu” anlayışı ile davranıldı.

 

Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere başta olmak üzere, yanıbaşımızda bulunan tüm Avrupa; gün ışığından faydalanmak ve enerji tasarrufu yapmak için yaz ve kış saati uygulmasında yarar görüyor ama, bunun bize yararlı olmadığı söyleniyor. Bu inandırıcı değil.

 

ELMA – ARMUT MESELESİ

 

ABD, Rusya ve Avustralya örneklerini yaz ve kış saati uygulamasının bitirilmesine gerekçe yapmak için örnek seçmek, maksatlı seçilmiş verilerle yalan söylemek ve halkımızı kandırmak demektir. Başta coğrafi büyüklükleri ve konumları olmak üzere, bu ülkeler ülkemize hiç mi hiç benzemez. "Elma-armut" meselesi yani!

 

Sorun sadece enerji tasarrufu yapılmadığı gerekçesine dayandırılarak yaz saati uygulamasına son vermek olsa, amenna. İşin içinde ve arka planında, bilimsellik olmayan yoz ve karanlık fikirler var. Çünkü biz sadece yaz ve kış saati uygulamasına son vermedik; yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirerek Türkiye'nin bulunduğu saat dilimini doğuya, yani 1 saat ileriye taşıdık.

 

ZULU BÖLGESİ

 

Tüm dünya, Greenwich-Londra'dan geçen boylam esas alınarak, zaman dilimlerine bölünmüştür. Greenwich'den geçen “Sıfır Boylamı”nın doğuya ve batıya doğru 7,5 derecelik toplam 15 derecelik zaman dilimi, “Zulu Bölgesi” olarak adlandırılır. İngiltere, bu saat dilimini kullanır. 

 

Zulu saat diliminden doğuya doğru her 15 derecelik boylam dilimi alfebetik olarak; “Alpha, Bravo, Charlie, Delta, Echo ve Foxtrot…” diye gider. Ülkeler de coğrafi konumlarına, yani hangi zaman dilimleri içinde yer aldıklarına ve coğrafi büyüklüklerine göre, bu saat dilimi veya dilimlerini ülke saati olarak kullanırlar.

 

BİLECİK’TEN GEÇER

 

Türkiye; coğrafi olarak büyük bir bölümüyle, “Bravo” zaman diliminde bulunmaktadır. Bravo zaman diliminin merkezi boylamı 30°derece Doğu Boylamı olup, yaklaşık olarak Bilecik üzerinden geçer. Türkiye, enerji tasarrufu yapmak maksadıyla gün ışığından daha fazla faydalanmak için ileri saat uygulamasına geçtiğinde merkezi 45°derece Doğu Boylamı olan ve ülkemizin doğu sınırına teğet olan Charlie zaman dilimine geçiyor demektir. Kış gelince ve günler kısalınca, ülkemizin coğrafi konumunun gereği olan Bravo zaman dilimine tekrar dönülür.

 

Charlie zaman diliminin merkez boylamı ülkemizin doğu sınırına teğet olduğundan sadece Doğu Karadeniz'in, Doğu Anadolu'nun ve Güney Doğu Anadolu'nun bir bölümü Charlie bölgesinin içindedir.

 

SORUN YAZ SAATİ DEĞİL

 

Sonuç olarak söylemek gerkirse; Türkiye'nin coğrafi konumu, Bravo zaman dilimini kullanmasını gerektirmektedir. Eğer yaz ve kış saati uygulaması, inandırıcı olmamakla beraber söyledikleri gibi yarar getirmiyorsa; bu uygulamaya son verilebilir ama asli saat dilimimize dönmek şartıyla. Bu da; kışın kullandığımız Bravo zaman dilimidir.

 

Sorun yaz ve kış saati uygulamasına son vermek değil; Türkiye'nin zaman dilimini Mekke ile birleştirmektir. Konu bilimsellikle ilgili değil; "Siyasal İslamcı" ve "Yeni Osmanlıcı" bakış açısı ile ilgilidir. Bugüne kadar yaptıkları, bugün yaptıklarının ve yarın yapacaklarının delilidir.

 

DAMAT KONTENJANI

 

Geçtiğimiz günlerde; İTÜ Rektörü çıktı, bir özel televizyonda bu konuda açıklama yaptı. Öncelikle şunu söyleyelim; akademik kariyeri bulunan bir üniversite hocasının açıklama yapması, açıkladığı hususun bilimsel olduğu anlamına gelmez. Belli ki, bilimsellikten uzak olarak alınan bu karara bilimsellik katabilmek için İTÜ Rektörüne direktif vermişler. O da, “Gereğini yaptım” anlamında, halk arasında damat kontenjanından bakan olduğu inancı olan Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın bu konudaki “Hayırlı olsun” tweet'ini retweet yapmış.

 

Rektör televizyon ekranlarında yaz ve kış saati uygulamasına son verilmesinin bilimsel olduğu ile ilgili açıklama yaparken, arkasında duran resmi anlayamadık. Bu resim, Atatürk’ün resmi olmalıydı. Çünkü; yaşadığımız topraklarda bilimselliğin ve aklın en büyük referansı, tartışmasız Atatürk'tür. Ama Rektörümüz, padişah görünümlü birisinin resmi altında açıklama yaptı. Resimden tam olarak çıkaramadık ama, sanırız III. Mustafa idi!

 

YANLIŞ SEÇİM

 

Padişah III. Mustafa'nın İTÜ'nün kurucusu olduğunu düşünerek o pozu verdiyse yanlış! Bunun için Atatürk'ün resmini kaldırdıysa, yazıklar olsun! İsterse öğrencilerinin önünde İTÜ'nün kurucusunun kim olduğunu tartışabiliriz. 

 

Ayrıca Padişah III. Mustafa; savaşlarda başarılı olmak için Prusya Kralı II. Frederick'e özel elçiler göndererek müneccim isteyen ve kendisini güldüren birisidir. Referansınız akıl ve bilim ise seçiminiz Atatürk; değilse müneccimlerden medet umanlardır.