Ana Sayfa | Türker Ertürk

TRUMP’A BALANS AYARI


Türker Ertürk

Geçtiğimiz hafta, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn istifa etti. Söylendiğine göre istifanın nedeni; Flynn göreve gelmeden önce, Rusya’nın ABD Büyükelçisi Sergey Ivanovich Kislyak ile Rusya’ya yönelik yaptırımlar üzerine görüşmüş olması. 

Flynn’in Rus Büyükelçi ile yaptığı telefon görüşmelerini, CIA dinlemiş. Flynn’in, dinlenebileceğini bilmemesi mümkün değil. Ayrıca Flynn, sıradan bir insan da değil, devletin ve sistemin adamı ve emekli bir general. Yani, ABD’nin sırlarını Ruslara verebilecek birisi değil! Zaten, hakkında böyle bir iddia da yok. İstifa ettirilmesinin nedeni; yetkisi olmayan bireylerin ABD adına diplomatik girişimlerde bulunmasının yasa dışı olması. Çünkü Flynn, Rus Büyükelçisi ile yaptığı görüşmeleri, göreve gelmeden yapmıştı! Ayrıca, Flynn’i hedefe koyabilmek için 2015’de, Moskova’da verilen bir yemekte Putin’le aynı masada ve yan yana fotoğraflarını basına servis edip saldırdılar.

ABD’yi Yöneten Elit Ne İstiyor?

Flynn’in istifa ettirilmesinin arkasında, büyük bir savaş var. Buna; “Amerikan derin devletinin kendi içindeki itiş kakışıdır” da diyebilirsiniz. Ya da başka bir ifade ile; halen ABD’yi yöneten elitin, ABD Devlet Başkanı Donald Trump’a verdiği ve vereceği balans ayarlarından birisidir.

ABD’yi yöneten elit; Amerika liderliğindeki tek kutuplu dünya düzenini sonsuza kadar sürdürmek, dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri ağırlık merkezinin doğuya, Asya-Pasifik Bölgesine kayışını durdurmak, hegemonyaya direnenleri ezmek ve bu maksatla Çin ve Rusya’yı kuşatmak istiyor.

Farkı Ne?

Geçtiğimiz ay görevi devralan ABD Başkanı Donald Trump’ın farklı ve alışılagelmişin dışında söylemleri ve davranışları olsa da; yukarıda kısaca ve genel hatları ile özetlemeye çalıştığımız ABD hedeflerine yönelik itirazı yoktu.  Sadece üslup, yöntem ve taktiksel yaklaşım farkı vardı.  

Trump, seçim kampanyası sırasında; “Birinci önceliğim Çin olacak, Ruslarla iyi ilişkiler geliştireceğim” demişti. Bu söylem, derin devlet tarafından iyi karşılanmamıştı. Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Flynn, Ruslara karşı yapılacak bu politika değişikliğinin mimarıydı. Çünkü; ABD-Rusya ilişkilerin normalleştirilmesini istiyordu. Dünyanın ikinci büyük nükleer silah envanterine sahip Rusya ile ilişkilerin tırmandırılmasının tehlikeli olacağını savunuyordu.

Askeri Yığınak Yapıldı

Trump’ın muhalifleri ise; Rusya’nın hedef alınmasını, yaptırımların aynen devam etmesini, kuşatmanın daraltılmasını ve Putin’in rejiminin yıkılması için operasyonlara devam edilmesini istiyordu. Halihazırda NATO, Soğuk Savaş (1947-1989) sonrası, Baltık’tan Karadeniz’e kadar bulunan ülkelerde Rusya’ya karşı en geniş ve yoğun askeri yığınağı yapmış durumdaydı. 

Rusya’ya karşı kullanılması planlı olan ve Soğuk Savaş döneminde Türkiye dahil, Avrupa’da konuşlandırılan ABD’ye ait taktik nükleer silahlar, büyük bütçeler ayrılarak modernize edilmişti ve edilmeye devam ediliyordu.

Geriye Dönülemezdi!

Rusya’nın, muhtemel bir savaşta nükleer silahları ile mukabele edebilmesini engellemek maksadıyla, radar ünitelerinden biri de Malatya-Kürecik’te bulunan, en son olarak Polonya ve Romanya’da kurulan silah ve sistemleri ile Aegis Balistik Füze Kalkanı nihai aşamasına gelmişti.

Rusya sıkıştırılmışken, ekonomik iflasa zorlanırken, devamlı alttan aldığı görülmüşken ve bu konuda Obama döneminde çok ciddi mesafeler alınmışken, buradan geriye dönülemezdi! Pentagon’da, Rusya’ya müdahalenin harp oyunları bile oynanmıştı. Rusya’nın, nükleer başlıklı silahlarından birini bile, bilgisayar destekli savaş oyunlarında Amerika’ya atamayacağı sonucuna ulaşılmıştı.

Amaç Hareket Serbestisini Azaltmak

Gerçek durum savaş oyununa benzemezdi ama Trump’a muhalif derin devlet ne yazık ki, böyle düşünüyordu. Washington merkezli düşünce kuruluşları bile, ABD-Rusya savaşı konusunda harp oyunları oynamışlar ve çalışmalar yapmışlardı.

Trump 20 Ocak 2017’de görevi devraldıktan sonra bile, Rusya’nın ABD seçimlerine müdahil olduğu konusunda yoğun operasyon yapıldı ve halen yapılıyor. Hatta; bu konuda CIA seferber edildi ve görevden almanın önünü açabilecek hukuki girişimlerin alt yapısı oluşturulmaya çalışıldı. Burada esas amaç; Trump’ın hareket serbestisini azaltmak ve manevra alanını daraltarak, Rusya konusunda farklı bir siyaset uygulamaya çalışmasının önünü kesmekti!

Gülen’in İade Edilmesini Savunuyordu

Flynn, Ruslarla normalleşmenin savunucusu olmasının yanında, Obama döneminde Ortadoğu’da yanlış işler yapıldığını, hukuk dışı işlerin kotarıldığını söylüyordu ve CIA dahil, istihbarat kuruluşlarında reform yapmanın gereğine inanıyor, bunu açıkça söylüyordu. Flynn ayrıca, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesini savunuyordu.

Trump, çok zengin ve güçlü bir insan olmanın psikolojisi ile eğer başkan olursa dış politika dahil, ABD’nin her şeyini değiştirebileceğini sandı. Bunun böyle olmadığını, yaşayarak görüyor. Şimdilik görülen o ki; Donald Trump ikinci dönem seçilemez. Hatta, Flynn ve daha sonra gelecek başka balans ayarları ile Amerikan derin devletinin ayarını tutmaz ve rotasına girmez ise, bu dört yıllık süreyi bile bitirtmezler gibi geliyor bize! 

Flynn’in Ömrü Kısa Oldu

Michael Flynn, Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevini tam 24 gün yapabildi ve istifa etmek zorunda bırakıldı. Bu görev, kabinenin en önemli görevi. Soğuk Savaş yıllarında, 1947’de oluşturulmuş. Dışişlerinin, Savunmanın, CIA dahil istihbarat kuruluşlarının ve ekonominin üzerinde koordine yetkisi var ve başkanın bir numaralı danışmanı. 

Bu görevi en uzun süre ile, 20 Ocak 1969 – 3 Kasım 1975 arasında, tam tamına 2478 gün ile Henry Kissinger yapmış. 1973-1977 arasında Dışişleri Bakanlığı da yapan Kissinger, halen 94 yaşında ve derin devletin hala sözünü dinlediği isimlerden biri.