Ana Sayfa | Türker Ertürk

KENDİ FİKİRLERİ SANIYORLAR


Türker Ertürk

Ulusal Güvenlik Danışmanı, Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve CIA Başkanı Beyaz Saray Yerleşkesinin batı kanadında bulunan Oval Ofis’te toplanmışlardı. Başkan hemen söze girdi; “Emin misiniz yarın darbeyi yapacak olanların bizim adamlarımız olacağına? Ülkenin durumu çok karışık, başka bir grup ön alabilir mi?” diye sordu. 

CIA Başkanı; “Her şey kontrol altında! Merak etmeyin efendim, bu sabaha karşı bizim çocuklar yönetimi ele geçirecekler” dedi. Dışişleri Bakanı “Büyükelçimizle konuştum; sorun yok, her şey kontrolümüzde” diyerek CIA Başkanını doğruladı. 

Ne Değişti?

Başkan; “15 yıl önce de operasyon yapıp, şimdi devirmeye çalıştığımız adamı getirmiştik, ne değişti?” diye sordu. Savunma Bakanı; “Başlangıçta sorunumuz yoktu, hala yüzde 90 oranında anlaşıyoruz, sadece bir konuda ayrıştık. Ama bu konu, bölgedeki çıkarlarımız için yaşamsal önemde. Ayrıca; güç zehirlenmesine uğradı ve kullanım ömrünü tamamladı” diyerek sözünü bitirdi.

Başkan tekrar sordu; “Yerine getireceğimiz adamın her konuda bizim gibi düşündüğü kesin mi?” Ulusal Güvenlik Danışmanı söze girdi; “Merak etmeyin başkanım, her konuda bizim gibi düşünüyor. Daha da iyisi; bu düşünceleri kendi fikirleri sanıyor” dedi. 

Demokrasi ve Laikliğe İzin Vermemeliyiz!

ABD’nin 37. Başkanı Richard Nixon; “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin vermemeliyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekiyor. Başlarındaki çobanı ele geçirince, ülkeyi biz yönetiriz. Bu doğrultuda tedbirler almak zorundayız” demiş.

Bunu sadece Richard Nixon mı söylemiş? Tabii ki, hayır. Aşağı yukarı aynı anlama gelecek sözler Batı’da çok söylenmiş ve söyleniyor. CIA Başkan Yardımcılığı yapmış olan Graham Fuller, “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” diye bir kitap yazıyor ve Türkiye’nin Kemalizm’den, laiklikten ve ulus devletten uzaklaşması gerektiğini, Osmanlı gibi çok kültürlü, çok dinli ve çok ırklı bir yapıyı benimsemesi gerektiğini söylüyor. Fuller, aynı zamanda Hilafetin kaldırılmasının hata olduğunu, tekrar getirilmesi gerektiğini ve en büyük engelin de aydınlar ve Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu söylüyor.

Bunlar Konfeksiyon!

Dememiz o ki; “Siyasal İslam” ideolojisi, “Yeni Osmanlıcılık” hayali ve mezhepsel bakış açısı hazır giyimdir yani konfeksiyondur. Batı’da üzerinde kafa yorulmuş, tasarlanmış ve üzerimize giymemiz için biçilmiştir. “Ben BOP’un eş başkanıyım” söylemleri, andımızı yok eden, TC’leri söktüren, Milli Bayramlarımızı kutlatmayan ve engelleyen, açılımları önümüze koyan ve Suriye’de emperyalizmin vekalet savaşına destek veren zihniyet, bu hazır giyimin alt unsurları ve olmazsa olmaz bileşenleridir.

Bu insanlar gerçekten bizi düşündükleri için mi, yoksa kendi çıkarları için mi bize yönelik plan yapıyorlar? Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “Hangi istiklal vardır ki; yabancıların nasihatleriyle ve yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir!” diyor.

Sorgulayan Akıl

Rönesans döneminin ünlü filozofu, ressamı, mimarı, astronotu ve anatomisti Leonardo da Vinci; “Görmeyi öğrenin, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu göreceksiniz” demiş. Bu söz; 500 yıl önce, Avrupa’da reforma ve aydınlanmaya doğru gidilen yolun ilk kilometre taşları döşenirken söylenmiş. 

Bugün geldiğimiz noktada, artık görebilmek ve gördüklerinin arasında bağlantı kurabilmek için; bilim egemen esaslı özgür akla ve eleştirel bakış açısına sahip olmak esastır. Değişmez öğretilere inanan değil, anlayan ve sorgulayan akıl ancak bunları yapabilir. 

ABD vatandaşı Merve Kavakçı’nın milletvekili yapılması ve türbanla TBMM’ye sokulması, eğitim sistemimizin İmam Hatip Okulları ile doldurulması, laikliğin aşındırılması, dini tarikatlar için ülkemizin cennet haline getirilmesi, son olarak türbanın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sokulması; Richard Nixon, Graham Fuller ve daha nicelerinin söylediklerinin arkasının doldurulmasıdır.

İlk İngilizler Kullandı!

Siyasal İslam ideolojisi, Yeni Osmanlı hayali ve mezhepsel bakış açısı; dışarıda düşünülmüş ve kotarılmıştır ama bizimkiler kendi düşünceleri sanıyor. Geçmişte de bu böyle oldu! İslam’ı kullanmaya ilk İngilizler başladı ve Osmanlı’yı da İslam’ı kullanarak dağıttılar. 

Almanlar da İslam’ı çok kullandı. II. Abdülhamit’in Osmanlı’yı kurtarmak için düşündüğü Panislamizm’in arkasında da Almanlar vardı. Ama Almanlar İslam’ı Osmanlı’yı kurtarmak için değil, İngilizlere ve Ruslara karşı silah olarak kullanmak için planladılar. Osmanlı’da, I. Dünya Savaşı’na girdikten sadece 15 gün sonra, 14 Kasım 1914’de Padişah Fermanı ile “Kutsal Cihad” ilan edildi. Bunun kararı Berlin’de alındı, biliyor musunuz?  Almanlar bunu kendi ifadeleriyle; “Vahşi İslam İsyanını” başlatabilmek ve İngilizleri Hindistan’da ve Mısır’da vurabilmek için yaptı, Osmanlı’yı kurtarmak için değil!

Almanlar; Hitler döneminde II. Dünya Savaşı’nda da İslam’ı, Müslümanları Ruslara karşı ayaklandırabilmek için kullandılar. Bunun için, büyük bir teşkilat kurdular.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra, Hitler’in bu teşkilatının önemli isimleri Nürnberg’e yargılanmak için gönderilmedi ve CIA onları ABD’ye kaçırdı. Artık, “Siyasal İslam” silahı Amerikalılarındı! Sovyetler Birliği’ni çökertmek için, Yeşil Kuşak’ta bolca kullanıldı. Soğuk Savaş’ın (1947-1989) bitiminden sonra ise; Yeni Dünya Düzeninin kurulması ve tek kutuplu dünya düzeninin sürdürülmesi için kullanılıyor. 

“Evet” Derseniz Ne Olacak?

IŞİD ve Müslüman Kardeşler’e ABD’nin nasıl destek verdiğini, Suriye’de rejim değişikliği yapmak ve Esad’ı yıkmak için kullandığının açık delillerini Hillary Clinton’un elektronik posta mesajlarında gördük.

İşte 16 Nisan’da yapılacak Halk Oylamasında “Evet” derseniz; ülkemizi Sünni din devletine götürecek rejim değişikliğine evet demiş olacaksınız. Bu, aynı zamanda bir “tek adam” rejimi olacak. Bizi İran’la savaştırmak ve bölgede mezhep savaşlarında kullanmak istiyorlar, bunun alt yapısı oluşturuluyor, farkında mısınız?

Peki bu fikir sizce kimin? Ne güzel söylemişler; “Bizim gibi düşünüyorlar ama her şeyden önemlisi; kendi fikirleri sanıyorlar!”

Yarın (4 Mart 2017), Bursa Barosu'nun düzenlediği "KHK Gölgesinde Anayasa" konulu panel için Bursa'da olacağız.