Ana Sayfa | Türker Ertürk

RAHİBE MARİA


Türker Ertürk

Bugün referandum yapılsa; “Hayır” oyları yüzde 62 seviyesinde! Bunu iktidar daha iyi biliyor. Daha yeni yazdık ve katıldığımız panellerde anlattık. Bu durumu değiştirebilmek için her türlü melaneti yapabilirler. 

Bu melanetlere; suikastler, terörün kontrollü olarak azdırılması, savaş, yeterince eğitim ve öğretim alamamış insanımızın gururunu okşamak için büyük devletlere ve özellikle Avrupa ve Amerika’ya yalandan meydan okuyabilirler ve mağduriyet yaratabilmek ancak şeytanın aklına gelebilecek operasyonlar yapabilirler!

Genelkurmay Rahatsız

Türk Silah Kuvvetleri’nde görev yapan subay, astsubay ve askeri öğrencilere türban serbestisi, “Genelkurmay rahatsız” yalanı ve sahtekarlığı; mağduriyete yönelik operasyonlardan bazılarıydı ama yemedi! Yemediğini, bu operasyonların üzerine yaptırdıkları anketlerde gördüler.

Daha farklı şeyler yapılmalıydı! İşte Hollanda’da yaratılan rezalet; mağduriyete yönelik olarak planlanan bu farklı şeylerden ilkiydi. Esasında, daha çok nüfusumuzun olduğu Almanya’da planlanmıştı! Ama Merkel akıllı davrandı, geri adım atarak biraz da topu yargının kucağına bırakarak, bu operasyon silahını iktidarın elinden aldı.

Kırmızı Pasaport

Hollandalılar, Almanlarla ırksal yakınlıklarına hatta ticari zeka olarak daha da akıllı olmalarına rağmen; Türkiye’deki iktidarın 16 Nisan’da yapılacak referanduma yönelik operasyonunu boşa çıkaracak feraseti ne yazık ki gösteremediler. Belki de; 15 Mart’ta yapılacak olan parlamento seçimleri ve oy kaybetme kaygısı geri adım atılmasını engelledi!

Kırmızı pasaport taşıyor olmak, onun gerektirdiği sorumluluğu da taşıyor olmayı gerektirir. Biz de, görevimiz icabı bu renk pasaportu taşıdığımızdan, bunu iyi biliriz. Siz kırmızı pasaportla Hollanda’nın kapısına dayanıyorsunuz, ama ülkeyle diplomatik görüşme yapmaya ve ülkenizi temsil etmeye değil, partinizin propagandasını yapmak için. Hem de; bu yaptığınızın ülkemizin yasalarına göre suç olmasına ve karşı tarafın bunu bilmesine rağmen. Hollanda’ya intikalinizi bile; yine suç olan, devletin imkanlarıyla gerçekleştiriyorsunuz.

Gelmeyin, Uygun Bulmuyoruz!

Esasında bu yasağı koyan; Rotterdam mahalli yönetimi başkanı, çok sevilen Müslüman bir politikacı olan, Ahmed Aboutaleb. Size; “Gelmeyin, burada seçim kampanyası yapmanızı uygun bulmuyoruz” diyorlar. Siz ise buna rağmen, şartları kepazelik mertebesinde zorlayarak, gitmeye çalışıyorsunuz. Bunun tek bir amacı var; olay çıksın ve mağduriyetimiz doğsun, halkın iradesini “Evet” için değiştirelim.  

Hollanda’da en üst düzeyden yapılan bu sorumsuzluklar; Avrupa’daki aşırı sağcı, ırkçı, yabancı düşmanı partilerin ekmeğine yağ sürer. Hollanda’da yapılan bu kışkırtıcılık; ülkemizi, Türkleri ve İslam’ı daha çok ötekileştirir. Avrupa’da yaşayan insanlarımızın yaşamını çok ama çok güçleştirir. Yarın, bu olayların tetiklediği saldırılarda bazı gurbetçilerimiz yaşamını kaybederse, bunun sorumlusu kim olacaktır?

Faturayı Halk Ödüyor ve Ödeyecek!

Ne yazık ki; ülkemizi yöneten iradenin bunlar umurunda değil. Tek amacı var; koltuğunu korumak! Ama bunun faturasını halk ödeyecek, Avrupa’da yaşayan gurbetçilerimiz ve gelecek nesillerimiz ödeyecektir. 

16 Nisan’a yönelik “Evet” için yapılan operasyonlar hızlanarak ve artarak devam edecektir. Ama bu tarihi dönemde, hele hele toplumun önünde olan insanlar olarak, ne yapıp ne yapmadığınızı ve Rahibe Maria gibi ilkeli ve ahlaklı davranıp davranmadığınızı, tarih yazacaktır.

II. Dünya Savaşı (1929-1945) sonrası, İtalya’nın dağ köylerinden birinde bulunan büyükçe bir manastırda, gazeteciler Rahibe Teresa ile röportaj yapıyorlarmış. Rahibe Teresa, biraz da gözleri dolarak anlatmaya başlamış.

İlkeleri ve İnancı Vardı!

“Önce Mussolini’nin faşistleri geldi, Başrahibe ve ben dahil, ama Rahibe Maria hariç hepimize tecavüz ettiler. Onlar gitti, arkasından Hitler’in Nazileri geldi. Onlar da Başrahibe ve ben dahil, Rahibe Maria hariç hepimize tecavüz ettiler, direnemedik. Sonunda Amerikalılar geldi ve bizi kurtardı. Ama onlar da Başrahibe ve ben dahil, Rahibe Maria hariç hepimize tecavüz ettiler” demiş.

Gazeteci Franco dayanamamış ve “Niye Maria’ya tecavüz edemediler?” diye sormuş. Rahibe Teresa, biraz da utanarak önüne bakmış ve “Rahibe Maria ilkeleri ve inançları olan bir insandı, böyle şeylerden hoşlanmazdı” demiş.