Ana Sayfa | Türker Ertürk

HASTA ADAM


Türker Ertürk

Tam tamına 102 yıl önce bugün (18 Mart 1915), Çanakkale Deniz Zaferi’ni kazandık. Esasında Çanakkale Savaşları, I. Dünya Harbi (1914-1918) içindeki cephelerden sadece birisiydi. Avrupa merkezli bu küresel harbin bir adı da; I. Paylaşım Savaşı’dır.

Bu savaşa; 29 Ekim 1914’de gönderlerine ay yıldızlı bayrak çekilmiş ve personeline fes giydirilmiş Goeben (Yavuz) ve Breslau (Midilli) harp gemilerinin bulunduğu ve başında Alman Amiral Wilhelm Anton Souchon’un bulunduğu bir filonun, Karadeniz’de Rus limanlarını bombardıman etmesi sonucunda girdik. Sonrasında; İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı’ya savaş ilan etti.

Almanya’ya Hizmet Ediyorduk!

Osmanlı; Kanal’dan Filistin’e, Kût'ül-Amâre’den Sarıkamış’a, Çanakkale’den Galiçya’ya kadar tüm cephelerde kahramanlar gibi savaştı. Çanakkale hariç, nerelerde savaşılacağına Berlin karar verdi! Biz Osmanlı  Devletini kurtarmak için savaşıyorduk ama, netice olarak Almanya’nın stratejik çıkarlarına hizmet ediyorduk.

Çanakkale cephesinin açılmasına İngilizler karar verdi. Görünürde Ruslara yardım götürmek gibi gözükse de gerçek neden; Berlin’den Mezopotamya’ya Mısır’a ve Hindistan’a kadar uzanan tehdidi durdurabilmek için, Osmanlı’yı saf dışı bırakmaktı! 

Savaşın Dışında Kalamazdık

Anlayacağınız, savaştığımız tüm cephelere başkaları karar verdi. Çünkü; Osmanlı yarı sömürge durumuna gelmişti, üretemiyordu, bağımsızlığını kaybetmişti ve sorunlarını çözemiyordu.

Osmanlı, bu savaşın dışında da kalamazdı. Çünkü; paylaşılmak istenen coğrafyanın üzerinde oturuyordu ve çok uzun zamandan beri hastaydı! Yıkılmamasının, zorla ayakta duruyor olmasının nedeni; paylaşımından kimin ne kadar pay alacağı kavgası idi!

Osmanlı Gelişimi Iskaladı!

Osmanlı, esasında gerilememişti! 17.Yüzyılda 16.Yüzyıldakinden, 18.Yüzyılda 17.Yüzyıldakinden, 19.Yüzyılda ise 18.Yüzyıldakinden daha güçlüydü, geriye doğru gitmemişti. Osmanlı’nın çökmesinin, enkaz haline gelmesinin, yarı sömürge durumuna düşmesinin esas nedeni; yanı başında bulunan Avrupa’daki gelişimi, değişimi anlayamaması ve bunun dışında kalmasıydı.

 

Avrupa, 15.Yüzyıldan itibaren belirginleşen büyük bir gelişim ve değişim yaşadı, 18.Yüzyıldan sonra başka bir evreye geçti ve vites değiştirdi. Bu gelişimin içinde; Rönesans, Reform, Hümanizm, Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi vardı. Osmanlı, bu gelişim yanı başında olmasına rağmen, hepsini ıskaladı.

 

Almanya’nın Sömürgesi Olacaktık!

 

Avrupa, artık Ortaçağ düşünce sistemini terk etmiş, akılcı ve bilimsel düşünce dönemine geçmişti. Osmanlı her cephede dayak yiyince, Avrupa’nın kendisini fersah fersah geçtiğini anladı. Avrupa’nın ürettiklerini alarak; ona yetişebileceğini ve onunla mücadele edebileceğini sandı. Tanzimat kafası buydu ama bu teşhis yanlıştı! Alınması gereken ürettikleri değil, bu üretimi sağlayan kafa yapısıydı. Ortaçağ döneminin kafasını kullanarak bilimsel ve akılcı düşünce döneminin kafası ile mücadele edebilmek, imkansızdı! Osmanlı’nın hasta olmasının nedeni buydu!

 

Bir an için I. Dünya Harbi’ni Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı ve Bulgaristan’dan müteşekkil İttifak Devletleri’nin kazandığını düşünelim. Hiçbir şey fark etmeyecek, Osmanlı yine kaybedecekti ve Almanya’nın sömürgesi olacaktı.

 

Yarın Köln Üniversitesi’ndeyiz

 

O gün, bu gerçeği çok az insan fark ediyordu! Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu gerçeği fark eden az sayıda insanımızdan biriydi! Bu nedenle; kurtuluştan sonra yapılan devrimlerle, Osmanlı’nın hasta olmasının ve enkaz haline gelmesinin nedenselliğini ortadan kaldırmaya çalıştı ve toplumu akılcı ve bilimsel düşünce dönemine sokmaya çalışan devrimlere önderlik etti.

 

Çanakkale Savaşları’nda destan yazan kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Yarın (19 Mart 2017) saat 15:30’da Almanya’da Köln Üniversitesi’nde, Çanakkale Savaşları’nı ve büyük resmin içinde nereye oturduğunu anlatacağız ve soruları yanıtlamaya çalışacağız.