Ana Sayfa | TÜRKİYE

Cem Garipoğlu davasında flaş gelişme

cem garipoğlu

Münevver Karabulut cinayetinde ‘suçluyu kayırmaktan’ 3 yıla mahkûm olan, cezasını tamamladıktan sonra ‘denetimli serbest’ kalan Hayyam Garipoğlu’nun 2 hafta karakola gidip imza atmadığı öğrenildi

Münevver Karabulut’u öldüren yeğeni Cem Garipoğlu’yla yargılanan ve ‘suçluyu kayırmak’tan aldığı 3 yıl hapis cezasının infazını tamamlayıp ‘denetimli serbestlik’le tahliye edilen işadamı Hayyam Garipoğlu’nun, 18 Mart-3 Nisan tarihleri arasında karakola gidip imza atmadığı belirlendi. Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 4’üncü sınıf bir emniyet müdürü ve bir emniyet amirinin, Maslak Şehit Mürüvet Akpınar Polis Merkezi Amirliği’ne giderek denetimli serbestlik dosyalarını incelemesi sonucu olay ortaya çıktı.

KAYIT ALTINA ALMADI
Sarıyer İlçe Emniyet’inin ihbarıyla başlatılan soruşturmayı tamamlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre; ‘30 kişinin yer aldığı listeyle ilgili sorular üzerine polis memuru Ömer D., listede adı olmayan Hayyam Garipoğlu’nun dosyasının da kendisinde olduğunu bildirdi. İddianamede, Ömer D.’nin, Garipoğlu’a ait Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından gönderilen evraka sayı vermediği ve kayıt altına almadığı belirtilerek, çalıştığı polis merkezi amirine de konuyla ilgili bilgi vermeyip, amirinden paraf almadığı öne sürüldü. Ömer D.’nin 18 Mart 2015 ile görevden uzaklaştırıldığı 3 Nisan 2015’e kadar Garipoğlu’nun imzaya gelmemiş olmasına karşın tutanak tutmadığı, ilgili birime bilgi vermediği kaydedilen iddianamede, denetimli serbestlik isim listesinde Garipoğlu’nun isminin olmadığı ifade edildi.

GARİPOĞLU KAMERADA YOK
İddianamede ayrıca, polis merkezi güvenlik kamerası kayıtları incelendiğinde 20, 21, 23 ve 25 Şubat 2015 ile 2, 4, 9, 11, 16 ve 18 Mart 2015 tarihli tutanaklarda yer alan saatlerde Garipoğlu’na ait hiçbir görüntünün tespit edilmediği belirtildi. Ömer D., ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek, Garipoğlu’nun 26 Aralık 2014’te denetimli serbestlik evraklarını saat 20.00 civarında kendisine getirdiğini, saatin geç olması ve mesai saati bitimi nedeniyle evrakı kayıt etmeden çekmeceye koyduğunu söylediği kaydedildi. İş yoğunluğundan evrakı kayıt etmeyi unuttuğunu savunan Ömer D.’nin, Garipoğlu’nun medyatik kişiliğinden ötürü imzaları karakol dışında arabasında atmasına izin verdiğini, iş yoğunluğu yüzünden amirine bilgi vermeyi unuttuğunu anlattığı ileri sürüldü. Polis memurunun, Garipoğlu’nun 23, 25 ve 30 Mart 2015 ile 1 Nisan 2015’te imzaya gelmediğini, kendisine hastalığından ötürü rapor alacağı söylediğini ifade ettiği kaydedildi. Ömer D.’nin, “Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, “Görevi kötüye kullanma” suçlarından 5 yıldan 13 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

UYARIYI DİNLEMEZSE CEZAEVİNE GİREBİLİR
Hukukçular, denetimli serbestlik şartının ihlal edilip imzaya gidilmediği durumlarda kişiye önce uyarı verileceğini aynı davranışa devam etmesi halindeyse cezaevine konulacağını belirtti. Garipoğlu olayıyla ilgili olarak bundan sonraki süreçte emniyet, denetimli serbestlik bürosuna bilgi verecek. Büro da olayı infaz savcılığına aktaracak. Ardından Garipoğlu’nun imzaya gitmediği günlerle ilgili ceza infaz hesabı yapılacak.


Kazada yaralanmasına rağmen zorla ambulanstan indi Önce arkadaşlarım dedi

Bursaspor-Beşiktaş maçını izledikten sonra çorba içmeye giden 4 kişi, kontrolden çıkan arabanın bariyelerlere vurması sonucu yaralı olarak kazadan kurtuldu. Arabanın sürücüsü Kerim Şaylık, ambulanstan zorla inerek, "Önce arkadaşlarımı kurtarın" dedi.

Patlamayla ilgili ilk resmi açıklama yapıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Vodefone Arena Stadı önünde meydana gelen patlamaya ilişkin bilgi verdi

BJK TV canlı yayınında patlama anı böyle görüntülendi

İstanbul'da Beşiktaş ile Bursaspor arasında oynanan karşılaşmanın ardından meydana gelen patlama sonrası olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi