Ana Sayfa | TÜRKİYE

30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun

zafer bayramı

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yıl dönümü. Peki 30 Ağustos'ta neler yaşandı ve önemi nedir, detaylar haberimizde

Ulusal Kurtuluş Savaşı, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 26 Ağustos 1922’de sabaha karşı verdiği emirle başlattığı Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nin kazanılmasıyla sonuçlandı.

Ulusun topraklarını savunma mücadelesi, Ocak 1921’de İnönü mevzilerinde Yunanlılarla şiddetli çarpışmaların ardından 1. İnönü Zaferi’nin kazanılmasıyla başarıya ulaşmaya başlamıştı. 20 Ocak 1921’de ilk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edilirken 5 Şubat 1921’de TBMM’nin gizli oturumunda Londra Konferansı’na Ankara Hükümeti adına heyet gönderilmesi ve heyetin Meclis üyelerinden oluşması kararlaştırıldı. 6 Şubat 1921’de Bekir Sami Bey başkanlığındaki heyet, Ankara’dan hareket etti.

21 Şubat 1921’de konferans başladı ve 12 Mart’ta son buldu. TBMM hükümeti ile Rusya arasında 16 Mart 1921’de Moskova Antlaşması imzalandı. Masa üzerindeki zaferleri, meydanlardaki zaferler izliyordu. 1 Nisan 1921’de 2. İnönü Zaferi kazanıldı. Mustafa Kemal’e geniş yetkilerle ve 3 ay süreyle Başkumandanlık tevcih eden kanun TBMM’de kabul edilirken, 23 Ağustos 1921 günü Yunan ordusu taarruza geçti ve Sakarya Meydan Muharebesi başladı. 26 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın şu emri geldi: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”

13 Eylül’de 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi sona ermiş, düşmanın Sakarya Nehri’nin doğusunda imha edilmesiyle zafer kazanılmıştı. Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle 14 Eylül 1921’de genel seferberlik ilan edildi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 19 Eylül’de “Gazi” unvanı ve mareşal rütbesini aldı

26 Ağustos’ta 1922’de saat 05.30’da topçu ateşiyle Kocatepe’den Büyük Taarruz başladı.

Yeni yılın başlangıcında Mersin ve Adana düşman işgalinden kurtulmuştu. Kendisi de cepheye hareket eden Mustafa Kemal, saatler ilerleyip sonuç alınınca 31 Ağustos sabahı savaş meydanını dolaştı. Mustafa Kemal, gördüğü manzarayı törende aktarırken, ordunun zaferinin büyüklüğünü, buna karşılık “hasım ordunun” uğratıldığı felaketin dehşetini ve savaş meydanından toplanan ölülerin, esir kafilelerinin oluşturduğu görünümün “bir mahşeri” andırdığından söz etti.

Mustafa Kemal Atatürk, anıtın, Türk vatanına göz dikeceklere Türk’ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, hücumunu, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlatacağını da kaydetti.

ATATÜRK ANLATIYOR

Büyük Taarruz’un mimarı Atatürk, Büyük Nutuk’ta 30 Ağustos’u şöyle anlattı: “...30 Ağustos’ta yaptığımız savaş sonunda düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık. Düşman ordusunun başkomutanlığını yapan General Trikopis de esirler arasına girdi. 31 Ağustos 1922 günü ordularımız ana kuvvetleriyle İzmir’e doğru yol alırken diğer birlikleriyle de düşmanın Eskişehir’in kuzeyinde bulunan kuvvetlerini yenmek üzere ilerliyorlardı.

Doğrudan doğruya bana gönderilen bir telsiz telgrafta da İzmir’deki İtilaf Devletleri konsoloslarına benimle görüşmelerde bulunma yetkisinin verildiği bildirilerek onlarla hangi gün ve nerede buluşabileceğim soruluyordu. Buna verdiğim cevapta da 9 Eylül 1922’de Kemalpaşa’da görüşebileceğimizi bildirmiştim. Söz verdiğim gün, ben Kemalpaşa’da bulundum. Fakat görüşme isteyenler orada değildi. Çünkü ordularımız, İzmir rıhtımında ilk verdiğim hedefe, Akdeniz’e ulaşmış bulunuyorlardı. Saygıdeğer efendiler, Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Muharebesi’ni ve ondan sonra düşman ordusunu tamamıyla yok eden veya esir eden ve kılıç artıklarını Akdeniz’e, Marmara’ya döken harekâtımızı açıklayıcı ve vasıflandırıcı söz söylemeyi gereksiz sayarım. Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal düşüncesinin ölümsüz bir abidesidir. Bu eseri yaratan bir milletin evladı, bir ordunun başkomutanı olduğumdan, mutluluk ve bahtiyarlığım sonsuzdur.”

Başkentte 1 Mayıs günü üst düzey güvenlik önlemleri alınacak

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için başkent Ankara'da güvenlik önlemleri arttırılacak

Tecavüze uğrayan genç kız intihar etti tecavüzcüsü dövülerek öldürüldü

Aydın'da dağlık bir alanda üç kişinin tecavüz ettiği genç kızın intihar etmesi üzerine kızın akrabaları tecavüzcülerden birini döverek öldürdü

72 bin polisle Türkiye genelinde huzur operasyonu

Daha önce 72 bin polisle yapılan huzur operasyonunun bir yenisi 72 bin polisle tekrar gerçekleştiriliyor