Ana Sayfa | TÜRKİYE

Maden faciasıyla ilgili görülen davada Müge Anlı'dan yardım istediler

Can Gürkan

Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasında sanıkların yargılanmasına devam edildi

Soma'da 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada, 301 madencinin yaşamını yitirmesi ardından başlatılan adli soruşturmada, haklarında, 'olası kastla öldürme', 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma', 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçlarından 301 kez, 2 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan toplam 46 sanığın yargılanmasına, 50 günlük aranın ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden başlandı. Duruşma öncesinde, gar önünden yargılamanın yapılacağı kültür merkezinin yakınına kadar sivil toplum kuruluşu üyeleriyle yürüyen Somalı işçilerin aileleri, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını, söyledi. 

BİLİRKİŞİ RAPORUNA KARŞI SAVUNMA ZAMANI

Geçen şubat ayında facianın meydana geldiği ocakta yapılan bilirkişi incelemesinin ardından heyetin geçen Ağustos ayında mahkemeye sunduğu rapor, yargılamanın en önemli faktörü haline geldi. Duruşmada, bilirkişi raporunda yer alan görüşlere karşı, sanık ve mağdur avukatları, kendi savunmalarını yapıp tezlerini sunacaklar. Özellikle sanık avukatları, sanık müvekkillerinin suçlandığı bölümlere ilişkin savunma yapacakları açıklandı. 

AYLAR SONRA BİRLİKTE GÖRÜNTÜLENDİLER

Bu arada tutuklu sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan ile Genel Müdür Ramazan Doğru, aylar sonra cezaevi aracından indirildiği sırada görüntülendi. 

Bu arada şirketin patronu Alp Gürkan hakkında daha önce verilen takipsizlik kararının savcılığın mahkemeye müraacatıyla kaldırılması, duruşma öncesindeki en önemli gelişme olmuştu. 

RAPOR 'KUSUR VAR' DEMİŞTİ

Yaklaşık 6 aylık hazırlık sürecinden sonra hazırlanan bilirkişi raporu, facianın yaşandığı maden ocağındaki kusurları tek tek sıralamıştı. Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, "Eldeki veriler, olayın iki kaynaktan gelen gaz ve dumanın ocak havasına katılarak mevcut ocak açıklıklarına yoğun biçimde karışması nedeniyle, meydana geldiğini göstermektedir. Bu olaylar ise eski imalattan sızan üflenen, karbonmonoksit ve metan gibi gazlar, yanıcı gazların tutuşmasına bağlı olarak, bant üzerinde taşınan kömürlerin lastik bandın, ortamdaki kömür tozlarının, elektrik kablolarının, ahşap tahkimatın, mazotun, yağın, plastik boruların yanması sonucunda, oluşan gaz ve dumandır" denildi. Raporda gazların tutuşmasının nedeni olarak da, göçükler, kaymalar ve posta akmaları sırasında darbe gören kabloların yarattığı kısa devre gösterildi. Raporda bilirkişiler, "Ocağın bir bölgesinde oluşan ve mücadelesi zor da olsa lokal kalabilecek bu olay, hızlı gelişmesi, olumsuz ocak altyapısı ve çeşitli mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle facia boyutuna ulaşmıştırö değerlendirmesini yaptı. Facianın yaşandığı ocakta üretim zorlamasının olduğunu da savunan bilirkişi heyeti, "Türkiye madencilik tarihinin en büyük iş kazası olan Soma Faciası'nın sistemin yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen, kurumlarımızın ve işletmenin basiretli kişilerce yönetilmesi durumunda önlenebilir olduğunu düşünmekteyiz" görüşü dile getirilmişti. 

HAKİMİN DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEDİ, MAHKEME REDDETTİ 

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın avukatı Kadir Çekin, reddi hakim tabelinde bulunduklarını söyledi. Çekin, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı için bu taleplerinin olduğunu ifade ederek, "Bunun nedeni duruşmadaki bazı tutum ve davranışlarınız. Geçen duruşmada tutuklu sanıklardan Akın Çelik size bir belge sunmak istemişti. Siz de 'bunu hapishaneden gönderirsiniz' dediniz. Bu kararınızı açıklamadan önce bu söylemde bulunmanızdan dolayı reddi hakim talebinde bulunuyoruz" diye konuştu.

Mahkeme Heyeti, sanık avukatlarının reddi hakim talebini reddetti.

PATRONUN AVUKATI MÜGE ANLI'DAN YARDIM İSTEDİ

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasına, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın 'reddi hakim' talebini kabul etmemesinden sonra devam edildi. Dosyaya  yeni giren belgelerin okunmasından sonra, sanık avukatları dinlendi. 

İlk sözü alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın avukatı Kadir Çekin, son açıklanan bilirkişi raporunu eleştirdi. Kadir Çekin, savunmasında, daha önce ağır eleştirilerde bulunduğu savcılık soruşturması sırasında hazırlanan bilirkişi raporunu kullandı. Çekin, ocakta metan gazına kesinlikle rastlanmadığını, bu yöndeki tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürdü. Kadir Çekin ayrıca hayatını kaybeden 301 madenci için Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsiler sonrasında verilen 'karbonmonoksit gazı zehirlenmesi' tespitlerinin de hatalı olduğunu öne sürdü. 

"MÜGE ANLI'NIN ROGRAMINA KATILAN ANNE VE KIZI DİNLENSİN"

Duruşmada söz alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın avukatlarından Abdurrahman Gök de savunma yaptı, geçen haftalarda ATV'de yayınlanan Müge Anlı'nın sunduğu programa katılan Somalı bir anne ile kızının, Soma faciasına yönelik iddialarını da gündeme getirdi. Avukat Abdurrahman Gök, “Programa katılan anne ile kızı, bir süredir haber alamadıkları babalarının, maden faciasını kastedip, 'Soma'yı ben yaktım' dediğini ardından kayıplara karıştığı anlattılar. Ben bu anne ile kızının tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum" dedi. 

"FETÖ BAĞLANTISI SORUŞTURULSUN"

Avukat Abdurrahman Gök ayrıca, 301 kişinin can verdiği maden faciasında FETÖ bağlantısının soruşturulmasını, MİT'in bu kadar büyük bir kaza sonrasında mutlaka araştırma yaptığına inandığını, böyle bir rapor hazırlanmış ise istenmesini de talep etti. Avukat Gök, ayrıca Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın tutumuna yönelik eleştirilerde bulunduktan sonra, davayı gerekirse Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar götüreceklerini anlatıp, “Bundan şüpheniz olmasın" dedi. Avukatların dinlenmesine devam edilmek üzere duruşmaya ara verildi.

CAN GÜRKAN, YENİDEN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ İSTEDİ

Avukatların savunmalarının tamamlanmasından sonra söz alan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, bilirkişi raporlarına yönelik eleştirilerde bulundu, onları reddettiğini açıkladı. Yargılanmalarının sahte delillerle desteklenen bir raporla başladığını ileri süren Can Gürkan, "Davada, bilimden, ilimden uzaklaşıldı. Tahminlerle, kanaatlerle sonuca gidilmeye çalışıldı. Bilirkişi raporları bu saçmalıklarla başladı. Tutukluluğumuz bir tedbir olmaktan çıktı, infaza döndü. Hükme kadar da tutukluluğumuz devam edecek gibi. Benim derdim olayı araştırmak, özgürlük değil" dedi. 

"DAVA ON YILLARCA UZAR"

Adaletin duruşma salonunda sağlanması gerektiğini, olayın başından bu yana basının gerçekleri yansıtmadığını ileri süren Can Gürkan, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'ya yönelik değerlendirmede de bulundu. Can Gürkan, "Olayın gerçeğini öğrenmek yerine suçlu yaratılıyor. Acı dolu soruşturma sürece geçirdik. Yalan deliller oluşturuldu. Davanın başında sizi gördüğüm zaman 'bu genç, olayı anlamaya odaklı bir hakim' dedim. Sizde o arzuyu gördüm. Avukatların reddi hakim taleplerine rağmen sonuna kadar sizin arkanızda durdum. Ama şimdi maddi gerçeklerin sizin için önemini yitirdiğini hissediyorum. Bu korkunç bir his" dedi. 

Geçmiş duruşmalarda olduğu gibi bir kez daha olayın terör yönünden de araştırılması gerektiğini vurgulayan Can Gürkan, yeni bir araştırma ve bilirkişi incelemesi istedi. Bilirkişi raporlarının birbirleriyle çeliştiğini, bu nedenle de üçüncü bir görüşün alınması gerektiğini savunan Can Gürkan, "Yeni bir bilimsel heyet kuralım. Test merkezi kurdurun. O bantlarını yanıp yanmadığı tekrar araştırılsın. İnceleme yapılsın. Yeni biri bilirkişi raporu alalım. Mevcut bilirkişilerden ek bir rapor istenmesi, ancak davası uzatmaya yarar. Maddi gerçek ortaya çıksın. Bunlar yapılmazsa, bu dava üst mahkemeden bir kez döndüğü zaman, bitmeyecek hale gelir. Biz her türlü araştırmayı yapalım. Davayı bu salonda bitirelim. Bizde suçlu çıkarsak paşa paşa cezamızı alalım. Olayla ilgili tek yapılması gereken araştırmak. Olayın terör saldırısı olup olmadığının araştırılması lazım" dedi. 

ÖZGÜR ÖZEL: KAMU GÖREVLİLERİ DE YARGILANSIN

Duruşmayı izleyen CHP Grup Başkanvekili ve Manisa milletvekili Özgür Özel de açıklamalarda bulundu. Soma davasında adalet arandığını söyleyen Özgür Özel, "İkinci bilirkişi raporundan çok şey umdular. Kendi sorumlulukları ortaya konunca Soma A.Ş. avukatları ne yapacaklarını şaşırdılar ve bugün sürpriz bir hamle yapıtılar. Reddi hakim talep ettiler. 'Hakim taraflı' dediler. Bugüne kadar aileleri, sanıkları herkesi sabırla dinleyen son derece müspet bir algısı olan hakime 'seni istemiyoruz' dediler. Talep reddedildi. Öğleden sonra konuşan Can Gürkan bu kez, avukatlarının aksine 'Bilirkişi ne derse derisin sen vicdanınla karar ver' dedi. Vicdanına güveniyorsan neden sabah avukatın reddi hakim istedi. Sabah avukatı bunu istedi bundan sonuç alamayınca başka bir şey söylüyorlar. Bu yaşananlara aileler, üzülüyor" dedi. 

Kamu görevlilerinin de soruşturulmasını talep eden Özgür Özel, geçmişte yürütülen Hrant Dink olayını örnek gösterdi. Özgür Özel, "Bu dava karar aramasına geldi ve bir karar verilecek. Verilecek karar Türkiye'nin işçi kazalarındaki makus kaderini değiştirebilir. Adalet talebine cevap verebilir. Diğer hak aramaların önünü açacak önemli bir karar verilecektir. Hrant Dink davasında kamu görevlilerinin yargılanmalarına izin verilmemesinin hatalı olduğu ortaya çıktı. Şimdi körü körüne inat ediyorlar Çalışma Bakanlığı, Enerji Bakanlığı bürokratlarının yargılanmasına izin vermiyorlar. Kimi koruduğunuzu ne biliyorsunuz? Düne kadar yargılanmasına izin vermediğiniz Dink'in katilleri, paralel çıktı. Bu insanların adalet arayışının önünü tıkayor. Siyaseten gelinen noktada gücünüzle adaletin önünü tıkarsanız sonra çok üzülürsünüz. Bırakın kamu görevlileri soruşturulsun. Kim suçluysa ortaya çıksın" dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Manisa'nın Soma İlçesi'nde 13 Mayıs 2014 tarihindeki maden kazasında, 301 madenci hayatını kaybetti. Faciadan sonra başlatılan adli süreçte, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik'in de aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Facianın yıldönümüne iki ay kala 2 Mart 2015 tarihinde iddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, tutuklu 8 kişi için, 'olası kastla öldürme' suçundan 301 kez 20-25 yıl, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istedi. Tutuksuz 38 zanlı için de, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma' suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ancak bu kişilerden, 25'inin cezalarının, kusur durumundan dolayı 3'te 1 oranında artırılması talep edildi. Geçen yıl 25 Aralık'taki duruşmada da tutuklu sanıklardan maden mühendisleri Hilmi Kazık ve Yasin Kurnaz, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 

DAVANIN SANIKLARI

Cezalandırılmaları istenen sanıklardan tutuklu olan ilk 6 kişi: Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik, maden mühendisi Ertan Ersoy ve emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik. Tutuksuz yargılanan 40 sanık ise maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Yalçın Erdoğan, Harun Güneş, Fuat Ünal Aydın, emniyet teknikerleri Ergün Yılmaz, Coşkun Derici, Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz, Erdem Cambaz, Serkan Kocaman, Soner Günay, Ümit Şahin, Nazmicem Nesemioğulları, Hüseyin Alkan, Adem Ormanoğlu, Burhan Karabaş, Sertaç Büyükgüney, Nimetullah Uğurlu, Efkan Kurt, Mehmet Bayri, Sertan Günay, Batuhan Ünlüyol, Ozan Sezer, Erdoğan Cinoğlu, Halil Sarı, Serhat Dinç, Saltuk Alp Demir, Uğur Karabulut, Serdar Günay, Mehmet Uçgun, Ömer Değirmenci, Fahri Pançar, Olcay Erşin, Mehmet Avcı, Halil Burhan, Hüseyin Ergin, Hilmi Karakoç, Mehmet Erez ve Caner Uysal'dan oluşuyor.


Diyarbakır'ın bu mahallelerinde sokağa çıkma yasağı kaldırıldı

Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı 3 mahallede sokağa çıkma yasağı valiliğin yaptığı açıklamayla kaldırıldı.

Yaz saati uygulamasına sosyal medyadan böyle tepki gösterdiler

Yaz saatinin kalıcı hale gelmesinden dolayı havanın aydınlanmaması nedeniyle hem öğrenciler hem de çalışanlar sosyal medya üzerinden tepkilerini #Saatler1SaatGeriAlınsın hashtagiyle paylaştı.

Kamuya 100 bine yakın bilişim personeli alınacak işte ücretler

Hükümet, FETÖ'cü 20 bine yakın devletin bilişim alanında çalışan memurun görevini sonlandırınca açığı kapatmak amacıyla kamuya 100 bine yakın bilişim personeli alınmasına karar verdi. Bilişim uzmanlarına yaklaşık 8 bin lira ücret verilecek.