Ana Sayfa | Yurdagül Beyoğlu Atun

'Akıncı’ya kaptırdıkları sol liderliğini ele geçirmek istediler'

yurdagül Beyoğlu Atun


Yurdagül Beyoğlu Atun

Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun, CTP-UBP koalisyonunun parçalanma nedenlerini anlattı:

 “Akıncı’ya kaptırdıkları sol liderliğini ele geçirmek istediler”

 

 

“Ya Hüseyin Özgürgün’ün başbakanlığında bir hükümet olur, ya da UBP onuruyla ana muhalefet görevini yapar”

“Ortağımız, Türkiye ile işbirliğiyle sonuçlandırılması gereken her ana konuyu değerlendirerek muhalefeti örgütlemiş, bunu Akıncı’ya kaptırdıkları sol liderliğini ele geçirmek için fırsat olarak görmüştür”

“İdeolojik takıntılara düşerek, reform ihtiyaçlarını kabullenmemek 38 tabanlı bu hükümeti anlamsızlaştırmıştır”

Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun; CTP’nin, Türkiye ile işbirliği yaparak sonuçlandırılması gereken her ana konuyu Türkiye’ye karşı kullanarak muhalefeti örgütlemeye çalıştığını vurgulayarak, “bunu Akıncı’ya kaptırdıkları sol liderliğini ele geçirmek için fırsat olarak gördüler” dedi.

 

Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Cumhuriyetçi Türk Partisiyle (CTP) kurdukları  koalisyon hükümetinden çekilme kararı almasının ardından Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun hükümetten çekilme gerekçelerini açıkladı.

CTP-UBP Hükümetinin Temmuz 2015 tarihinde, “geniş tabanlı bir hükümet” olarak hayata geçirildiğini ifade eden Atun, birçok icraatı hayata geçirebilme imkanı bulacakları gerekçesiyle hükümet ortağı olmaya sıcak baktıklarını söyledi. 

Devlet için önemli olan konuları hayata geçirmekte zorluk yaşadıklarını kaydeden Atun, hükümetten çekilme kararı almalarına kadar geçen süreci şu sözlerle özetledi:

“2015 yılının Temmuz ayında, geniş tabanlı bir hükümete olanak sağlamak için koalisyon ortağı olmaya sıcak baktık. Devlet için önemli birkaç konu vardı. Biri su, diğeri 2016-2018 Ekonomik Protokolüydü. Bunun yanında, reform ihtiyacı duyulan temel alanlar vardı; enerji alanında reform, sosyal güvenlik reformu, kamu alanında reform gibi… 

“Halka zaman kaybettirdiler…”

Tüm bunlar hayata geçirilecekken, önce su konusunda, -herşey belli olmasına, tüm anlaşmalar yapılmış olmasına rağmen- ciddiyetten uzak tartışmalar başladı. Yeniden başlandığı yere dönülerek halka zaman kaybettirildi ve Türkiye Cumhuriyeti (TC) ile ilişkiler gereksiz yere yıpratıldı. 

“Ekonomik protokol müsteşar düzeyine indirildi”

Su konusunun ardından sıra ekonomik protokole geldi. Bu protokolle iş, müsteşar düzeyine indirildi, kapalı ortamda seyretti. Bunu Maliye Bakanı da dile getirmişti. Gelinen noktada, dört ay geçmesine rağmen, protokol, Başbakanlık tarafından sonuca bağlanmamış ve Türkiye ile sorun olduğunu gösteren gölgeler ortaya çıkmıştır.”

 “Ortağımız bunu Türkiye’ye yönelik muhalefete döndürdü”

Türkiye ile KKTC arasında imzalanması gereken ekonomik protokolün, CTP tarafından muhalefet nedeni olduğuna işaret eden Atun sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortağımız, Türkiye ile işbirliği içinde sonuçlandırılması gereken her ana konuyu (olumsuzca) değerlendirerek, muhalefeti örgütlemiş ve Akıncı’ya kaptırdıkları sol liderliğini ele geçirmek için fırsat olarak görmüşlerdir. Ortağımızın bu fırsatı, hükümet zemininde değerlendirme çabası bizi çok rahatsız etmiştir. Reform ihtiyacına işaret eden pragmatist sebepleri görmezden gelmek, ideolojik takıntılara düşerek, reform ihtiyaçlarını kabullenmemek 38 tabanlı bu hükümeti anlamsızlaştırmıştır. Dolayısıyla UBP olarak oybirliğiyle hükümetten çekilme kararı aldık.”

“Herşeyi solculuk olarak kabul edemeyiz”

Bakan Sunat Atun, CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’ın sosyal medyadan paylaştığı, 'Maaşlarla devrim yaratacağı düşünenlere sevgilerimi sunarım' şeklindeki sözlerinin ne anlama geldiğinin sorulması üzerine, “her şeyi, tüm icraatları solculuk olarak alamayız, bu mümkün değildir” dedi. 

 “Ya Özgürgün başkanlığında bir hükümet, ya da onurlu muhalefet”

Hüseyin Özgürgün’ün Başbakanlığı dışındaki bir modele sıcak bakmadıklarını açıklayan Sunat Atun, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir şeyin altını çizmek istiyorum. Ya Hüseyin Özgürgün’ün başbakanlığında bir hükümet olur, ya da UBP onuruyla ana muhalefet görevini yapar. Bunun dışında bir alternatifi kabul etmeyiz…”

Maaşların yüzde 60’ı ödenmişti

CTP-UBP koalisyonu en büyük sıkıntısı Türkiye’den gelen duyun yönetimi konusunda yaşamış, tüm anlaşmalar bundan 5 yıl önce yapılmış olmasına rağmen CTP Parti Meclisi suyun yönetimi konusunda kendi şartlarının hayata geçirilmesi noktasında ayak diremişti. Aylar süren su polemiğinin çözülmesinin ardından, ekonomik protokolün imzalaması ikinci bir sorun olarak ortaya çıktı. Yapısal reformlar içeren protokolün imzalanmamsı, devletin ekonomik devinimini tıkayınca KKTC tarihinde ilk kez maaşlar kesintili ödendi. Geçtiğimiz Perşembe günü, maaşı 4 bin TL’yi geçenlerin maaşların yüzde 60’ı ödenirken, yüzde 40’ın Salı günü (yarın) ödeneceği belirtilmişti. Maaş krizinin ardından toplanan UBP Parti Meclisi hükümetten çekilme kararı aldı.

TDP ve HP “erken seçim” diyor

CTP-UBP koalisyonunun bozulmasının ardından koalisyon senaryoları gündeme geldi. UBP-DP koalisyonunu en büyük ihtimal olarak ortaya konulurken, Cumhurbaşkanlığı ve belediye seçiminde başarılı sonuç alan Toplumcu Demokrasi Partisi, (TDP) kurulacak hükümette yer almayacaklarını ifade ederek, erken seçim istedi. Bir erken seçim talebi de, Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 20’ye yakın oy aldıktan sonra, Halkın Partisi (HP) adında bir parti kuran Kudret Özersay’dan geldi. Özersay, “Bu noktadan sonra Meclisten menfaate dayalı yamalı bohça şeklinde bir hükümet çıkarmak bu halka bu ülkeye daha da fazla zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Olması gereken şey, en kısa sürede seçime götürecek kısa ömürlü bir yapıdır. Üstelik bu seçim hükümetinin Türkiye ile ekonomik protokol bağlamında bu ülkeyi kendi görev süresinin ötesine geçecek bir yükümlülük altına koymaması gerekir. Ekonomik protokol halktan yetkiyi alan güçlü ve yeni bir siyasal iktidarın yapacağı müzakere ile sonuçlandırılmalıdır. Demokratik meşruiyetin gereği de budur” dedi.