Ana Sayfa | Yurdagül Beyoğlu Atun

Kıbrıs'ta inadınız yüzünden kaç kişi ölecek?

yurdagül Beyoğlu Atun


Yurdagül Beyoğlu Atun

Lefkoşa – Girne anayolu bu kez de 17 yaşındaki bir gence mezar oldu.

İlk değil, son da olmayacak.

Ben o yoldan günde en az iki kez geçen biri olarak bu kazalara şaşırmadığım gibi, beterinin olabileceği endişesini taşıyorum.

Nedenini defalarca yazdık, haberleştirdik, yetkililerden görüş aldık ama elde var sıfır.

Araçla normal hızla 15 dakikada alabildiğiniz Gönyeli Çemberi, Lefkoşa Çemberi arasının otoban olarak addetme inadı yüzünden bunca insan öldü ve ölecek.

Nerdeyse Dikmen’in nüfusundan fazla kişiyi barındıran Bulut inşaatı ve oradaki birkaç siteyi yok saymaktan kaynaklanıyor tüm bu kazalar.

Yolu tarife gerek yok ancak bilmeyenler için anlatalım; Girne Lefkoşa yolu, Girne’deki çemberden, Gönyeli çemberine kadar taş çatlasın 20 dakikada alınan bir yol. Bu yolun ortasında ise Dikmen ve Boğazköy yer alıyor. Boğaz’ı biraz geçince de Bulut İnşaat diye adlandırılan bir site var. Bu sitedeki hane sayısı, civar köylerdeki hane sayısının çok çok üstünde. Girne ile Lefkoşa arasında olmasından ötürü bu sitede daire fiyatları ve kiraları çok ucuz. Girne ve Lefkoşa’da 450 sterline ancak kiralayabileceğiniz üç oda bir salon evleri, burada 250 sterline rahatlıkla kiralıyorsunuz. Dolayısıyla bu evlerde, satın alandan daha çok kiracılar yaşıyor. Kiracıların çoğunluğu da öğrenci ve inşaat işçisi. 

Tam yol üstünde yer alan bu sitelerden anayola çıkış yok. Aracıyla buradan çıkıp Girne’ye gidecek olan kişi Lefkoşa’yı selamlamadan Girne’ye gidemiyor. Lefkoşa’ya gidecek olan da Boğaz’a kadar inmek zorunda. Tabi anayola çıkmak için hayli kilometre kat ettikten sonra!

Anayola, arabayla Dikmen köyünü kullanarak çıkılıyor. Hadi ona da tamam diyelim; Esas sıkıntı burada yaşayan öğrencilerin ve işçilerin aracının olmaması yüzünden ulaşım için toplu taşıma araçlarını kullanması.

Öğrenciler bariyerlerin önünde bekliyorlar minibüsleri. Ve okuldan dönüşte, bariyerlerin önünde, hiç durulmayacak yerde minibüsü durdurup, yine bariyerlerden atlayarak -ellerini uzatsalar kapılarını açabilecekleri uzaklıktaki- evlerine giriyorlar.

Burada çocukların ve minibüs şoförlerinin hiç mi hiç günahı yok çünkü evlerinin başka yolu yok. Şayet “bu yolu kullanmayın, Dikmen’den geçin” diyen biri varsa, sırça sarayından çıksın da arabasız yaşamı görsün, 10 adımda ulaşılacak yere 5 kilometrelik yolu teperek gitsin, sonra konuşsun derim. 

Özetle; Bulut inşaat civarında oturan öğrenciler o, otoban dediğiniz yolun üzerinde minibüs bekliyorlar ve dönüşte de o otoban dediğiniz yolun üzerinde minibüsten inip, ara bariyeri aşıp evlerine giriyorlar. Siz ister kabul edin, ister etmeyin burada, kasaba büyüklüğünde bir site var ve iskana açık. İmar izni verilirken yol taahhüdü de verilmiş,- ki verilmemesi mümkün değil- sonra ne olduysa olmuş, sorun müteahhide indirgenerek, yol açmaktan vazgeçilmiş. 

Bununla ilgili bir haber yaptığımda Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı, anayola çok fazla yol açılmasının kazalara sebebiyet vereceğini söylemişti ancak araçların yayaya çarptıkları onca kazada sesi çıkmadı nedense!

Şimdi kendisine ve Ulaştırma Bakanlığındaki tüm yetkililere soruyorum; Sizin inadınız yüzünden daha kaç kişi ölecek? Hadi yol açmıyorsunuz diyelim, oraya bir cepli durak ve üst geçit yapmak da mı aklınıza gelmiyor?